5 Nisanda doğanlar

Doğumlar

  • 1170 – Hainault’lu Isabella Fransa Kralı II. Philip’in karısı ve 1190 yılındaki ölümüne kadar Fransa Kraliçesi. VIII. Louis’in annesi.
  • 1288 – Go-Fushimi, Japonya’nın geleneksel veraset düzenine göre 93. imparatorudur (ö. 1336)
  • 1521 – Francesco Laparelli, İtalyan mimar, asker ve askeri mühendis (ö. 1570)
  • 1568 – VIII. Urbanus, 6 Ağustos 1623’ten 29 Temmuz 1644’teki ölümüne kadar papa (ö. 1644)
  • 1588 – Thomas Hobbes, İngiliz felsefeci (ö. 1679)
  • 1622 – Vincenzo Viviani, İtalyan matematikçi ve bilim insanı (ö. 1703)
  • 1784 – Ludwig Spohr, Alman besteci, keman virtüözü ve orkestra şefi, müzikolog (ö. 1859)
  • 1793 – Félix de Muelenaere, Belçikalı Roma Katolik politikacı (ö. 1862)
  • 1799 – Jacques Denys Choisy, İsviçreli Protestan din adamı ve botanikçi (ö. 1859)
  • 1812 – Vahtang Orbeliani, Gürcü romantik şair ve asker (ö. 1890)
  • 1816 – Samuel Freeman Miller, Amerikalı tıp doktoru ve avukat (ö. 1890)
  • 1827 – Joseph Lister, İngiliz doktor (ö. 1912)
  • 1832 – Jules Ferry, Fransa eski Başbakanı (ö. 1893)
  • 1853 – Howard Pyle, Amerikalı çizer (ö. 1911)
  • 1857 – I. Aleksandır, Bulgaristan Prensliği’nin ilk prensi (ö. 1893)
  • 1869 – Albert Roussel, Fransız besteci (ö. 1937)
  • 1871 – Glenn Scobey Warner, Amerikan futbolu koçu (ö. 1954)
  • 1876 – Behiç Erkin, Türk asker, siyasetçi ve diplomat (ö. 1961)
  • 1877 – Glenn Scobey Warner, Amerikalı genetik bilimci ve tıp doktoru (ö. 1916)
  • 1881 – Noe Ramişvili, Gürcü siyaset adamı (ö. 1930)
  • 1882 – Natalya Sedova, Rus devrimci Lev Troçki’nin ikinci eşi (ö. 1962)
  • 1883 – Walter Huston, Kanada doğumlu Amerikalı oyuncu (John Huston’ın babası) (ö. 1950)
  • 1887 – Hedwig Kohn, Alman fizikçi ve bilim insanı (ö. 1964)
  • 1898 – Ömer Asım Aksoy, Türk dil bilimci (ö. 1993)
  • 1899 – Alfred Blalock, Amerikalı bilim insanı ve hekim (ö. 1964)
  • 1900 – Spencer Tracy, Amerikalı oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü sahibi (ö. 1967)
  • 1908 – Bette Davis, Amerikalı aktris ve En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü sahibi (ö. 1989)
  • 1908 – Herbert von Karajan, Avusturyalı orkestra şefi (ö. 1989)
  • 1916 – Gregory Peck, Amerikalı oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü sahibi (ö. 2003)
  • 1917 – Robert Bloch, Amerikalı yazar (ö. 1994)
  • 1920 – İlhan Arsel, Türk akademisyen, yazar, araştırmacı ve senatör (ö. 2010)
  • 1923 – Ernest Mandel, Belçikalı marksist teorisyen (ö. 1995)
  • 1923 – Nguyen Van Thieu, Vietnamlı asker ve siyaset adamı (ö. 2001)
  • 1925 – Sadri Alışık, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu (ö. 1995)
Sadri Alışık
Doğum Mehmet Sadrettin Alışık
5 Nisan 1925
Paşabahçe, Beykoz, İstanbul, Türkiye
Ölüm 18 Mart 1995 (69 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeri Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul
Milliyet Türk
Vatandaşlık Türkiye
Eğitim Erkek Lisesi, İstanbul
Güzel Sanatlar Akademisi, İstanbul
Meslek Oyuncu, komedyen
Etkin yıllar 1939-1995
Evlilik
Neriman Esen
(e. 1951; b. 1957)
Çolpan İlhan
(e. 1959; ö. 1995)
Çocuk(lar) Kerem Alışık
Ödüller Tüm Liste

Sadri Alışık, kimlik adıyla Mehmet Sadrettin Alışık (5 Nisan 1925, İstanbul – 18 Mart 1995, İstanbul), Türk tiyatrocu, sinema oyuncusu ve komedyendir.

1964’ten başlayarak canlandırdığı Turist Ömer ve Ofsayt Osman tipleriyle tanındı. Yaşamı boyunca 200’ü aşkın filmde rol aldı.

Hayatı

5 Nisan 1925 tarihinde İstanbul’da, Paşabahçe, Beykoz’da doğdu. Annesi Saffet Hanım, babası Kaptan Rafet Bey’dir. Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duydu; okul piyeslerinde rol aldı. Sahneye ilk defa 1939’da Eminönü Halkevi’nde amatör olarak çıktı. Beykoz Ortaokulundan (bugünkü adıyla Ziya Ünsel İlköğretim Okulu) ve ardından İstanbul Erkek Lisesinden mezun oldu.

Lise yıllarında Cağaloğlu Halkevi’nde tiyatro eğitimine başladı. Bu arada Ankara Devlet Konservatuvarı sınavına girip kazanmasına rağmen gözleri miyop olduğu için kayıt yaptıramadı ve İstanbul’a dönüp tiyatroya halkevinde devam etti. Bir süre Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde eğitim gördü.

Profesyonel oyunculuğa 1943’te Raşit Rıza Tiyatrosu’nda başladı. Onu halkevindeki bir oyunda izleyen ve beğenen sinema yönetmeni Faruk Kenç’in teklifi üzerine 1944 yılında Günahsızlar adlı filmde rol alarak sinemaya başladı. 19 yaşındayken çevirdiği bu film ile tanındı. Üç yıllık askerlik dönemi nedeniyle bu filmin ardından sinemaya ara verdi. 1950’li yıllarda sinemaya döndüğünde Yeşilçam filmlerinde daha çok yan rollerde görev aldı. Özellikle tarihî filmlerde küçük rollerde oynadı.

1951’de Küçük Sahne Tiyatrosu’nun kadrosuna girdi. Küçük Sahne’nin ardından Karaca, Site, Oda, Kent Oyuncuları ve Oraloğlu tiyatrolarında pek çok oyunda rol aldı. Bu dönemde ayrıca yerli ve yabancı filmlere seslendirme yaptı. 1951’de ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Neriman Esen ile yaptı. Bu evlilik 1957’de sona erdi.

1950’lerin sonunda sinema filmlerindeki rolleri büyümeye başladı. Başrolde oynadığı ve bir sokak şarkıcısını canlandırdığı Hicran Yarası filmi o yılın en çok izlenen iki filminden biri oldu. Aynı yıl Kurtuluş Savaşı’nı anlatan Düşman Yolları Kesti ve Kalpaklılar filmlerinde birbirinden zıt karakterler canlandırdı. 1959 yapımı Zümrüt filmindeki “Doktor Fuat” rolü ile Gazeteciler Cemiyeti Türk Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülüne değer görüldü. Aynı yıl Yalnızlar Rıhtımı filminde Çolpan İlhan ile başrolleri paylaştı ve rol arkadaşı Çolpan İlhan ile 20 Ağustos 1959’da evlendi. Bu evlilikten oğulları Kerem Alışık (1960) dünyaya geldi.

1960’ların başında ya paraya, kumara, kadına düşkün kötü adam ya da salon komedilerinde sevimli delikanlı, jönün sempatik arkadaşı rollerinde oynadı. 1961’de çekilen Nejat Saydam’ın yönettiği, başrollerinde Ayhan Işık ve Belgin Doruk’un yer aldığı Küçük Hanımefendi filminde canlandırdığı Bülent Soysal karakteri Alışık’ın film yıldızlığına yükselişinde ilk basamak oldu. Filmin başarısı üzerine serinin diğer filmleri çekildi. Devam filmlerinde Bülent karakterinin hikâyedeki yeri ve önemi giderek arttı.

“Turist Ömer” serisi

Sadri Alışık ile özdeşleşmiş olan Turist Ömer karakteri

Sadri Alışık’ın canlandırdığı Turist Ömer karakteri ilk defa 1963 yılında Ayhan Işık’ın başrolde olduğu Helal Olsun Ali Abi adlı polisiye-komedide bir yan karakter olan “Turist Ömer” rolünü canlandırmasıyla başladı. Yönetmen Hulki Saner’in amcası Rasih Bey’den esinlenerek yarattığı bu karaktere Sadri Alışık da bir asker arkadaşından esinlendiği çarpık selamı ve kendi gözlemlerini kattı. Bu filmin başarısının ardından 1964’te Yeşilçam’ın popüler çocuk yıldızı Ayşecik ile Turist Ömer’i bir araya getiren ve Turist Ömer’in yine yan karakter olduğu Ayşecik Cimcime Hanım ve Ayşecik Çıtı Pıtı Kız filmleri çekildi. Bu filmlerin gişedeki başarısının üzerine Alışık, 1964 yılında Turist Ömer’in ana karakter olduğu Turist Ömer filminde başrol oynadı. Alışık, ilk Turist Ömer filminden sonra on yıl içinde 7 filme ulaşacak olan Turist Ömer serisinde başrol oynadı ve geniş kitleler tarafından tanınıp sevildi.

“Avare” karakteri

Toplam on yedi film çektiği 1964 yılı, Sadri Alışık’ın kariyerinin en üretken yılı idi. 1964 yılında başrolde oynadığı filmlerden birisi de 1951 yapımı Aware adlı Hint filminden uyarlanan Avare (1964) filmi idi. Alışık, bu filmle birlikte avare, gariban karakterler ile özdeşleşti. Bu filmdeki repliklerinden biri zaman içinde ikonlaşarak Sadri Alışık imajının bir parçası oldu:

…Sokak köpeklerine selam vermek, adam olmaya çeyrek var demektir!

“Ofsayt Osman” karakteri

1965’te Şaka ile Karışık filminde Ofsayt Osman karakterini canlandırdı. Özellikle filmin final sahnesindeki performansı çok beğenildi. Film, hiçbir işte başarılı olamamasından, “hiç gol atamamasından” dolayı adı Ofsayt’a çıkmış sevimli bir serseri tip olan Osman’ın şu repliği ile hatırlandı:

Bu da mı gol değil be? Adaletine insanlığına kurban olayım hâkim bey bu da mı gol değil?” 

“Haşmet İbriktaroğlu” karakteri

1966 yılında kara komedi tarzındaki Ah Güzel İstanbul filminde Ayla Algan ile başrolü paylaştı. Alışık’ın canlandırdığı varını yoğunu miskinliği yüzünden kaybetmiş Haşmet İbriktaroğlu karakteri, Türk sinema tarihinin en kült karakterlerinden birisi hâline geldi.

Müzisyenliği

Alışık, 1964-1970 yılları arasında filmlerde seslendirdiği şarkılardan oluşan üç kırkbeşlik plak çıkardı. 1968 yılında ise hem şarkı söylediği hem de hikâyeler anlattığı gazino programlarına başladı. Gösterisini tek kişilik bir piyese çeviren Alışık, 1980’e kadar sürdürdüğü gazino programlarını “dünün meddahını bugüne uyarlamak istedim” diye anlatmıştır. Sahne şovunda anlattığı “Müjgan” hikâyesi çok beğenilince 1970’te Ah Müjgan Ah adıyla sinemaya aktarılmıştır. Gazino programlarının ardından şarkıcılığını öne çıkardığı Acı İle Karışık (1969), Menekşe Gözler (1969), Üvey Ana (1971) gibi filmler çevirdi.

Son filmleri

Alışık, Afacan Küçük Serseri’deki rolüyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. 1970’li yılların ikinci yarısında Yeşilçam filmlerinin seyirci kitlesi azalmaya başlayınca gazino programlarına ağırlık verdi. 1977’de Atıf Yılmaz’ın yönettiği Acı Hatıralar filminde başrol oynadıktan sonra sinemaya 9 yıl ara verdi. Yakın dostu Ayhan Işık’ın 1979’da ölümü ile çok sarsıldı ve âdeta hayata küsen sanatçı 1986’da Şalvar Bank filmi ile sinemaya geri döndü.

Son zamanları

1986’nın ardından, geçirdiği karaciğer rahatsızlığı sebebiyle oyunculuğa yeniden ara verdi. 1990’da dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın sağladığı imkânlarla karaciğer nakli için ABD’ye gitti.[10] Döndükten sonra bir özel televizyon kanalında Sadri Alışık Halk Show adlı bir program sundu ancak ilk sezon tamamlanınca bu programdan ayrıldı.

Uzun bir hastalık döneminin ardından 1994 yılında son filmi Yengeç Sepeti’ni çekti. Bu filmindeki rolüyle de Mehmet Aslantuğ’la beraber 1994 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı.

Alışık, ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir şiir kitabı yayımlamış ve yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır.

Vefatı

Sadri Alışık’ın, eşi Çolpan İlhan ile birlikte yattığı Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri, İstanbul

Karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedeniyle tedavi görmekte olan Alışık, 18 Mart 1995 tarihinde İstanbul’da 69 yaşında yaşamını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezince her yıl Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri verilmektedir.

Üzerine Yapılmış Akademik Çalışmalar

Sadri Alışık üzerine Türk Sinemasında Erkek Yıldız Olgusu ve Yeşilçam’da Kural Dışı Bir Yıldız: Sadri Alışık adlı yüksek lisans tezleri hazırlanmıştır. Turist Ömer ile ilgili olarak da Turist Ömer: Yeşilçam’da Bir Müphem adlı yüksek lisans tezi bulunmaktadır. Bir bölümü Turist Ömer ile ilgili olan Yeşilçam Dönemi Seri Komedi Filmleri: Cilalı İbo ve Turist Ömer Örneği ve Türk Sinemasında Fantastik Tür Filmlerinin Anlatı Yapısı (Drakula İstanbul’da, Turist Ömer Uzay Yolunda ve Ulak Filmleri Üzerine Bir İnceleme) adlı yüksek lisans tezleri de mevcuttur.

Sadri Alışık ile ilgili olarak Tamer Bayrak’ın Sinemada Karakter Olgusu: Bir Karakter Oyuncusu olarak Sadri Alışık ve Hacer Aker’in Gri Alanlarda “Sanki Gibi Bir Şey”: Turist Ömer adlı makaleleri bulunmaktadır.

Filmleri

Yıl Yapım Not(lar) Yıl Yapım Not(lar) Yıl Yapım Not(lar)
1944 Günahsızlar 1964 Ayşecik Cimcime Hanım – Turist Ömer 1969 Damga
1949 Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm 1964 Ayşecik Çıtı Pıtı Kız 1969 Hancı
1950 Çakırcalı Mehmet Efe 1964 Beş Şeker Kız 1969 Kaldırım Çiçeği
1950 İstanbul Geceleri 1964 Bomba Gibi Kız 1969 Menekşe Gözler
1951 Allaha Ismarladık 1964 Erkek Sözü 1969 Muhabbet Kuşu
1951 Hürriyet Şarkısı 1964 Fıstık Gibi Maşallah 1969 Turist Ömer Arabistan’da – Turist Ömer
1951 İstanbul Çiçekleri 1964 Hızır Dede 1970 Afacan
1951 Kendini Kurtaran Şehir / Şanlı Maraş 1964 Kelebekler Çift Uçar 1970 Ah Müjgan Ah
1951 Tanrı Şahidimdir 1964 Köye Giden Gelin 1970 Arkadaşlık Öldü mü?
1951 Vatan ve Namık Kemal 1964 Sıkı Dur Geliyorum 1970 Darıldın mı Cicim Bana
1952 İki Süngü Arasında 1964 Sokakların Kanunu 1970 Erkeklik Öldü mü Abiler
1952 Yavuz Sultan Selim Ağlıyor 1964 Taşralı Kız 1970 Fatoş Talihsiz Yavru
1953 Halıcı Kız 1964 Turist Ömer – Turist Ömer 1970 Fıstık Gibi
1953 Soygun 1964 Uçurumdaki Kadın 1970 İç Güveysi
1953 Suçlu Benim 1965 Adım Çıkmış Sarhoşa 1970 İşler Karışık
1955 Battal Gazi Geliyor 1965 Ava Giden Avlanır 1970 Talihsiz Baba
1955 Beyaz Şehir 1965 Berduş Milyoner 1970 Tatlı Hayal
1955 Izdırap Şarkısı 1965 Hırsız 1970 Turist Ömer Yamyamlar Arasında – Turist Ömer
1955 Sevdiğim Sendin 1965 Kocamın Nişanlısı 1970 Zalim
1956 Beş Hasta Var 1965 Komşunun Tavuğu 1971 Afacan Küçük Serseri
1957 Kahpenin Aşkı 1965 Nazar Değmez İnşallah 1971 Ali Baba ve Kırk Haramiler
1958 Altın Kafes 1965 Pantolon Bankası 1971 Ayıpettin Şemsettin
1958 Duvaklı Göl 1965 Şaka ile Karışık 1971 Çılgın Yenge
1958 İftira 1965 Sana Lâyık Değilim 1971 Cımbız Ali / Yırtık Niyazi
1958 İstanbul Macerası 1965 Serseri Aşık 1971 Kavanoz Dipli Dünya
1959 Ben Kahbe Değilim 1965 Seveceksen Yiğit Sev 1971 Sevdiğim Uşak
1959 Düşman Yolları Kesti 1965 Soytarı 1971 Tamam Mı Canım
1959 Hicran Yarası 1965 Turist Ömer Dümenciler Kralı – Turist Ömer 1971 Toto Kralı
1959 Kalpaklılar 1965 Üç Kardeşe Bir Gelin 1971 Turist Ömer Boğa Güreşçisi – Turist Ömer
1959 Şeytan Mayası 1965 Yankesicinin Aşkı 1971 Üvey Ana
1959 Vatan Uğruna / Kıbrıs’ın Belası Kızıl Eoka 1966 Ah Güzel İstanbul 1972 Afacan Harika Çocuk
1959 Yalnızlar Rıhtımı 1966 Boyacı 1972 Ay Aman Of
1959 Zümrüt 1966 Efkârlıyım Abiler 1972 Aynı Yolun Yolcusu
1961 Aşkın Saati Gelince 1966 Gariban 1972 Gelinlik Kızlar
1961 Küçük Hanımefendi 1966 Günahkar Kadın 1972 Kırk Yalan Memiş
1961 Külkedisi 1966 Kaderin Cilvesi 1972 Sevgili Hocam
1961 Şahane Kadın 1966 Karakolda Ayna Var 1973 Balıkçı Osman
1961 Seni Benden Alamazlar 1966 Milyonerin Kızı / İntikam Hırsı 1973 Dertli
1961 Seviştiğimiz Günler 1966 Seni Bekleyeceğim 1973 Dikiz Aynası
1961 Silahlar Konuşuyor 1966 Sevgilim Bir Artistti 1973 Tatlım
1961 Utanmaz Adam 1966 Şoför Deyip Geçmeyin 1973 Turist Ömer Uzay Yolunda – Turist Ömer
1962 Ayşecik Yavru Melek 1966 Sokak Kızı 1974 Atını Seven Kovboy
1962 Daima Kalbimdesin 1966 Turist Ömer Almanya’da – Turist Ömer 1974 Ayyaş
1962 Fatoş’un Bebekleri 1967 Ağır Suç 1974 Ne Hakem
1962 Hayat Bazen Tatlıdır 1967 Akşamcı 1975 Deli Deli Tepeli
1962 Küçük Hanım Avrupa’da 1967 Bekâr Odası 1975 Haşhaş
1962 Küçük Hanımın Kısmeti 1967 Bitirimsin Abi 1976 Baş Belası
1962 Küçük Hanımın Şoförü 1967 Gecekondu Peşinde 1976 Ben Sana Mecburum
1963 Acı Aşk 1967 Hindistan Cevizi 1976 Hamza Dalar Osman Çalar
1963 Aman Kimse Duymasın 1967 Kız Kolunda Damga Var 1976 Saffet Beni Affet
1963 Arka Sokaklar 1967 Marko Paşa – Marko Paşa 1977 Acı Hatıralar
1963 Bize de mi Numara 1967 Ringo Kazım 1977 Seyahatname
1963 Çalınan Aşk 1967 Şaşkın Hafiye Killing’e Karşı 1983 Kartallar Yüksek Uçar
1963 Dişi Kurt 1967 Serseri 1986 Babamın Namusu
1963 Geçim Dünyası 1967 Serseriler Kralı 1986 Babasının Oğlu
1963 Helal Olsun Ali Abi – Turist Ömer 1968 Agora Meyhanesi 1986 Bebek Davası (film)
1963 İlk Göz Ağrısı 1968 Benimle Evlenir Misin 1986 Çalıkuşu
1963 Kendini Arayan Adam 1968 Dertli Gönlüm 1986 Çapkın Baba
1963 Korkusuz Kabadayı 1968 Efkarlı Sosyetede 1986 Eşşek Oğlum ve Ben
1963 Maceralar Kralı 1968 Kırmızı Fener Sokağı 1986 Şalvar Bank
1963 Üç Öfkeli Genç 1968 Paydos 1986 Kız Babası
1964 Afilli Delikanlılar 1968 Yara 1987 Saat Sabahın Dokuzu
1964 Ahtapotun Kolları 1969 Acı İle Karışık 1994 Yengeç Sepeti
1964 Anadolu Çocuğu 1969 Ağlama Değmez Hayat
1964 Avare 1969 Altın Kalpler

Özel yaşamı

Bir süre sinema oyuncusu Neriman Esen’le evli kalan Alışık, ardından Çolpan İlhan’la evlendi. Bu evlilikten tek çocuğu Kerem Alışık dünyaya geldi.

Plakları

  • 1964: Avare / Dalgamıza Bakalım – Serengil Plak 10003
  • 1964: Tophane Rıhtımında / Turist Ömer – Melodi Plak 2161
  • 1970: Turist Ömer Arabistan’da / Turist Ömer – Saner Plak 1003

Ödüller

  • 1966: Sanremo Bodrig Hera Güldürü Filmleri Şenliği – Gümüş Ağaç Plakası Özel Ödülü – Ah Güzel İstanbul
  • 1971: 8. Altın Portakal Film Festivali – En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Afacan Küçük Serseri
  • 1994: 31. Altın Portakal Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu – Yengeç Sepeti
  • 1926 – Ömer Faruk Akün, Türk yazar ve akademisyen (ö. 2016)
  • 1926 – Roger Corman, Amerikalı yönetmen (ö. 2024)
  • 1926 – Süleyman Seba, Türk futbolcu ve BJK’nin 31. Başkanı (ö. 2014)
Süleyman Seba
30. Beşiktaş JK Başkanı
Görev süresi
1 Nisan 1984[1] – 26 Mart 2000
(15 yıl, 11 ay ve 25 gün)
Yerine geldiği Mehmet Üstünkaya
Yerine gelen Serdar Bilgili
Kişisel bilgiler
Doğum Süleyman Rıza
5 Nisan 1926
Hendek, Sakarya, Türkiye
Ölüm 13 Ağustos 2014 (88 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeri Feriköy Mezarlığı, İstanbul
Vatandaşlığı Türkiye Cumhuriyeti
Yaşadığı yer İstanbul
Bitirdiği okul Kabataş Erkek Lisesi (orta öğrenim)
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi (yüksek öğrenim)
Mesleği Futbolcu
Takma adı Onursal Başkan
Süleyman Seba
Kişisel bilgileri
Mevkii Sağ açık
Numarası 7
Altyapı kariyeri
1943-1946 Beşiktaş
Profesyonel kariyeri*
Yıllar Takım Maç (Gol)
1946-1954 Beşiktaş 185 (44)
Millî takım kariyeri
1952  Türkiye 1 (0)
* Yalnızca lig maçları ve gollerini içerir.

Süleyman Rıza Seba (5 Nisan 1926, Sakarya – 13 Ağustos 2014, İstanbul), Abhaz asıllı Türk futbolcu, MİT mensubu, spor yöneticisi ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 30. başkanıdır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 1984 ile 2000 yılları arasında kesintisiz başkanlığını yaptı. Seba, Hakkı Yeten ile birlikte Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün iki onursal başkanından biridir.

1943 yılında Beşiktaş altyapısında futbola başlayan Seba, 1946’da Refik Osman Top döneminde A takıma yükseldi. İlk sezonunda Millî Küme’de şampiyonluk yaşadı ve 1947’de Başbakanlık Kupası’nı kazandı. Aynı yıl BJK İnönü Stadyumu’nun açılış maçında ilk golü atarak tarihe geçti. 1949-50 sezonunda ilk İstanbul Futbol Ligi şampiyonluğunu kazandı. 1954’te 28 yaşındayken menisküs sakatlıkları sebebiyle futbolu bıraktı. Seba, futbolculuk kariyeri boyunca bir kez, 15 Mayıs 1952’de Yunanistan karşısında Türkiye millî futbol takımı forması giydi.

Seba, 1957’de Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyesi oldu ve 1963’te ilk kez yönetim kurulunda yer aldı. 1984 kongresinde mevcut başkan Mehmet Üstünkaya’yı mağlup ederek 30. Beşiktaş JK Başkanı oldu. Seba döneminde 16 yıl boyunca 5 kez Süper Lig, 4 kez Türkiye Kupası, 4 kez Cumhurbaşkanlığı Kupası, 2 kez Başbakanlık Kupası ve 6 kez TSYD Kupası kazandı; sekiz kez lig ikinciliği yaşadı. 1992-93 sezonunda Galatasaray’ın Ankaragücü’nü 8-0 yenerek şampiyon olması üzerine “şerefli ikincilik” terimini literatüre soktu ve Türk futbolundaki Fethullahçılar ile mücadele etti. Son olarak 1999-2000 sezonunda tribünler tarafından istifaya çağrıldı ve 2000 yılındaki kongrede aday olmadı, yerini Serdar Bilgili’ye bıraktı.

İlk yılları ve eğitimi

5 Nisan 1926’da Adapazarı’nın Hendek kazasının Soğuksu Köyü’ndeki bir çiftlikte doğan Süleyman Seba, beş yaşındayken çiftlik evindeki sahipsiz bir köpek tarafından ısırıldı ve kuduz aşısı olmak için babası Rıza Bey ile birlikte İstanbul’a gitti. Bu süreçte Seba, halası Fatma Ferisan Hanım’ın Beşiktaş’taki evinde kaldı. Tek başına yaşayan halası, Seba’yı geri göndermedi ve babası Rıza Bey de oğlunun iyi bir eğitim alması için İstanbul’da kalmasını istedi.

Seba, Akaretler’deki ilkokulda öğrenim hayatına başladı. Başarılı bir öğrenci olan Seba, mezuniyetinin ardından Kabataş Erkek Lisesi’nde okumak istedi. Ancak babası, Galatasaray Lisesi’nin ilk mezunlarındandı ve onun da aynı eğitimi almasını isteyerek Seba’yı Galatasaray Lisesi’ne kaydettirdi. Seba, bir yıl hazırlık sınıfında okuduktan sonra okul değiştirmek istedi ve Kabataş Erkek Lisesi’ne geçti. Edebiyata ve sanata ilgi duyan Seba, hocası Faruk Nafiz Çamlıbel’in tüm dizelerini ezberledi.

Seba, Kabataş Erkek Lisesi’nin futbol takımına seçildi. Okul çıkışında Beşiktaş antrenmanlarına gidip Baba Hakkı’yı izliyordu. Beşiktaş’ın genç futbolcuları Nazım Özbay ve Hasan Polat, Seba’yı liselerarası bir turnuvada izledi ve Baba Hakkı’ya ondan bahsetti. Baba Hakkı, Seba’yı Beşiktaş genç takımının antrenmanlarına çağırdı ve Seba, seçmelerde beğenilerek takıma alındı. Liseden mezun olduktan sonra, Mimar Sinan Üniversitesi Fransız Filolojisi bölümünde okudu, ancak eğitimine devam etmedi.

Futbolculuk kariyeri

Seba, 1946 yılında teknik direktör Refik Osman Top döneminde A takıma yükseldi. Seba, kariyerinin ilk maçına İstanbul Futbol Ligi’nde Fenerbahçe derbisinde çıktı. Beşiktaş ilk yarıyı 3-0 geride tamamladı, ikinci yarının başında Seba, kariyerinin ilk golünü attı ve geri dönüşün ateşini fitilledi, ancak Fenerbahçe karşılaşmayı 4-3 kazandı. 1946-47 sezonunda Seba, çıktığı 9 maçta 6 gol attı ve sezon sonunda 1947 Millî Eğitim Kupası’nı kazandı.

1947-48 sezonu Seba’nın geçirdiği en etkili sezondu. Sezona Başbakanlık Kupası’yla başlasalar da Seba o maçta forma şansı bulamamıştı. Ancak İstanbul Ligi’nde 14 maçta 8 gol atıp, takımının en golcü ikinci ismiydi. Ancak İstanbul ikincisi olmuşlardı.

1949-50 sezonunda kariyerinin ilk İstanbul Ligi şampiyonluğunu kazandı. 14 maçın hepsinde forma giyen Seba, bir gol atmıştı. Bu sezondan sonra 1950-51 ve İstanbul Profesyonel Ligi adına geçiş yapılan 1951-52 sezonunda da forma şansı buldu. Ancak 1951-52 sezonunda sakatlığı nedeniyle sadece 3 maç forma giyebilmişti. 1952-53 sezonunda da 9 maçta forma giyip 2 gol kaydetti. 1954’te 28 yaşındayken menisküs sebebiyle futbolu bıraktı.

1947 yılında BJK İnönü Stadyumu’nun açılışı sebebiyle Beşiktaş ile İsveç’in AIK takımı yapılan maçta bu stattaki ilk golü atarak tarihe geçti. 1950’de Beşiktaş’ın ABD turnesinde de yer aldı.

Millî takım kariyeri

Süleyman Seba, kısa süren futbol hayatı nedeniyle sadece 15 Mayıs 1952’de Yunanistan karşısında Türkiye millî futbol takımı forması giydi. Türkiye’nin 1-0 kaybettiği maçın önemi Futbol Federasyonu’nun millî takımı temsil etme hakkını Beşiktaş’a vermiş olmasıydı.

Yöneticilik kariyeri

1957’de Beşiktaş’a üye oldu. Altı sene sonra 1963’te ilk kez yönetim kurulunda yer aldı. Bundan sonra çeşitli dönemlerde aralıklarla kulüpte yöneticilik yaptı. 1984 yılında çok zor bir dönemde Mehmet Üstünkaya’dan yönetimi devraldığı başkanlık görevini 2000 yılına kadar devam ettirdi.

16 yıl süren Başkanlığı boyunca 8 kongrede rakiplerine sürekli üstünlük sağladı. Süleyman Seba başkanlığı döneminde kazanılan kupalar şu şekildedir:

  • 5 Süper Lig
  • 4 Türkiye Kupası
  • 4 Cumhurbaşkanlığı Kupası
  • 2 Başbakanlık Kupası
  • 6 Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası

Bu başarılar dışında istikrarlı bir şekilde başarıyı daim kılmıştır. 16 sezonun beşinde futbol takımı şampiyon olmuş, sekizinde ise ikinci olmuştur. Futbol takımının altın dönemini yaşadığı bu dönemde Süleyman Seba’ya gelen eleştiri, amatör branşlara aynı ilgiyi göstermemesi olmuştur.

Seba, 1992-93 sezonunun sonunda Galatasaray’ın Ankaragücü takımını 8-0 yenerek averajla şampiyon olması üzerine “şerefli ikincilik” terimini literatüre sokmuştur.

Süleyman Rıza Seba’nın Feriköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı.

Sportif başarılar dışında 1980’lerin başında maddi yönden son derece sıkıntılı olan kulübü yönetimi boyunca tesis zengini ve maddi açıdan zengin bir kulüp haline gelmiştir. Seba döneminde Akaretler’deki BJK Plaza, Fulya Stadı ve Kamp Tesisleri Yeşilköy, Pendik ve Çilekli tesisleri, BJK Koleji yapılırken, BJK İnönü Stadyumu da, 1998’de 49 yıllığına Beşiktaş’a devredildi.

Beşiktaş’a büyük hizmetlerde bulunan Seba, 1999-2000 sezonunda futbol takımının gösterdiği kötü performans sonucu tribün ve muhalefetin tepkisini çekmesi üzerine 2000 yılı Mart ayındaki kongrede aday olmamış ve yerine Serdar Bilgili seçilmiştir. Bu kongrede kongre üyeleri oybirliği ile Hakkı Yeten’den sonra Beşiktaş’ın ikinci onursal başkanı olarak Süleymen Seba’yı seçmiştir. Seba’nın son sezonunda futbol takımı ligi ikinci sırada bitirmiştir.

Başkanlığı bıraktığı 2000 yılında anısına Akaretler ile Maçka semtleri arasında uzanan Spor Caddesinin adı Süleyman Seba Caddesi olarak değiştirildi.

Seba’dan sonraki 15 sezonda Beşiktaş futbol takımı, ligi sadece iki kere şampiyon olarak, bir kere de ikinci olarak bitirmiştir. 16. sezonda, futbol takımı Seba sonrası üçüncü şampiyonluğunu yaşamıştır.

Seba, spor yaşamının dışında 1954 yılında Millî İstihbarat Teşkilatı’na girdi ve İstanbul Bölge Müdürlüğünde görev yaptı. Anti Komünizm Şubesi’nde faaliyetler gerçekleştirdi. 1984 yılında MİT’ten emekli oldu.

Seba, 13 Ağustos 2014 tarihinde bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü hastanede, 88 yaşında hayatını kaybetti.

Başarıları

Futbolcu olarak

Beşiktaş
  • Millî Küme: 1947
  • Türkiye Futbol Şampiyonası: 1951
  • İstanbul Profesyonel Ligi: 1952
  • İstanbul Futbol Ligi: 1949-50, 1950-51
  • Başbakanlık Kupası: 1947

Başkanlığı dönemindeki futbol takımı puan tablosu

Sezon Sıra Maç Gal Ber Mağ Ag Yg Avj Puan Teknik Direktör
1984-1985 2 34 19 12 3 49 19 30 50 Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti Branko Stankoviç
1985-1986 1 36 22 12 2 65 21 44 56 Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti Branko Stankoviç
1986-1987 2 36 23 7 6 67 26 41 53 Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti Miloş Milutinoviç
1987-1988 2 38 22 12 4 68 29 39 78 İngiltere Gordon Milne
1988-1989 2 36 25 8 3 81 21 60 83 İngiltere Gordon Milne
1989-1990 1 34 23 6 5 77 20 57 75 İngiltere Gordon Milne
1990-1991 1 30 20 9 1 63 24 39 69 İngiltere Gordon Milne
1991-1992 1 30 23 7 0 58 20 38 76 İngiltere Gordon Milne
1992-1993 2 30 19 9 2 68 23 45 66 İngiltere Gordon Milne
1993-1994 4 30 16 6 8 58 30 28 54 İngiltere Gordon Milne
Almanya Christoph Daum
1994-1995 1 34 24 7 3 80 26 54 79 Almanya Christoph Daum
1995-1996 3 34 22 3 9 74 46 28 69 Almanya Christoph Daum
1996-1997 2 34 22 8 4 88 26 62 74 Türkiye Rasim Kara
1997-1998 6 34 13 9 12 56 41 15 48 Galler John Toshack
1998-1999 2 34 23 8 3 58 27 31 77 Galler John Toshack
Almanya Karl-Heinz Feldkamp
1999-2000 2 34 23 6 5 74 27 47 75 Almanya Hans Peter Briegel

Süleyman Seba’nın başkanlığı altında Beşiktaş JK futbol takımı 16 sezonda ve toplam 538 maçta; 339 galibiyet (%63,0) ve 129 beraberlik (%24,0) almış, toplam 1084 gol (2,01 gol/maç) atıp 426 gol (0,79 gol/maç) yemiştir. 16 sezonun yedisinde Gordon Milne teknik direktör olmuştur.

  • 1928 – Haldun Dormen, Türk tiyatrocu
Haldun Dormen

Haldun Dormen, 2009
Doğum Ahmet Haldun
5 Nisan 1928 (96 yaşında)
Mersin, Türkiye
Meslek Oyuncu, yönetmen
Etkin yıllar 1940-günümüz
Evlilik
Betül Mardin
(e. 1959; b. 1967)
Çocuk(lar) 1
Akraba(lar) Ayşe Arman (gelini)

Ahmet Haldun Dormen (d. 5 Nisan 1928, Mersin), Türk tiyatro oyuncusu ve yönetmeni, oyun yazarı, çevirmen.

Güldürü ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmenidir. 1955 yılında Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. 1961 yılında Türkiye’de sahnelenen ilk batılı müzikal olan Sokak Kızı İrma‘yı yönetti. 1980’li yıllarda Egemen Bostancı’nın yapımcılığını üstlendiği Hisseli Harikalar KumpanyasıŞen Sazın Bülbülleri gibi müzikalleri sahneye koydu. 1985 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahneye koyduğu Lüküs Hayat, 30 yıl boyunca aralıksız ve genellikle kapalı gişe olarak devam etti.

Hayatı

Babası, Kıbrıslı bir iş insanı olan Sait Ömer Bey, annesi İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım’dır. Ailenin soyadı Önder iken, babası iddialı bulduğu bu soyisim yerine anlamı olmayan Dormen soyadını tercih etti, böylece soyadları Dormen oldu. Bir yaşına basmadan, ailesi İstanbul, Şişli’ye yerleşti. 20 yaşına kadar Atatürk Evi’nin karşısındaki Ömer Bey Apartmanı’nda yaşadı. Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı.

Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken Demirbank adlı oyununda yirmibeş kuruş rolüyle çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı.

Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. Yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. İki yıl süreyle Amerika Birleşik Devletleri’nde çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Hollywood’da Pasadena Playhouse’da 4 oyunda oynadı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi ve Cinayet Var başlıklı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez Türk seyirci karşısına çıktı. O sıralarda Beyoğlu Parmakkapı Sokak’ta genç amatörlerle birlikte 60 kişilik bir cep tiyatrosu kurdu.

22 Ağustos 1955 gecesi Süreyya Sineması’nda Dormen Tiyatrosu’nun ilk oyununu sergiledi. 1957 Eylül’de Küçük Sahne’nin kendisine teklif edilmesiyle oyunlarını sergilemeye orada devam etti. 1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Erol Günaydın, Altan Erbulak, Metin Serezli, Nisa Serezli, Erol Keskin, İzzet Günay, Yılmaz Köksal, Ayfer Feray gibi onlarca sanatçı yetiştirdi. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı. 1961’de Türkiye’deki batılı tarzda ilk müzikal olan Sokak Kızı Irma’yı sahneledi. Gülriz Sururi, buradaki Sokak kızı İrma rolüyle Türkiye’ye adını duyurdu. Dormen Tiyatrosu 1962’de Beyoğlu’ndaki tarihî Ses Tiyatrosu’na geçti, 10 yıl süreyle faaliyetini orada sürdürdü. Oynadığı oyunlar arasında başlıcaları; Bit YeniğiŞahane Züğürtler, Erol Günaydın ile Cemal Reşit Rey’in yazdığı Yaygara 70′tir.

Bozuk Düzen ve Güzel Bir Gün İçin başlıklı iki sinema filmi yönetti. Bu filmlerde Dormen kadrosunun yanı sıra Belgin Doruk, Ekrem Bora, Nurhan Nur, Müşfik Kenter, Nedret Güvenç gibi isimler de yer aldı. Bu iki film 1966 ve 1967 yıllarında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yedi ödül kazandı. Ama gişede bekleneni vermedi. 1987’de Müjdat Gezen’in yapımcılığını yapıp başrolünde oynadığı Felekten Bir Gün adlı video filmini de yönetti.

Dormen, 1959’da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlendi. Sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya gelmiştir.

1972’de borçları nedeniyle tiyatrosunu kapatmak zorunda kalıp televizyona, yazarlığa ve hocalığa yöneldi. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikal Bölümünde sahne dersleri verdi. Aralarında UnutulanlarAnılarla SöyleşiKamera ArkasıPop Star gibi programların olduğu onlarca programla televizyonda devamlı yer aldı. Aynı yıllarda Milliyet gazetesinde Çeşitlemeler başlıklı köşesiyle köşe yazarlığına başladı. Milliyet gazetesindeki yazılarını sekiz yıl sürdürdü.

Haldun Dormen, Kibarlık Budalası‘nda Monsieur Jourdain rolünü oynuyor

1981’de Egemen Bostancı ile tanıştı. Hisseli Harikalar KumpanyasıŞen Sazın Bülbülleri gibi müzikalleri yazıp yönetti. 1984’te Egemen Bostancı’nın ısrarıyla Feriköy’deki 637 koltuklu İdil Sineması’nı devralarak Komedi Tiyatrosu adıyla yeniden tiyatro kurdu. 17 yıl sürecek olan bu tiyatronun adı Komedi Tiyatrosu olsa da hep Dormen Tiyatrosu olarak anıldı. 2002 yılında ekonomik nedenlerle tiyatrosunu kapatmış fakat çeşitli tiyatrolarda oyunculuğuna ve yönetmenliğine devam etmiştir.

Tiyatrosunu yeniden kurduğu 1981 yılında TRT adına Haftanın Sohbeti başlıklı bir televizyon programı yapmaya başladı.

1933 yılında sahnelendiğinde büyük ilgi görmüş Lüküs Hayat müzikalini 1985’te İstanbul Şehir Tiyatroları’nda Gencay Gürün’ün yapımcılığında yeniden sahneye koydu. Oyun çok büyük ilgi gördü ve 28 yıl aralıksız sahnelendi. Dormen, Lüküs Hayat’ı daha sonra İzmir ve Mersin operalarında ve Eskişehir Şehir Tiyatroları’nda sahneledi.

1997’de Yapı Kredi Bankası adına Afife Tiyatro Ödülleri’ni başlattı ve fikir babası olduğu bu organizasyonun sanat danışmanlığını üstlendi. Ödüllerin ilk on yılında tüm açılış konuşmalarını yaptı. Ödüllerin yirminci yılında Afife Ödülleri arasında onun ismiyle anılan “Haldun Dormen Özel Ödülü” eklendi.

ABD’de yayımlanan Nanny adlı komedi dizisinin Türkiye versiyonu olan ve 2001 yılında yayımlanmaya başlayan Dadı dizisindeki Uşak Pertev rolü ile geniş kitlelerce tanındı.

Dormen, dördü otobiyografik olan Sürç-ü Lisan EttikseAntraktİkinci PerdeNerede Kalmıştık başlıklarıyla beş kitap ve on iki oyun yazdı. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında kadın sahne sanatçılarının yaşadıklarına ışık tutan Kantocu başlıklı eseri İstanbul, Eskişehir, Ankara’da sahnelendi.

Yaşamı boyunca iki yüz ellinin üstünde ödül kazanan sanatçı, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda ders verdi. Hacettepe Üniversitesi tarafından fahrî doktora ünvanı ile ödüllendirildi.

2009 yılında, Kedi Sahne Sanatları’nın sahnelediği Moliere’in Kibarlık Budalası adlı oyununda Mösyö Jordain rolü ile sekiz yıl aradan sonra yeniden oyunculuğa döndü. Oyun, on yılda 600 kez sahnelendi.

Hâlen İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nun sanat danışmanlığını yürütmekte olan Dormen onun adına yapılan salonda çeşitli oyunlar sahneye koymuştur (Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi -İzmir) Aynı kuruluşun kurduğu Sahne Tozu Tiyatrosu Nişantaşı Akademisi’nde müzikal dersi vermiştir.. 2019 yılında İstanbul Ateşehir’de açılan ve bünyesinde bir müzikal tiyatro atölyesi de bulunduran Dormen Akademi adlı kuruluşun onursal başkanıdır ve dersler vermektedir. Akademinin çalışmalarını sürdürdüğü Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde bir salona adı verilmiştir.

Dormen’in hayatı, yönetmenliğini Selçuk Metin’in üstlendiği, senaryosunu Zeynep Miraç’ın kaleme aldığı “Yaparsın Şekerim” (2022) adlı belgesele konu oldu.

Tiyatro oyunları

  1. Almanya’dan Bir Yar Gelir
  2. Altın Yumruk
  3. Amphitryon 2000
  4. Arapsaçı
  5. Ayı Masalı
  6. Beş Parmak
  7. Beşten Yediye
  8. Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra
  9. Bir Kış Masalı
  10. Bir Kış Öyküsü (Buzlar Çözülmeden)
  11. Bit Yeniği
  12. Bu Filmi Görmüştüm
  13. Bu Oyun Başka Oyun
  14. Çikolata Asker
  15. Çılgın Sonbahar
  16. Dün Gece Yolda Giderken Çok Komik Bir şey Oldu
  17. Elden Ele
  18. Evimizdeki Hayat
  19. Gençliğin Tatlı sesi
  20. Gigi
  21. Günaydın Mr. Weill
  22. Hastalık Hastası
  23. Hisseli Harikalar Kumpanyası
  24. İkinin Biri
  25. Kantocu
  26. Kare As
  27. Karma Karışık
  28. Kaç Baba Kaç
  29. Komik Para
  30. Lüküs Hayat
  31. Müfettiş
  32. Muhteşem İkili
  33. Nerdeyse Kadın
  34. Nice Yıllara (oyun)
  35. Onlar Ermiş Muradına
  36. Papaz Kaçtı
  37. Paramparça
  38. Ağa ile Uşağı Matti
  39. Sevgilime Göz Kulak Ol
  40. Sokak Kızı İrma
  41. Sözde Melekler
  42. Şahane Düğün
  43. Şahane Züğürtler (Tovarisch)
  44. Yukarıda Biri mi Var
  45. Zafer Madalyası

Ödülleri

  • 1966, 3. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Film & En İyi Senaryo “Bozuk Düzen”
  • 1967, 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Komedi Filmi “Güzel Bir Gün İçin”
  • 1998, Devlet Sanatçısı
  • 2006, İstanbul Tiyatro Festivali, Onur Ödülü
  • 2014, Tiyatro Eleştirmenleri Birliği, Onur Ödülü
  • 2014: Altın Portakal Film Festivali – Yaşam Boyu Onur Ödülü
  • 2015, İTÜ EMÖS Başarı Ödülleri
  • 2017, YEKÜV Vasfi Rıza Zobu Tiyatro Ödülü, Onur Ödülü
  • 2018, Rotary Türkiye, Meslek Hizmet Ödülü
  • 2018, 2. Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri, Onur Ödülü
  • 1929 – Hugo Claus, Flaman romancı, şair, oyun yazarı, ressam ve film yönetmeni (ö. 2008)
  • 1929 – Ivar Giaever, Norveçli fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi
  • 1929 – Nigel Hawthorne, İngiliz aktör (ö. 2001)
  • 1930 – Recai Kutan, Türk siyasetçi (ö. 2024)
Recai Kutan
Recai Kutan, 2009
Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Görev süresi
28 Haziran 1996 – 30 Haziran 1997
Başbakan Necmettin Erbakan
Yerine geldiği Hüsnü Doğan
Yerine gelen Cumhur Ersümer
Türkiye İmar ve İskân Bakanı
Görev süresi
21 Temmuz 1977 – 5 Ocak 1978
Başbakan Süleyman Demirel
Yerine geldiği Erol Tuncer
Yerine gelen Ahmet Karaaslan
Türkiye Büyük Millet Meclisi
16., 20. ve 21. Dönem Milletvekili
Görev süresi
8 Ocak 1996 – 1 Ekim 2002
Seçim bölgesi 1995 – Malatya
1999 – Malatya
Görev süresi
13 Haziran 1977 – 12 Eylül 1980
Seçim bölgesi 1977 – Malatya
Kişisel bilgiler
Doğum Mehmet Recai Kutan
5 Nisan 1930
Malatya, Türkiye
Ölüm 7 Ekim 2024 (94 yaşında)
Ankara, Türkiye
Defin yeri Karşıyaka Mezarlığı, Ankara
Partisi Millî Selamet Partisi
(1973-1980)
Refah Partisi
(1983-1998)
Fazilet Partisi
(1998-2001)
Saadet Partisi
(2001-2024)
Evlilik(ler)
Mebrure Kutan
(e. 1954; ö. 2009)
Takma adı “Ağabey”

Mehmet Recai Kutan (5 Nisan 1930, Malatya – 7 Ekim 2024, Ankara), Necmettin Erbakan’ın en yakın çalışma arkadaşlarından ve Millî Görüş Hareketi’nin önde gelen isimlerinden olan Türk siyasetçidir.

Hayatı

İsmail Kutan ve Hatice Kutan’ın oğlu olarak 5 Nisan 1930’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Malatya’da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nden 1952 yılında mezun oldu. 1952-1969 yılları arasında Devlet Su İşleri’nde çalıştı.

1969’da Türk Mühendislik Müşavirlik Anonim Şirketi’ni kurdu. 1974-1980 yılları arasında MSP Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle siyasi çalışmaların içerisinde oldu.

1977 seçimlerinde, Millî Selamet Partisi’nden Malatya milletvekili, 1977 koalisyon hükûmetinde imar ve iskân bakanı olarak görev aldı. 12 Eylül Darbesi’nden sonra diğer MSP yöneticileriyle beraber 9,5 ay hapis yattı.

1983’ten sonra kurulan Refah Partisi’nin genel başkan yardımcısı oldu ve Refah Partisi’nin Malatya milletvekili olarak meclise girdi. 1996-1997 yılları arasında 54. Hükümet’te enerji ve tabii kaynaklar bakanı olarak görev yaptı.

Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından yeni kurulan Fazilet Partisi’nin genel başkanlığına seçildi. 1999 genel seçimleri sonucu meclise girdi. Rahşan Affı’na destek verdi, 21 Aralık 2000’de yapılan oylamada kabul oyu verdi.

Fazilet Partisi’nin de kapatılmasıyla, 2001 yılında Saadet Partisi’nin kurucuları arasında bulundu ve kurucu genel başkanlık görevini üstlendi. Sürdürdüğü genel başkanlık görevini, 11 Mayıs 2003 tarihinde yapılan 1. Olağan Kongrede Necmettin Erbakan’a devretti. Ancak 29 Aralık 2003’te Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Necmettin Erbakan’ın kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle görevlerinden ayrılmasını istedi. Bunun üzerine Erbakan, 30 Ocak 2004’te parti üyeliğinden ve genel başkanlıktan istifa etti. Bu tarihten itibaren Recai Kutan, genel başkanlık görevini vekaleten yürütmeye başladı. Kutan, 8 Nisan 2006’da yapılan 2. Olağan Kongre’de, genel başkanlık görevini bu sefer seçimle üstlendi. 2007 genel seçimlerinden sonra genel başkanlık görevini, 26 Ekim 2008 tarihinde yapılan 3. Olağan Kongrede Numan Kurtulmuş’a devretti.

Recai Kutan, Saadet Partisi Yüksek İstişâre Kurulunda üyeliğinin yanı sıra, yine kurucuları arasında yer aldığı Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezinin genel başkanlığını da yürütmekteydi.

1954 yılında Mebrure Hanım ile evlenmiş ve bu evlilikten İsmail, Abdülaziz Murat ve Ahmet isimli üç çocuğu olmuştur. Eşi Mebrure Kutan kanser nedeniyle 12 Kasım 2009’da, 74 yaşında öldü.

Ankara’daki Güven Hastanesi’nde 3 hafta boyunca enfeksiyon tedavisi gören Kutan, 7 Ekim 2024 tarihinde, 94 yaşında öldü. Kutan’ın cenazesi, 8 Ekim’de öğle namazından sonra Ankara Karşıyaka Ahmet Efendi Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığındaki aile kabristanlığına defnedildi.

  • 1931 – Genival Lacerda, Brezilyalı forró şarkıcısı ve söz yazarı (ö. 2021)
  • 1933 – Feridun Buğeker, Türk millî futbolcu (ö. 2014)
  • 1937 – Colin Powell, Amerika Birleşik Devletleri eski Dışişleri Bakanı (ö. 2021)
  • 1942 – Pascal Couchepin, İsviçreli politikacı
  • 1942 – Peter Greenaway, Galli yönetmen, ressam ve roman yazarı
  • 1945 – Cem Karaca, Türk müzisyen ve besteci (ö. 2004)
Cem Karaca
Genel bilgiler
Unvanı Cem Ağabey
Doğum Muhtar Cem Karaca
5 Nisan 1945
Bakırköy, İstanbul, Türkiye
Ölüm 8 Şubat 2004 (58 yaşında)
Bakırköy, İstanbul, Türkiye
Tarzlar Anadolu rock, progresif rock, senfonik rock, protest müzik, rock and roll (ilk yıllar)
Meslekler Şarkıcı, besteci, söz yazarı, oyuncu
Etkin yıllar 1961-2004
Semra Özgür
(e. 1965; b. 1966)
(e. 1993; b. 2000)
Meriç Başaran
(e. 1968; b. 1970)
Feride Balkan
(e. 1972; b. 1989)
İlkim Erkan
(e. 2001; ö. 2004)
Çocukları Emrah Karaca
İlişkiler Apaşlar (1967-1969)
Kardaşlar (1970-1972)
Moğollar (1972-1974)
Dervişan (1974-1977)
Edirdahan (1978-1979)
Die Kanaken (1983-1987)
Kadıköy Moda’da Cem Karaca Heykeli

Muhtar Cem Karaca (d. 5 Nisan 1945, İstanbul – ö. 8 Şubat 2004, İstanbul), Türk rock müziği sanatçısı, söz yazarı, besteci, tiyatrocu ve sinema oyuncusu. Anadolu rock türünün kurucularındandır. Birçok grupla (Apaşlar, Kardaşlar, Moğollar ve Dervişan) çalışmış, grupların kurucu ve yöneticisi olmuş, güçlü bir rock kültü yaratılmasının öncülerinden olmuştur.

Çocukluğu

Babası Azerbaycan asıllı Mehmet Karaca ve annesi Ermeni asıllı Toto Karaca (İrma Felekyan) olan Cem Karaca, sanatla iç içe büyüdü. Orta öğrenimini Robert Lisesi’nde yapan Cem Karaca, sanatçı bir çiftin çocuğuydu. Müzikle ilk tanışması annesinin teyzesi Rosa Felekyan’ın Cem Karaca’ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesiyle oldu. Kolej yıllarındayken dünyadaki popülaritesini arttıran rock müziğine ilgi duydu. Kız arkadaşlarını etkilemek ve arkadaşlarının taleplerine uyum sağlamak için dönemin rock yıldızlarının şarkılarını seslendirdi. Ses yeteneğini ise annesi Toto Karaca fark etti.

Müzik kariyeri

İlk yılları

1962’ye girerken Beyoğlu Spor Kulübü’nde arkadaşlarının isteği üzerine şarkı söyledi. Arkadaşları ile sahne alan Karaca, daha sonra grup kurmaya karar verdi. Gruba o dönemin ünlü sanatçılarından İlham Gencer destek oldu. Cem Karaca’nin ilk grubu 1963’te Dinamikler adıyla kuruldu. Seslendirme sanatçısı Fikri Çöze’nin jübile konserinde performans sergilediler. Babası hâlâ Karaca’nın müzik yapmasına karşıydı. Hatta babası konserlerde onu yuhalatmıştı ancak Karaca bunlara rağmen müziği bırakmadı. Sonrasında “Bu toprakların müziğini yap” diyerek oğlunu telkin etti. Grup olarak Elvis Presley gibi ünlü rock and roll sanatçılarının klasiklerini yorumluyorlardı. 1963’ün sonunda grup dağıldı. Kısa bir süre “Cem Karaca ve Bekledikleriniz” adlı bir grupta çaldı. Bu gruptan kısa bir süre sonra ise Gökçen Kaynatan’ın orkestrasında çaldı ancak bu beraberlik de uzun sürmedi. Aynı sene “Cem Karaca ve Jaguarlar Grubu” kuruldu. 1965’te Altın Mikrofon yarışmasına başvurdular ancak ön elemeyi geçemediler. Karaca, 1965’te ilk evliliğini tiyatro sanatçısı Semra Özgür ile yaptı. Evlendikten 3 gün sonra Karaca, askere gitti. Askerliğine 1965 Kasım’ında Antakya 121. Jandarma Er Eğitim Alayı’nda başladı. Bu dönemde Karaca, Anadolu kültürünü tanımaya başladı. Türk ozanlarından Aşık Mahzuni Şerif ile tanıştı.

Apaşlar dönemi

Cem Karaca, askerlik sonrası Şubat 1967’de gitarist Mehmet Soyarslan’ın kurduğu Apaşlar grubu ile tanıştı. Apaşlar daha önceleri batı tarzı müzik yapmaktaydı ancak Karaca ile tanıştıktan sonra müzik daha doğuya döndü. Karaca, grup ile birlikte Altın Mikrofon 1967’ye katıldı. Yarışmaya katıldıkları Emrah şarkısı Erzurumlu Emrah’ın şiirine yapılmış bir Karaca bestesiydi. Yarışmada Karaca’nın grubu ikinci oldu ancak birinci olan gruptan daha çok ilgi gördüler. Cem Karaca ve Apaşlar, 1968’de Almanya’ya gidip Ferdy Klein Orkestrası ile 45’likler kaydetti. Bu dönemde Soyarslan şarkısı “Resimdeki Gözyaşları”, Karaca’nın Emrah’tan sonraki ikinci hit parçası oldu. Bu plak sonrası büyük bir Türkiye turnesi oldu. Almanya’da konserler devam etti ve grubun yurt dışına açılma hedefi doğrultusunda İngilizce bir 45’lik kaydedildi. Bu plakta Resimdeki Gözyaşları ve Emrah şarkılarının İngilizce versiyonları yer aldı. Bu dönemde Cem Karaca, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran ile evlendi. Sene sonunda Milliyet’in 1968’in “En Sevilen Erkek Şarkıcıları” anketinde 4. oldu. “Yılın Melodileri” anketinde ise Resimdeki Gözyaşları Türkçe şarkılar arasında 3. oldu. Türkçe ve yabancılar karışık listede ise Resimdeki Gözyaşları dokuzuncu, Cem Karaca bestesi “Ümit Tarlaları” ise 24. oldu.

1969’da grup içinde fikir ayrılıkları ortaya çıkmaya başladı. Cem Karaca, müziğini daha politik bir yöne taşımak isterken, Soyarslan bu değişime sıcak bakmıyordu. “Bu Son Olsun / Felek Beni” plağından sonra grup dağıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Bunalım grubunun prodüktörlüğünü ve menejerliğini yapmaya başladı. İlk 45’likleri “Taş Var Köpek Yok / Yeter Artık Kadın” şarkılarının ikisinin de söz ve bestesinde Cem Karaca’nın da adı geçmiştir. Bu 45’likten sonra bu işi bırakan Karaca, grubun bateristi Hüseyin Sultanoğlu’nu kendi grubu olan Kardaşlar’a almıştır.

Kardaşlar dönemi

Apaşlar dönemi bittikten sonra grup müziğine devam etmek isteyen Karaca, Apaşlar’ın bas gitaristi Seyhan Karabay ile Kardaşlar grubunu kurdu. 1970’in başında grup üyelerinde birçok değişiklikler oldu. Grup üyeleri sabitlendikten sonra, Almanya’da kayıt yapmaya karar verdiler ancak çıkan bir salgın yüzünden, Karaca ve Kardaşlar birlikte Almanya’ya gidemedi. Bu yüzden Cem Karaca, tek başına Köln’e gitti. Apaşlar sonrası yaşadığı müzikal aradan sonra burada kendi besteleri ve Anadolu türkülerini yine Ferdy Klein orkestrası ile kaydetti. 4 tane 45’lik yayınlandı. Amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.

1970 Kasım’ında ise Karaca ve Kardaşlar “Dadaloğlu / Kalender” 45’liğini yayınladı. “Dadaloğlu”, Karaca’nın bir başka hit şarkısı oldu. Bu türkü ayrıca Karaca’nın sola doğru kayışının da bir gösteresi olmuştu. Mart 1971’de Cem Karaca’nın Trabzon’da verdiği bir konserde meydana gelen patlamalar sonucu üç bomba infilak etti ve 30 kişi yaralandı. Aynı yıl Rum piskopos III. Makarios, Kıbrıs Fuarı’nda Türk pavyonunu gezerken, Dadaloğlu şarkısı çalınmıştı. 1971’de Cem Karaca ve Kardaşlar 4 tane 45’lik çıkardı.

Aynı yıl Cem Karaca, tiyatro müziği alanında da bir çalışma yaptı. Ben Jonson’un yazdığı ve Ülkü Tamer’in Türkçeye çevirdiği Püsküllü Moruk adlı oyunun müziklerini besteledi ve Kardaşlar ile birlikte kaydetti. Grup, şarkıları tiyatro oyuncularına örnek olması amacıyla kaydederken, vokalleri Cem Karaca ve annesi Toto Karaca seslendirdi. Ancak oyun beklenen ilgiyi görmedi ve kısa süre içinde sahnelenmekten vazgeçildi. Cem Karaca ve Kardaşlar’ın bu kayıtları yıllar sonra, 2007’de yayınlandı.

1972’ye Cem Karaca ödülle başladı. Hey Dergisi tarafından “1971’in en iyi erkek şarkıcısı” seçildi ve Hey’in turnesine katıldı. Ancak Kardaşlar gitaristi Seyhan Karabay ile anlaşmazlıklar baş gösterdi ve Karaca, Kardaşlar ile yollarını ayırdı. Bu sırada eşi benzeri görülmemiş bir değiş-tokuş meydana geldi. Cem Karaca, Kardaşlar’dan ayrılıp Anadolu Rock’ın güçlü sesi Moğollar’la birleşirken Kardaşlar da Moğollar’la anlaşamayan Ersen Dinleten’i gruplarına dâhil etti.

Moğollar dönemi

Cem Karaca ve Moğollar birleştikten bir ay sonra Kasım 1972’de Hey dergisi için verdikleri konserde ilk kez sahne aldılar. Yıl sonunda Milliyet’in anketinde Cem Karaca en iyi erkek şarkıcılar listesinde 2. oldu. Moğollar ise en iyi yerli topluluk seçildi. Hey Dergisi’nde ise ikisi de kendi dallarında 1. seçildiler.

1973’te “Obur Dünya / El Çek Tabip” 45’liği yayınlandı. Ancak grubun asıl başarısı 1974’ün başında kaydedilen “Namus Belası” şarkısı ile kazanıldı. Şarkı çok popüler oldu, öyküsü Hey dergisinde çizgi roman olarak yayınlandı. Ancak bu plak sonrası Cahit Berkay çalışmalarını Fransa’da devam ettirmeye karar verince Cem Karaca ve Moğollar yollarını ayırdı.

Dervişan dönemi

Moğollar’dan ayrılan Cem Karaca, önce Fransa’ya gitmeyen Moğollar elemanları Mithat Danışan ve Turhan Yükseler ile “Karasaban” grubunu kurdu ama bu grup uzun ömürlü olmadı. Karaca, Mart 1974’te Dervişan grubunu kurdu. Grup ilk konserlerinden birini Kıbrıs harekâtından sonra Hava Kuvvetleri’ne yardım konserinde verdi.

Şubat 1975’te Cem Karaca’nın en önemli eserlerinden biri olan “Tamirci Çırağı” yayınlandı. Bu şarkıdaki “İşçisin sen, işçi kal” söylemi Cem Karaca’nın siyasi duruşunu da ilk kez bu kadar açık gösteriyordu. 1975’in sonunda “Mutlaka Yavrum Kavga” 45’liği yayınlandı. 45’liğin ilk şarkısı Mutlaka Yavrum, Filistin Kurtuluş Örgütü için hazırlanmıştı ve 2 farklı Türkçe versiyonunun dışında piyasaya yayınlanmamış İngilizce ve Arapça versiyonları da vardı. 1976’nın başında TRT’de yayınlanacak olan “Kavga” şarkısı son anda nedeni açıklanmayan bir sebepten dolayı programdan çıkarıldı. Aynı yıl Cem Karaca, Hey dergisi tarafından bir kez daha en iyi erkek şarkıcı seçildi.

1977’de Cem Karaca, artan siyasi gerginlikle birlikte, gitgide daha önemli bir figür oluyordu. Aydın’da verdikleri bir konserde CHP İl Başkanı aşırı solcular tarafından dövüldü. Urfa’da verilen bir konserden sonra Dervişan gitaristi Taner Öngür ve bateristi Sefa Ulaştır saldırıya uğradı. Öngür daha sonra bu nedenlerle gruptan ayrıldı. Cem Karaca bu sene tamamı yeni şarkılardan oluşan ilk uzunçaları Yoksulluk Kader Olamaz’ı yayınladı. Bu albümde Karaca besteleri dışında, ünlü şairlerin şiirleri de bulunmaktaydı. Cem Karaca ve Dervişan, 1978’in başında 1 Mayıs plağından sonra yollarını ayırdılar.

Edirdahan dönemi ve 12 Eylül Darbesi

Cem Karaca, Dervişan sonrası çoğu Kurtalan Ekspres’ten olmak üzere bir müzik grubu kurdu. Adını da Türkiye’nin iki ucu olan Edirne ve Ardahan’dan esinlenerek Edirdahan koydu. Ancak grup 20 gün sonra Kurtalan Ekspres elemanlarının eski gruplarına dönmesiyle eleman değişikliğine gitmek zorunda kaldı. 1978’de Cem Karaca, Edirdahan ile kaydettiği ilk ve son teklisi Safinaz’ı yayınladı. Bu plak Türkiye’de daha önce hiç görülmemiş olan 18 dakikalık bir rock operaydı. Safinaz adlı bir kızın kötü yola düşmesini anlatıyordu. Teklinin diğer şarkıları da Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirlerinin besteleriydi. Cem Karaca, 1979’da Londra’daki dünyaca ünlü Rainbow Arena’da konser verme başarısı gösterdi.

1979’da grup dağıldı, Cem Karaca da uzun yıllar sonra ilk kez yanında bir grup olmadan solo olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde ayrıca Almanya’ya taşındı. Çoğu Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri olan Hasret albümünü yayınladı. Mart 1980’de Sıkıyönetim Mahkemesi’nde Karaca’nın “1 Mayıs” plağı “komünizm propagandası” nedeni ile yargılanmaya başladı. Bu davada şarkıcı Cem Karaca, şarkının bestekârı Sarper Özsan ve plak şirketi sahibi Ali Avaz da suçlanıyordu. Cem Karaca, bu dönemde Avrupa turnesine başlamıştı. Dava başladıktan kısa bir süre sonra da babası Mehmet Karaca’yı kaybetti. Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.

Almanya yılları

12 Eylül darbesi sonrası Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından Melike Demirağ, Selda Bağcan, Şanar Yurdatapan ve Sema Poyraz ile birlikte Cem Karaca da yurda çağrıldı. 13 Mart 1981’e kadar süre tanındı. Bonn’da yaşayan Cem Karaca, yurda dönmek için ek süre istedi. 15 Temmuz 1982’ye kadar Cem Karaca’nın süresi uzatıldı ancak Karaca, Türkiye’ye dönmeyeceğini belirtti ve süresi dolduktan sonra ise 6 Ocak 1983’te Yılmaz Güney ile aynı gün Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

Cem Karaca, bir yandan da müzik hayatına devam etti. Almanya’daki müzisyen arkadaşı Fehiman Uğurdemir ve Ralf Mähnhöfer ile birlikte 1982’de Bekle Beni albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oğluma”, “Alamanya Berbadı” ve “Bekle Beni” gibi şarkılar Karaca’nın ülkesine duyduğu özlemi göstermekteydi. Bu albüm Karaca’nın vatandaşlıktan çıkarıldığı için medyada yer alamamasından dolayı çok fazla bilinmedi. 1984’te ise bir şarkısı dışında tüm şarkıları Almanca olan Die Kanaken albümünü yayınladı. Bu albüm Alman oyun yazarları Henry Böseke ve Martin Burkert tarafından göçmen Türklerin Almanya’da yaşadıkları zorlukları anlatmaktaydı. Ayrıca albüm bir tiyatro oyununa da çevrildi. Karaca, albüm yayınlandıktan sonra Alman televizyonlarında albümün adı olan Die Kanaken olarak sahne aldı ve albümü tanıttı.

Türkiye’ye dönüş

1985’te Karaca, arkadaşı Mehmet Barı aracılığıyla Başbakan Turgut Özal ile görüşerek, ülkeye geri dönme isteğini bildirdi ve Münih’e gelen Özal ile konuştu. Özal’ın olumlu yanıt vermesi ile hukuki işlemler başlatıldı. Yıl sonunda vatandaşlıktan çıkarılmasına sebep olan davadan beraat etti. 1987’de de hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı kaldırıldı. 29 Haziran 1987’de Cem Karaca, Türkiye’ye döndü. Aynı yıl Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar albümünü çıkardı. Bu albüm o senenin en çok satan albümlerinden biri oldu. 1988’de bu albümü Töre takip etti. Bu albüm sonrası Cem Karaca, yasaklı olduğu TRT ekranlarına da çıkmaya başladı.

1990’lar

Cem Karaca, arkadaşı Uğur Dikmen ve Cahit Berkay ile müzikal ortaklık kurarak Yiyin Efendiler albümünü yayınladı. Bu albümdeki “Oh be” şarkısında, kendisini “dönek” diye adlandıranlara cevap olarak “Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba döndüm işte oh be” diyerek cevap verdi. 21 Temmuz 1990’da sözlerini kendi yazıp, bestesini Cahit Berkay’ın yaptığı Kahya Yahya şarkısı ile Altın Güvercin en iyi şarkı ödülünü kazandı. Bu dönemde Sosyaldemokrat Halkçı Parti için konserlere çıktı.

Karaca, 1992’de UNICEF için hazırlanan ve İbrahim Tatlıses, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı, Leman Sam, Fatih Erkoç gibi ünlü isimler korosunun seslendirdiği “Sev Dünyayı” şarkısının sözlerini yazdı ve koroda da yer aldı. 22 Temmuz 1992’de annesi Toto Karaca öldü. Yılın sonlarına doğru Dikmen ve Berkay ile ikinci çalışması olan Nerde Kalmıştık? albümünü yayınladı. “Raptiye Rap Rap” ve “Islak Islak” besteleri ile büyük başarı yakaladı.

Bu albümden sonra Cem Karaca, bir süre müzikle aktif olarak ilgilenmedi. 1994’te TRT’de Raptiye adlı programı sundu. 1995’te ise Flash TV’de Cem Karaca Show’u, 1996’da aynı kanalda “Efendime Söyleyeyim” programını yaptı. 95’te bir sanatçı grubu ile Bosna-Hersek’e gidip, savaş sonrası zor durumda olan Bosnalılara destek verdi.

Sanatçının müziğe geri dönüşü 1997’nin sonunda vizyona giren Ağır Roman ile oldu. Filmin yapımcısı, eski Apaşlar gitaristi ve Karaca’nın dostu Mehmet Soyarslan’nın yazdığı, 1968’de Cem Karaca’ya ün getiren “Resimdeki Gözyaşları”nı, Karaca film için yeniden kaydetti. Filmin ana müziği olan parça, Karaca’yı tekrar müzik piyasasına soktu. Eski plak şirketi, izinsiz olarak “The Best of Cem Karaca” serisini piyasaya sürdü.

1999’da Türk rock müziğinin duayenleri olan Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Ahmet Güvenç ve Uğur Dikmen’in desteğiyle “Bindik Bir Alamete…” isimli albümünü çıkardı. 2000’de Cem Karaca’nın da rol aldığı Kahpe Bizans’ın müziklerinin bazılarını seslendirdi. Bu filmin de yapımcısı olan Soyarslan’ın yazıp Apaşlar zamanında Dede Korkut’tan esinlenip Sadık Bütünay ile kaydettiği ama yayınlamadığı şarkıları Cem Karaca seslendirdi. Bu eserlerden sonra ölümüne dek birkaç şiir albümünde konuk sanatçı oldu.

Son çalışmaları

Şubat 2001’de Murat Töz, Barış Göker ve Cengiz Tuncer ile Cem Karaca Trio olarak sahne almaya başladı. Mayıs 2001’de ise Barış Manço’nun ölümü ile vokalistsiz kalan Kurtalan Ekspres ile beraber çalmaya başladı. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu Konserleri’nde sahne aldılar. 2002’de Yol Arkadaşları adlı grubu kurup yine onlarla sahne aldı. Ölümünden önce kaydettiği son şarkılar ancak ölümünden kısa süre sonra yayınlandı. İlk önce “Hayvan Terli” teklisi yayınlandı. Mehmet Eryılmaz’ın bu şarkısına Karaca’nın bir bar programında bu şarkıyı söylerken ki görüntüleri ile klip çekildi. Mayıs 2005 tarihinde, ölümünden 10 gün önce (2004) Mahsun Kırmızıgül ile kaydettiği “Hayat Ne Garip?”, Kırmızıgül’ün Sarı Sarı albümünde yayınlandı. Karaca ve Kırmızıgül’ün stüdyodaki görüntülerinden oluşan bir klip yayınlandı. Haziran 2005’te ise Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı şarkıların yeni yorumlarından oluşan “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde Yeni Türkü’nün “Göç Yolları” eserini yorumladı.

2005 yılında Yavuz Bingöl, Edip Akbayram, Manga, Teoman, Deniz Seki, Volkan Konak, Haluk Levent, Suavi, Ayhan Yener, Tuğrul Arseven tarafından yorumlanan Cem Karaca şarkılarından oluşan Mutlaka Yavrum albümü yayınlandı. Bu albüm daha önce yayınlanmamış İngilizce bir Cem Karaca şarkısı da içeriyordu. Ölümünün 6. yılında Beyaz Show’da daha önce kaydedip yayınlamadığı “Karagözlüm” adlı şarkı ilk kez gün yüzüne çıkmıştır.

Tiyatro ve sinema kariyeri

Kadıköy Caferağa mahallesindeki Cem Karaca sokağı

1961’de Hamlet’te oynayarak tiyatroya ilk adımını attı. 1964’te Münir Özkul’un oynadığı General Çöpçatan oyunu ilk büyük tiyatro çalışması oldu. 1965’te askerliği sırasında askeriyede Cahit Atay’ın Pusuda ve Aziz Nesin’in Toroslar Canavarı oyununu yönetti ve oynadı. Aynı dönem İstanbul Tiyatrosu’nda sergilenen “Anahtarı Bendedir” adlı oyunu Türkçeye çevirdi ve oynadı.[3] Uzun bir süre tiyatroya ara veren ve Püsküllü Moruk oyununun müziklerini yapmak dışında tiyatroyla ilgilenmeyen Karaca, 1987’de Almanya’da çıkardığı Die Kanaken albümündeki şarkıların işlendiği Ab in den Orient-Express oyununun Kuzey Ren Westfalya Eyalet Tiyatrosu’nda oynanan “Die Kanaken” adlı versiyonunda annesi Toto Karaca ile beraber oynadı. Yine Almanya döneminde Münih Halk Tiyatrosu’nda Nâzım Hikmet’in Şeyh Bedrettin Destanı oyununu yönetti. Cem Karaca, 1970’te ilk ve tek başrol filmi olan Kralların Öfkesi’nde oynadı. Yücel Uçanoğlu’nun yazıp yönettiği yerli western tarzı bu filmde Murat Soydan ile başrolü oynayan Cem Karaca, Camgöz adlı bir kovboyu canlandırdı. Ancak bu film çok başarılı olmadı. Uzun süre beyaz perdeden uzak duran Karaca, 1999’da Kahpe Bizans da Karaca Abdal adlı bir ozan rolünde rol aldı ve filmin müziklerinden bazılarını seslendirdi. Karaca, 1990’da Bir Milyara Bir Çocuk adlı Müjdat Gezen dizisinde rol aldı. Bunun dışında 2001’de Yeni Hayat adlı dizide onur konuğu olarak yer aldı. Aynı sene Avcı adlı dizide Dem Baba rolünü oynadı.

Ölümü

8 Şubat 2004 sabahında, solunum ve kalp yetmezliğine bağlı olarak ağır bir kalp krizi geçirdi. Uygulanan tüm müdahalelere rağmen kaldırıldığı Bakırköy Acıbadem Hastanesi’nde 58 yaşındayken hayatını kaybeden Karaca’nın ölüm nedeni, hastane tarafından yapılan açıklamada kalp ve solunum durması olarak belirtildi. 9 Şubat 2004’te ikindi vaktinde Üsküdar Seyyit Ahmet Deresi Camii’nde (İranlılar Mezarlığı) kılınan cenaze namazın ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda babası ile aynı mezara defnedildi. Cenaze törenine ise Erol Büyükburç, Erkin Koray, Muhsin Yazıcıoğlu, Kayahan, Mustafa Sarıgül, Haluk Levent, Kenan Işık, Edip Akbayram, Ahmet Güvenç, Berkant, Sezen Cumhur Önal, Nejat Yavaşoğulları ve Necdet Mahfi Ayral gibi isimler katıldı.

Özel hayatı

Cem Karaca ilk evliliğini 22 Aralık 1965’te Semra Özgür ile yaptı. Özgür, Karaca’nın annesi gibi bir tiyatro sanatçısıydı. Bu evlilik fazla uzun sürmedi. Karaca, 1968’in sonunda yine bir tiyatro sanatçısı olan Meriç Başaran ile bir ilişki yaşamaya başladı. Ekim 1968’de Karaca ikinci evliliğini Başaran ile yaptı. Bu evlilik de 2 yıl sürdü. Üçüncü evliliğini Feride Balkan ile 21 Ağustos 1972’de yaptı. 1976’da çiftin oğulları Emrah Karaca dünyaya geldi. Çift, Cem Karaca’nın Almanya’da zorunlu yaşama döneminde ayrıldı. 5 Temmuz 1993’te Cem Karaca, dördüncü evliliğini ilk eşi Semra Özgür ile yaptı. Cem Karaca’nın son evliliği ise İlkim Erkan ile oldu.

Karaca’nın ölümünden sonra Karaca’nın çocuğunun annesi Feride Balkan ve son eşi İlkim Erkan arasında sorunlar yaşandı. İlkim Karaca, Karaca’nın çocukluğunda geçirdiği bir kaza sonucu kısır olduğunu, bu yüzden Emrah Karaca’nın onun oğlu olmadığını iddia etti. Mahkeme kararı ile Cem Karaca’nın mezarı açılıp DNA örnekleri alındı. DNA testi sonucu Emrah’ın Cem Karaca’nın oğlu olduğu tespit edildi. Bu olaydan sonra Balkan ve Emrah Karaca, İlkim Karaca’ya açtıkları hakaret davasını kazandı. İlkim Karaca daha sonra “Cem Karaca ve Barış Manço kardeştiler” iddiası ile medyada yer buldu.

2024 yılında Cem Karaca’nın Gözyaşları adında biyografik film vizyona girdi. Bu film doğumundan Türkiye’ye geri dönüşüne kadar olan hayatından kesitler içermektedir. Film son eşi İklim Karaca’nın telif iddiası üzerine vizyondan çekildi. Sonrasında kendisiyle evlenmeden önceki dönemi içerdiği için yasak kaldırılarak tekrar gösterime sokuldu. Ayrıca Amazon Prime platformunda yayınlanmaktadır.

Diskografi

Filmografi

  • 1970: Kralların Öfkesi
  • 1999: Kahpe Bizans
  • 2001: Avcı – Dizi
  • 2001: Yeni Hayat

Ödülleri

100’ün üzerinde plaket ve ödüllerden bazıları;

  • 1967: Altın Mikrofon yarışması: Emrah adlı eserin bestesi ile ikincilik ödülü. (Cem Karaca ve Apaşlar)
  • 1971: Hey dergisi: Dadaloğlu ile birincilik ödülü. (Cem Karaca ve Kardaşlar)
  • 1972: Hey Yılın Müzik Oskarları: “Yılın Erkek Sanatçısı”
  • 1974: Hey dergisi: “Yılın Bestesi” – Namus Belası
  • 1974: Demokrat İzmir: “Yılın Plağı” – Namus Belası (Cem Karaca ve Moğollar)
  • 1975: Hey Yılın Müzik Oskarları: “Yılın Erkek Sanatçısı”
  • 1975: Altın Kelebek: Türk Batı Müziğinde “Yılın Erkek Şarkıcısı” ödülü
  • 1975: Ses dergisi: “Yılın Batı Müziği Sanatçısı”
  • 1976: TGS İzmir Basın: “Yılın Erkek Sanatçısı”
  • 1976: TGS İzmir Basın: “Başarılı Plak” – Kavga (Cem Karaca ve Dervişan)
  • 1977: TGS İzmir Basın: “Yılın Topluluğu” – Dervişan
  • 1977: TGS İzmir Basın: “Yılın Erkek Sanatçısı”
  • 1990: 4. Altın Güvercin şarkı yarışması: “Yorumcu ödülü” – Kahya Yahya
  • 1990: 4. Altın Güvercin” şarkı yarışması: “Söz Yazarı Ödülü” – Kahya Yahya
  • 1993: Raks, Popsav ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlediği “Türk Pop Müziğinde 35 Yıl”: “Yılın bestesi ödülü” – Namus Belası
  • 1995: Bahçelievler Belediyesi: Basın ödülü
  • 1999: Avrupa Gençlik Festivali “Kuzey Yıldız”
  • 2000: Gazeteci ve Yazarlar Vakfı: Çeyrek asrı aşan gurur tablosu
  • 2001: Burç FM: Onur Ödülü
  • 1945 – Steve Carver, Amerikalı film yapımcısı, yönetmen ve fotoğraf sanatçısı (ö. 2021)
  • 1946 – Björn Granath, İsveçli oyuncu (ö. 2017)
  • 1946 – Yavuz Turgul, Türk sinema filmi yönetmeni, senarist ve gazeteci
  • 1949 – Judith Resnik, Amerikalı mühendis ve NASA astronotu (ö. 1986)
  • 1949 – Dominique Rouits, Fransız müzisyen, orkestra şefi
  • 1950 – Ann C. Crispin, Amerikalı yazar (ö. 2013)
  • 1950 – Agnetha Fältskog, İsveçli pop şarkıcısı, besteci ve yapımcı (ABBA)
  • 1950 – Toshiko Fujita, Japon oyuncu, seslendirme sanatçısı ve şarkıcı (ö. 2018)
  • 1950 – Nihat Özdemir, Türk iş insanı
  • 1951 – Nedim Gürsel, Türk yazar
  • 1952 – Mitch Pileggi, İtalyan asıllı Amerikalı oyuncu
  • 1955 – Charlotte de Turckheim, Fransız oyuncu
  • 1956 – Diamond Dallas Page, Amerikalı güreşçi ve oyuncu
  • 1961 – Andrea Arnold, İngiliz film yapımcısı ve eski aktör
  • 1961 – Lisa Zane, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı
  • 1962 – Lana Clarkson, Amerikalı oyuncu (ö. 2003)
  • 1965 – Aykut Kocaman, Türk eski futbolcu ve teknik direktör
  • 1968 – Barış Özatman, Türk atlet
  • 1969 – Diamond D, Amerikalı prodüktör ve rapçi
  • 1970 – Aylin Arasıl, Türk oyuncu
  • 1970 – Yaşar, Türk pop şarkıcısı
  • 1970 – Teresa Tease, Amerikalı pornografik film oyuncusu
  • 1971 – Krista Allen, Amerikalı oyuncu ve manken
  • 1973 – Élodie Bouchez, Fransız sinema ve dizi oyuncusu
  • 1973 – Pharrell, Amerikalı prodüktör, şarkıcı ve rapçi (The Neptunes)
  • 1974 – Sandra Bagarić, Hırvat opera sanatçısı ve oyuncusu
  • 1975 – Juicy J, Amerikalı rapçi, söz yazarı ve yapımcı
  • 1975 – Caitlin Moran, İngiliz yazar, akademisyen, televizyoncu
  • 1976 – Sterling K. Brown, Amerikalı bir oyuncu
  • 1976 – Simone Inzaghi, İtalyan futbolcudur
  • 1976 – Fernando Morientes, İspanyol futbolcu
  • 1976 – Henrik Stenson, İsveçli golfçü
  • 1976 – Valeria Straneo, İtalyan uzun mesafeci
  • 1977 – Daniel Majstorović, İsveçli futbolcudur
  • 1979 – Vlada Avramov, Sırp millî futbolcudur
  • 1979 – Timo Hildebrand, Alman futbolcu
  • 1979 – Mitsuo Ogasawara, Japon eski millî futbolcudur
  • 1979 – Chen Yanqing, Çinli halterci
  • 1980 – Matt Bonner, Amerikalı profesyonel eski basketbolcudur
  • 1980 – Thomas Hitzlsperger, Alman futbolcu
  • 1980 – Mario Kasun, Hırvat millî basketbolcudur
  • 1980 – Joris Mathijsen, Hollandalı futbolcudur
  • 1981 – Marissa Nadler, Amerikalı müzisyen, söz yazarı ve ressam
  • 1981 – Tom Riley, İngiliz oyuncu ve yapımcıdır
  • 1982 – Hayley Atwell, İngiliz-Amerikalı oyuncu
  • 1984 – Marshall Allman, Amerikalı oyuncu
  • 1984 – Dejan Kelhar, Sloven millî futbolcudur
  • 1984 – Shin Min Ah, Güney Koreli oyuncu
  • 1984 – Aram MP3, Ermeni şarkıcı-şarkı yazarı, komedyen, şovmen ve oyuncu
  • 1984 – Cristian Săpunaru, Rumen millî futbolcudur
  • 1984 – Kisho Yano, Japon millî futbolcudur
  • 1985 – Daniel Congré, Fransız futbolcudur
  • 1986 – Charlotte Flair, Amerikalı profesyonel güreşçi
  • 1986 – Eetu Muinonen, Fin futbolcudur
  • 1987 – Fyodor Kudryaşov, Rus millî futbolcudur
  • 1988 – Alisha Glass, Amerikalı voleybolcudur
  • 1988 – Matthias Jaissle, Alman futbolcu ve teknik direktör
  • 1988 – Jon Kwang-ik, Kuzey Koreli millî futbolcudur
  • 1989 – Emre Güral, Türk futbolcu
  • 1989 – Justin Holiday, Amerikalı profesyonel basketbolcu
  • 1989 – Lily James, İngiliz aktris
  • 1990 – Haruma Miura, Japon aktör ve şarkıcı (ö. 2020)
  • 1990 – Rhianna Ryan, Amerikalı pornografik film oyuncusu
  • 1990 – Sercan Yıldırım, Türk eski millî futbolcu
  • 1993 – Scottie Wilbekin, Amerikalı asıllı Türk profesyonel basketbol oyuncusu
  • 1994 – Sei Muroya, Japon milli futbolcu
  • 1995 – Oğuzhan Kayar, Türk futbolcu
  • 1996 – Uğurcan Çakır, Türk milli futbolcu
  • 1997 – Borja Mayoral, İspanyol futbolcu

wikipedia.org

Ayrıca Kontrol Edin

5 Nisanda ölenler

Ölümler 828 – I. Nikeforos, 806 ile 815 yılları arasında Rum Ortodoks Patrikhanesi, 268. patriği olarak görev …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir