Adıyaman’ı Tanıyalım

Adıyaman (il)

Adıyaman
İl

Nemrut Dağı

Nemrut Dağı

Slogan:

Huzur ve Barışın Şehri Adıyaman
Adıyaman'ın Türkiye'deki konumu
Adıyaman’ın Türkiye’deki konumu
Ülke Türkiye
Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Alt idari birimler

9 İlçe
İdare
 • Vali Osman Varol
 • Belediye Başkanı Av. Abdurrahman Tutdere (CHP)
Yüzölçümü

 • Toplam 7337 km²
Rakım 669 m
Nüfus

 (2021)
 • Toplam 632.148
 • Yoğunluk 86/km²
Zaman dilimi UTC+03.00 (TRS)
Alan kodu 416
Plaka kodu 02
Resmî site
T.C. Adıyaman Valiliği
Adıyaman Belediyesi

Adıyaman, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Orta Fırat Bölümü’nde bulunan bir ildir. İdari merkezi Adıyaman şehridir. TÜİK 2023 sonu verilerine göre ilin nüfusu 604.978’dir.

Doğusunda Diyarbakır, kuzeyinde Malatya, batısında Kahramanmaraş, güneyinde Gaziantep ve Şanlıurfa illeri ile çevrilidir. İlin doğusunda Torosların güneydoğu uzantısı olan Malatya dağları, güneydoğusunda Atatürk Baraj Gölü yer alır. Doğusundan Fırat Nehri ile çevrilidir. İlin kuzey kesimi genel anlamda dağlık ve engebeli iken güney kesiminde geniş ovalar bulunur.

İl sınırları içerisindeki tek üniversite Adıyaman Üniversitesi’dir.

Etimoloji

Tarihçe

Erken Dönem

Adıyaman ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılar, bölgede tarih öncesi dönemlerden beri insan yerleşimlerinin var olduğunu göstermiştir. Perre (Pirin)PalanlıHaydaran ve Turuş’ta yapılan kazılar, bölgede Üst Paleolitik döneme tarihlenen mağara yerleşimlerini ortaya çıkarmıştır. Palanlı köyündeki Palanlı mağarasının, MÖ 40 bin yıllarında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Diğer bölgelerde yapılan kazılarda MÖ 3 binli yıllara tarihlenen kalıntılara ulaşılmıştır.

Adıyaman ve çevresinde görülen ilk devlet örgütlenmesi Hititler tarafından kurulmuştur. Hitit yazıtlarına göre MÖ 1650’li yıllarda Adıyaman’ın da içerisinde bulunduğu Anadolu’nun güneydoğusu büyük oranda Hitit egemenliğine girmiştir. Hititlerin zayıflamasının ardından MÖ 16. yüzyıl sonlarında Adıyaman ve çevresi Hurriler’in egemenliği altına girmiş, sonrasında ise bölge, yıkılışlarına kadar Mitanniler’in hakimiyetinde kalmıştır.

Mitannilerin ardından bölgede bir Geç Hitit krallığı olan Kummuh Krallığı hüküm sürmeye başlamıştır. MÖ binli yıllarda kurulduğu tahmin edilen bu krallığa ait en eski yazıtlara Adıyaman’ın Besni ilçesinde yapılan kazılarda ulaşılmıştır.

Keşfedilen Kummuh ve Asur kaynakları, Kummuh Krallığı’nın Asurlulara vergi ödeyen devletlerden biri olduğunu ortaya koymuştur. Başta Asurlularla dostane ilişkiler yürüten Kummuh Krallığı, MÖ 750’li yıllardan itibaren Asurluların güç kaybedişinin ardından Urartuların bölgeye yaptıkları saldırılar ile Urartular tarafından vergiye bağlanmış ve Asurlulara karşı topladıkları ittifaka katılmaya zorlanmıştır. MÖ 8. yüzyıl ortalarında bugünkü Besni ilçesi çevresinde yapıldığı düşünülen savaşlarda Asurluların Urartuları yenmesiyle Kummuh Krallığı tekrar Asurlulara vergi ödemeye başlamıştır. Kummuh Krallığı’nın MÖ 8. yüzyılın sonlarında Urartular ile ittifak yaparak vergi vermeyi reddetmesiyle bölge Asur Kralı II. Sargon tarafından işgal edilmiş, Kummuh Krallığı sona ermiş ve bölge Asurluların bir eyaleti haline gelmiştir.

Asurluların hakimiyeti boyunca bölgedeki yerli halkın çoğu Güney Mezopotamya’ya sürgün ettirilmiş, o bölgedeki halklar da Kummuh Bölgesine zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Asurlular bölgede MÖ 7. yüzyılın sonuna kadar hakim olmuş, MÖ 607’de Asurlular’ın Babillilerle yapılan savaşı kaybetmeleriyle birlikte bölge Babil hakimiyetine girmiştir. Babil hakimiyetinden önce Kummuh diye bilinen bölge, sonrasında Kommagene ismiyle bilinir olmuştur.

Babil egemenliğinin ardından bölge MÖ 6. yüzyıl ortalarında Perslerin hakimiyetine girmiştir. Pers hakimiyetinde, öncesinde bölgeden sürgün ettirilen halkların bölgeye dönüşüne müsaade edilmiş, bu da bölgede zengin bir kültürün oluşmasını sağlamıştır.

Bölgedeki Pers hakimiyeti Pers Kralı III. Darius’un MÖ 333 yılında Büyük İskender’e yenilmesiyle son bulmuş, Kommagene toprakları da diğer Doğu ve Güneydoğu Anadolu topraklarıyla birlikte Büyük İskender’in hakimiyetine girmiştir. Büyük İskender’in ölümünün ardından generallerinin taht kahvgasına tutuşması ve imparatorluğun parçalanmasının ardından Kommagene bölgesi İskender’in generallerinden biri olan I. Seleukos tarafından kurulan Seleukos İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir. Seleukos hakimiyeti bölgenin kültürel açıdan canlandığı ve Helenizm kültürü etkisine girdiği bir dönem olmuştur.

Kommagene Krallığı Dönemi

Adıyaman Kâhta İlçesi sınırları içinde yer alan Kommagene Krallık ailesine ait bir anıt mezar olan Karakuş Tümülüsü

MÖ 2. yüzyıl başlarında Seleukos İmparatorluğu’nun çözülmeye başlamasıyla bölgenin Seleukos valisi Ptolemaios, Kommagene’de bağımsızlığını ilan ederek Kommagene Krallığı’nı kurmuştur. Ptolemaios’un ardından tahta geçen oğlu Sames, kendi ismini verdiği Samosata şehrini başkent ilan etmiştir. Bu dönemde Kommagene Kuzey Suriye ile Toroslar arasındaki bölgede hüküm sürmüştür.

Seleukosların yakılışına kadar Seleukoslarla iyi ilişkiler sürdüren Kommagene Krallığı, Seleukosların yıkılışının ardından dönem dönem Part İmparatorluğu, Ermenistan Krallığı ve Roma İmparatorluğu’na bağlı bir halde yaşamını sürdürmüştür. MÖ 1. yüzyılın başlarında Roma’nın Anadolu’daki etkinliğini arttırması ile bölgedeki krallar da Roma hakmiyetini kabul ederek devletlerinin varlığını sürdürebilmiştir. Nitekim Kommagene Krallığı da bu dönemde Roma hakimiyetini tanımış ve varlığını sürdürmüştür. MS 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu ile çalkantılı ilişkiler içine giren Kommagene Krallığı, Roma tarafından iki kez ilhak edilmiş, ara ara Roma’ya bağımlı bir devlet olarak yaşamasına izin verilmişse de MS 72’de tamamen Roma’nın hakimiyetine girmiştir.

Kommagene Krallığı hanedanı kendilerini Helen ve Perslerin “uğurlu soyu” olarak nitelemiştir. Kommagene kralları kendilerini baba tarafından Pers İmparatoru I. Darius’a, anne tarafından ise Büyük İskender’e dayandırmıştır. Nitekim Kommagene Kralı I. Antiochos, 2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı’na devasa ve anıtsal bir tapınak inşa ettirmiş, buraya tanrılarıla birlikte tanrılaşmış Pers ve Helen atalarının heykellerini sıralamıştır. Nemrut Dağı’ndaki bu heykeller bugün Adıyaman’ın en önemli turizm değerlerinden biridir. Ayrıca I. Antiochos’un oğlu II. Mitridat’ın hanedanın kadınlarının gömümlesi için yaptırdığı bir anıt mezar olan Karakuş Tümülüsü de Kommagene Krallığı döneminden kalan şehrin önemli turizm noktalarından biridir.

Bugün Adıyaman ili sınırları içerisinde kalan antik Samosata, bugünkü Kâhta ilçe sınırları içerisindeki Arsemia ve Adıyaman şehir merkezinin kuzeyindeki Perre (Pirin) şehirleri, Kommagene Krallığı’nın önemli şehirleri arasındaydı.

Roma ve Bizans Dönemi

Romalıların Kahta Çayı üzerine kurduğu Cendere Köprüsü

Bölge Roma hakimiyetine girdikten sonra Romalılar ile Partlar arasındaki güç mücadelesine sahne olmuştur.Partların batıya doğru olan ilerleyişini durdurmak isteyen Romalılar, bölgeye tahkimat yapmışlar, özellikle Samosata şehri Romalılar tarafından askeri bir üs olarak kullanılmıştır. Romalılar bu dönemde Kommagene topraklarını baştan başa dolaşan yollar inşa etmişlerdir. Malatya’dan başlayıp Perre’ye, oradan Samosata’ya, oradan da Fırat kıyısını izleyerek Kızılin civarından Suriye’ye giden bu yol güzergahında inşa edilen köprülerin bazıları bölgede hâlâ ayaktadır.] Romalıların Kahta Çayı üzerinde inşa ettiği Cendere Köprüsü, Adıyaman’ın önemli turizm noktaları arasındadır.

Romalılar ve İranlılar arasındaki güç mücadelesi bölgede asayişi ortadan kaldırmış ve nüfusun azalmasına sebep olmuştur. Romalıların İranlılarla olan güç mücadelesi Safeviler devrinde de devam etmiş, 3. yüzyıl ortalarında bölge Safevi şahı I. Şâpûr’un orduları tarafından işgal edilerek tahrip edilmiştir.

Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında bölünmesinin ardından bölge Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Adıyaman ve çevresi bu dönemde Bizans ile Safeviler ve Müslüman Araplar arasındaki güç mücadelesine sahne olmuştur. 7. yüzyıl ikinci yarısından itibaren bölge Müslüman Araplar’ın akınlarına maruz kalmıştır. Bizans’ın Yermuk Savaşı’ndan sonra bölgeden çekilmesiyle boşalan alanlar zamanla Müslümanlar tarafından doldurulmuştur. Halife Ömer devrinde devam eden Müslüman akınlarıyla bölgeye gelen sahabe Safvan bin Muattal’ın kabri, bugün Samsat ilçesinde bulunmaktadır ve Adıyaman’ın önemli turizm noktalarından biridir.

Orta Çağ’da Bölgedeki Güç Mücadeleleri

Bölgede Bizans ile Müslüman Araplar arasındaki güç mücaladelesi Emeviler döneminde de devam etmiştir. Emevi iktidarının sonuna doğru bölgeye gelen komutan Mansur bin Cavane, Perre şehrini Emeviler adına fethetmiş ve şehrin güneyinde yeni bir kale ve bu kale etrafında kümelenmiş yeni bir kasaba inşa ettirmiştir. Yeni yapılan kale ve çevresindeki şehir, Mansur bin Cavane’nin ardından Mansur’un Kalesi anlamına gelen Hısnımansur ismini almıştır. Bugünkü Adıyaman şehir merkezinin kuruluşu bu tarihe dayanmaktadır. Hısnımansur ve Besni’yi içine alan bu bölge bu tarihten itibaren Emeviler ile Bizans arasındaki şiddetli çatışmalara sahne olmuş, bölge sık sık Emevilerle Bizans arasında el değiştirmiştir. Uzun süre bir sınır bölgesi olan bu alanda, ilerleyen dönemlerde Arap, Türk, Bizans ve Ermeni kuvvetleri birbiriyle mücadele etmiştir.

Abbasiler döneminde bölgede devlet hakimiyeti güçlenmişse de 9. yüzyıla gelindiğinde Abbasiler Bizans’a karşı olan gücünü koruyamamıştır. Bu dönemde yapılan Bizans akınları ile bölgede Bizans hakimiyeti sağlanmıştır. Bir dönem Hamdanilerin hakimiyeti altına giren Besni’nin de Bizans tarafından alınmasının ardından bölge uzun bir süre Bizans hakimiyetinde kalmıştır.

Hısnımansur ve çevresine ilk Selçuklu akınları 11. yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır. Bu akınlar sırasında bölge Selçuklu hakimiyetine girmişse de sonrasında bölge Selçuklular ve bölgede Bizans’ın Malazgirt yenilgisiyle güç kazanan Ermeniler arasındaki mücadelelere de sahne olmuştur.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurulmasının ardından bölgeye gönderilen Süleyman Şah’ın komutanlarından Emir Buldacı, Güneydoğu Anadolu’da yaptığı fetihler sırasında 1084 yılında Besni ve Hısnımansur çevresini kontrol altına almışsa da I. Haçlı Seferi’nin başlamasıyla Müslümanlar güç kaybetti ve Adıyaman ve çevresi Urfa Haçlı Kontluğu’nun hakimiyetine girdi.1144 yılında İmameddin Zengi’nin Urfa Haçlı Kontluğu’na son vermesinin ardından Frankların elindeki Samsat 1150’de, Hısnımansur da 1151’de Zengilerin idaresine geçmiştir. Bölge bu tarihten sonra Artuklular ve Eyyübilerin idaresine geçmiş, 1226 yılına kadar Artuklu-Eyyübi-Selçuklu mücadelelerine sahne olmuştur.

1226 yılında Selçuklu komutanı Emir Çavlı, Selçuklulara karşı ittifak yapan Artuklu ve Eyyübi ordusunu mağlup ederek Hısnımansur ve Kâhta çevresini Selçuklu hakimiyetine almıştır. Bölgenin Selçuklu hakimiyetinde olduğu dönemde Baba İshak İsyanı çıkmış, isyan Hısnımansur, Kâhta, Samsat ve çevresnde etkili olmuş ve bölgedeki yerleşimler asiler tarafından tahrip edilmiştir.

1243 yılında Selçukluların Moğollara yenilmesiyle Anadolu’da başlayan Moğol istilasından Adıyaman ve çevresi de nasibini almıştır. Bölgede Moğollardan kaçan Türkmenlerin yarattığı kargaşa ve sonrasında Moğolların bölgeyi istilası, yerli halka zor zamanlar yaşatmış, Hısnımansur ve çevresindeki köyler sık sk yağma olaylarına sahne olmuştur. 13. yüzyılın sonlarında Moğol işgalinde kalan bölgeye 14. yüzyıl başlarından itibaren Memluk akınları yapılmış, sonrasında Adıyaman ve çevresi Dulkadiroğulları Beyliği hakimiyetine girmiştir.

Osmanlı Dönemi

Hısnımansur, Kâhta, Besni ve Gerger şehirlerinin Osmanlı hakimiyetine ilk girişi 1399 yılındadır. Bir süre Kadı Burhaneddin hakimiyetinde kalan Adıyaman ve çevresi Yıldırım Bayezid’in Malatya üzerine yaptığı seferden sonra Osmanlı hakimiyetine girmişse de bu kısa sürmüş, 1402’deki Ankara Savaşı’nın ardından Adıyaman ve çevresi Timur’un hakimiyetine geçmiştir. Timur’un Anadolu’dan ayrılmasının ardından bölgede tekrar Dulkadiroğulları hakim olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin tekrar güçlenmesinin ardından Adıyaman ve çevresi Dulkadiroğulları, Osmanlılar ve Memlükler arasındaki bir geçiş noktası haline gelmiştir. Dulkadiroğulları’nın Çaldıran Savaşı’nda Osmanlı’nın yardım isteğini geri çevirmesi ve Osmanlı ordularına saldırması bölgenin Osmanlı hakimiyetine geçişine zemin hazırlamıştır. Nitekim Çaldıran Seferi sonrasında gerçekleşen Turnadağ Muharebesi’nin ardından Dulkadiroğulları toprakları Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Ayıntab, Hısnımansur ve Besni de 1516 yılının ağustos ayında Yavuz Sultan Selim’in bizzat katıldığı Mısır Seferi sırasında, Mercidabık Muharebesi öncesinde tamamen Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

16. yüzyıl başında Osmanlı hakimiyetine girmelerinin ardından Kâhta, Gerger ve Hısnımansur başta Maraş Eyaleti içerisindeki bir sancak olan Besni’ye bağlı kazalar halindeyken, sonrasında Elbistan sancağına bağlanmışlar, 16. yüzyılın ikinci yarısında Zülkadriye Eyaleti’nin merkezinin Maraş’a taşınmasının ardından Besni ile birlikte Maraş’a bağlı kazalar haline gelmişlerdir.] Genel olarak bölgenin Maraş’tan idare edilişi Tanzimat devrine kadar devam etmiştir.

Tanzimat döneminde yapılan değişikliklerin ardından Kâhta, Gerger, Hısnımansur ve Besni kazaları Malatya sancağına bağlanmıştır. 1864’te Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile oluşturulan Diyarbekir Vilayeti’ne bağlı Mamüretülaziz sancağına bağlanan bu kazalar, 1870 yılında sancak haline getirilen Malatya’ya bağlanmıştır. 1883’te Malatya’nın Diyarbekir Vilayeti’nden ayrılarak yeni kurulan Ma‘mûretü’l-Azîz Vilayeti’ne bağlanmasıyla Kâhta, Gerger, Hısnımansur ve Besni de Diyarbekir Vilayeti’nden ayrılmıştır.

Milli Mücadele Dönemi

Adıyaman, Milli Mücadele döneminde işgale uğramamıştır. Ancak çevre şehirleri Antep, Maraş ve Urfa’nın işgal edilmesi, Adıyaman ve çevresini de etkilemiştir. Hısnımansur, Besni ve Kâhta’da Müdâfaa-i hukuk cemiyetleri kurulmuş, bölge halkı tarafından ilgili makamlara Anadolu’nun işgalini protesto eden telgraflar çekilmiş, Fransız işgali altındaki çevre şehirlere yiyecek, giyecek ve asker yardımı yapılmış, Antep, Urfa ve Maraş savunmalarına Hısnımansur, Besni, Kâhta ve Samsat’tan birçok destek milis kuvveti gönderilmiştir.

Bölgedeki Rişvan aşiretinin reisi olan Kahtalı Hacı Bedir Ağa, Ali Galip komplosunun önlenmesinde rol oynamış, adamlarıyla birlikte Antep ve Urfa savunmalarına katılmış, Antep Savunması’ndaki hizmetlerinden dolayı kırmızı-yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Yine Besni Kuvâ-yi Milliye komutanı Besnili Hasan Ağa da emrindeki kuvvetlerle Antep Savunması’na katılmıştır. Kahtalı Hacı Bedir Ağa ve Besnili Reşit Ağa Adıyaman ve çevresini Birinci Meclis’te temsil etmiştir.

Cumhuriyet Dönemi

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından yürürlüğe giren 1924 Anayasası’nın yeniden düzenlediği idari taksimatta Hısnımanusur, Kâhta ve Besni, Malatya iline bağlı kazalardır. 1926 yılında yapılan bir değişiklikle Besni kazası Gaziantep’e bağlanmışsa da bu değişiklik 1933 yılında geri alınarak Besni tekrar Malatya’ya bağlanmıştır. Hısnımansur kazasının ismi 28 Aralık 1928 tarihinde resmî olarak “Adıyaman” olarak değiştirilmiştir.

1954 yılına kadar idari statüsü değişmeyen Adıyaman’ın 1954 seçimleri sonrasında il yapılması gündeme gelmiştir. 28 Mayıs 1954 tarihinde Adıyaman’ın il yapılmasıyla ilgili kanun tasarısı TBMM tarafından Dahiliye ve Bütçe encümenlerine gönderilmiş, bu kanun tasarısı 14 Haziran 1954 tarihinde TBMM’de görüşülmüştür. Meclisteki bu görüşmeler sırasında CHP’li ve DP’li milletvekilleri Adıyaman’ın Malatya’dan ayrılarak il yapılması hakkında ortak görüş belirtmişlerdir. Adıyaman’ın Malatya’dan ayrılmasına gerekçe olarak şehrin ekonomik gelişimini sağlama ihtiyacı ve coğrafi konumu gösterilmiştir. Dahiliye vekili Namık Gedik bu görüşmeler sırasında doğu-batı ekseninde uzanan dağların Adıyaman, Kâhta ve Gerger’in Malatya ile olan ulaşımını zorlaştırdığını belirtmiş, söz alan diğer milletvekilleri coğrafi konumu, iklim şartları ve zirai imkanları sebebiyle Malatya’dan farklı özellikler gösteren bu kazaların ayrı bir vilayet haline getirilmesinin isabetli olacağını belirtmişlerdir.

Meclisteki bu görüşmeler sırasında Adıyaman’ın vilayet yapılması hakkında görüş birliği olsa da Besni kazasının durumu hakkında ciddi görüş ayrılıkları olmuştur. Milletvekillerinin kaydadeğer çoğunluğu ve Malatya ile Gaziantep milletvekilleri, iktisadi ve kültürel anlamda Gaziantep’e bağlı olan ve o zamanki 60 bin kişilik nüfusuyla 50 bin nüfuslu Adıyaman’dan daha büyük olan Besni kazasının Malatya’dan ayrılarak Adıyaman’a değil, Gaziantep’e bağlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Bu milletvekilleri Besni’nin Adıyaman’a bağlanması durumunda Besni halkının Gaziantep’e göç edeceğini belirtmiştir. Hükûmet ve karşıt görüş bildiren milletvekilleri ise coğrafi olarak Gaziantep’e değil, Adıyaman’a yakın olması dolayısıyla Besni’nin Adıyaman’a bağlanması gerektiğini belirtmişlerdir. Nitekim oturumda alınan kararla Besni kazası Adıyaman’a bağlanan kazalardan biri olmuştur. Mecliste yapılan oylamayla kanun tasarısı kabul edilmiş, kanunun 1 Aralık 1954 tarihinde yürürlüğe girmesiyle Adıyaman; Besni, Kâhta, Gerger ve Çelikhan ilçeleri kendisine bağlanarak vilayet statüsüne kavuşmuştur. Daha sonra 1 Nisan 1958 tarihinde Gölbaşı, 1 Nisan 1960 tarihinde Samsat, 9 Mayıs 1990 tarihinde Tut ve 1991 yılında ise Sincik ilçe merkezine dönüştürülerek Adıyaman’a bağlanmıştır. Şehir, 2023 Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar aldı.

Ekonomi

 

Sanayi siteleri

 

Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi

1991 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan Adıyaman Organize Sanayi Bölgesinde, 1996 yılında kamulaştırma ve etüd-proje işlemleri tamamlanmıştır. 1997 yılında altyapı çalışmalarına ve arsa tahsis işlemlerine başlanmıştır.

İl Merkezine 6 km uzaklıkta, ilimiz kuzeybatı istikametinde, Belediye sınırları içerisinde, TPAO tesisleri ile açılacak olan Adıyaman Kuzey Çevre Yolunun bitişiğinde 150 hektarlık alan üzerinde kurulan Bölge, 86 adet sanayi parseli ile 1. Derecede Kalkınmada Öncelikli Yöre, teşvik, imkân ve kolaylıklarıyla sanayicilerimizin hizmetine sunulmuştur.

Adıyaman Küçük Sanayi sitesi 1969 yılında kurulmuş 1987 yılında ihale edildikten sonra yapımına fiilen 30.4.1988 yılında başlanmış ve 2000 yılı içerisinde tamamlanarak hizmete açılmıştır. Toplam 350.000 m² alana sahip olan sitede 350 adet iş yeri bulunmaktadır.

Ancak Küçük Sanayi sitesinin ihtiyacı karşılayamaması nedeniyle 200 ek iş yeri 2001 yatırım programına alınarak inşaatına başlanmıştır.

Besni Organize Sanayi Bölgesi

2005 yılında 120 hektarlık alana kurulmaya başlayan ve her geçen gün yatırımcısını artıran Besni OSB şu an için 12 işletmeye ev sahipliği yapıyor.

Besni Küçük Sanayi sitesi

Besni’nin Kayaardı mevkiinde 06.12.1993 tarihinde ihale edilen sitenin inşaatına Nisan 1994 yılında başlanılmıştır. Besni Küçük Sanayi Sitesi % 85 sanayi ve Ticaret Bakanlığı kredi desteği ile yürütülmektedir. Tamamlandığında 278 iş yerinin bulunacağı sitenin inşaatı % 30 oranında tamamlanmış olup, faaliyete geçtiğinde 1500 kişi istihdam edilecektir.

Gölbaşı Küçük Sanayi sitesi

22 Kasım 1989 yılında kurulan küçük sanayi sitesinin inşaatı Gaziantep yolu üzerinde belediye imar planı içerisinde 30 dönüm üzerinde devam etmektedir. K.S.S 100 iş yeri kapasiteli %70 sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kredi desteğine sahiptir. Site tamamlandığında küçük esnaf ve zanaatkar daha sağlıklı ortamlarda daha iyi hizmet verme imkânına kavuşacaktır.

Kahta Organize Sanayi Bölgesi

Kahta Organize Sanayi Bölgesi, 2007 yılında kurulmuştur. Bu sanayi bölgesi, Adıyaman iline bağlı Kahta ilçesinde yer almaktadır ve sanayi yatırımlarını teşvik etmek amacıyla oluşturulmuştur. Kahta OSB, çeşitli sektörlerdeki işletmelere ev sahipliği yaparak bölgenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.[54]

Öz Kahta Küçük Sanayi Sitesi

Kahta Küçük Sanayi Sitesi 27.09.1996 yılında kurulmuş olup, proje çalışmaları tamamlanmıştır. 2001 yılı revize yatırım programına alınması için girişimler devam etmektedir.

Spor

2018-19 Sezonu sonunda Futbol takımı Adıyaman 1954, BAL’a düşmüştür. Ayrıca BAL takımı Kahta Dirilişspor ve Kadın voleybol 2. Lig takımı Adıyaman İ.Kültür S. da küme düşmüştür. Liglerdeki en başarılı sonucu, Hentbol erkekler süper lig takımı Adıyaman Belediye SK ligde 5. olarak elde etmiştir.

Futbol Türkiye Kupası ‘nda Adıyaman 1954, 2.turda elenmiştir. Hentbol Türkiye Kupası’nda Adıyaman Belediye SK 2.tur grup maçlarında elenmiştir.

Adıyaman’da, 8.598 kişi kapasiteli Atatürk Stadyumu en önemli spor tesisidir. Ayrıca, 1.000 kişilik Adıyaman Belediyesi Spor Salonu ve 1.000 kişilik Adıyaman Üniversitesi Kapalı Yüzme Havuzu vardır.

 

Kaynak : wikipedia.org

Ayrıca Kontrol Edin

Afyonkarahisar Coğrafyası

Coğrafya   Türkiye’nin 81 ilinden biri olan Afyonkarahisar, Anadolu yarımadasının batıya yakın ortasında ve Ege Bölgesinin iç kesiminde yer …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir