27 Martta doğanlar

Doğumlar

  • 1676 – II. Ferenc Rákóczi, Macar bağımsızlık hareketinin önderi (ö. 1735)
  • 1746 – Carl Bonapart, İtalyan avukat ve diplomat (ö. 1785)
  • 1781 – Charles Joseph Minard, Fransız inşaat mühendisi (ö. 1870)
  • 1785 – XVII. Louis, Kral XVI. Louis ile Kraliçe Marie Antoinette’nin ikinci oğlu (ö. 1795)
  • 1797 – Alfred de Vigny, Fransız yazar ve şair (ö. 1863)
  • 1814 – Charles Mackay, İskoç şair, yazar, gazeteci ve şarkı yazarı (ö. 1889)
  • 1822 – Ahmet Cevdet Paşa, Türk devlet adamı (ö. 1895)
Ahmed Cevdet Paşa
Doğum 27 Mart 1822
Lofça, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 26 Mayıs 1895 (73 yaşında)
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Meslek Yazar, hukukçu, tarihçi, devlet adamı, bilim insanı, asker

Ahmed Cevdet Paşa veya Lofçalı Ahmed Cevdet Paşa (Osmanlı: احمد جودت پاشا‎, 27 Mart 1822, Lofça – 26 Mayıs 1895, İstanbul), Osmanlı Devleti’nde on dokuzuncu asırda yetişen Türk devlet ve ilim adamı, tarihçi, hukukçu, şair.

Mecelle‘yi kaleme alarak İslam hukukunu sağlam bir dille kitaplaştıran kişidir. Şekilde batı prensiplerini uygularken özünde şer’i prensiplere bağlı kalmayı uygun gören bir hukuk anlayışı vardı.

Beş defa adliye, üç defa eğitim, üç defa vakıflar, bir defa içişleri ve bir defa da ticaret ve ziraat bakanlığı yapmış bir devlet adamıdır. Devrinde hazırlanan kanunların ve kurulan kurumların büyük kısmı onun elinden çıkmıştı.

Tarih-i Cevdet adıyla bilinen ve Osmanlı tarihini anlatan on iki ciltlik ünlü eserin yazarıdır. Ayrıca 1855-1865 yıllarında devletin resmi tarihçisi olarak hizmet vermiş bir tarih yazarıdır. Bu sayede dönemin siyasi olaylarını yazdığı Tezakir-i Cevdet adlı eseri ortaya çıkardı.

Türk dilinin Türkçe yazılmış ilk dil bilgisi kitabı kabul edilen Kavâ’id-i Osmâniyye‘nin ve daha başka dil bilgisi kitaplarının yazarıdır.

En ünlü eserlerinden olan Kısas-ı Enbiya‘da bütün peygamberleri ve İslam tarihini sade bir dille okuyuculara aktarmış bir yazardır.

İlk Türk kadın romancı kabul edilen yazar Fatma Aliye Hanım’ın babasıdır.

Yaşamı

1822 yılında Osmanlı Devleti’nin Tuna eyaleti kazası olan Lofça’da (bugün Bulgaristan’da) dünyaya geldi.[3] Babası Lofça İdare Meclisi azasından İsmail Ağa, annesi Lofçalı Topuzoğlu ailesinden Ayşe Sümbül Hanım’dır. Asıl adı Ahmed idi, “Cevdet” mahlasını kendisine 1843’te İstanbul’da öğrenim gördüğü sırada şair Süleyman Fehim Efendi verdi.[4]

Öğrenimi

İlk tahsilini Lofça’da yaptı. Büyükbabası Hacı Ali Efendi’nin yardımı ile tahsiline devam etmek üzere 1839 yılında İstanbul’a geldi. Fatih Camii’nde medrese tahsiline başladı. Bu arada, matematik, astronomi, tarih ve coğrafya gibi ilimlerle de uğraşarak kültürünü artırdı. O zaman çok meşhur olan Murad Molla tekkesine tatil günleri giderek Farisi öğrendi ve Mevlana’nın Mesnevi’sini bitirdi. Divançe’sinde bulunan şiirlerin çoğunu bu tekkeye devam ettiği sırada yazdı. Öğrencilik yıllarında ayrıca takip ettiği derslerle ilgili olarak kitap yazdı ve kendisi de ders verdi.

Memuriyeti

1844’te 22 yaşındayken Çanat pâyesi ile Rumeli kaleminde kadı oldu. Ancak sadece bir rütbe olan bu kadılık işi, kendisinin görev yerinde bulunmasını gerektirmediğinden, İstanbul’dan ayrılmadı. 1845 yılında müderris olarak İstanbul camilerinde ders vermek hakkını elde etti. Bu dönemde devlet adamı olarak yıldızı parladı.[4] Şeyhülislamlık makamının kendisini tavsiye etmesi üzerine, o sırada yeni kanunlar düzenlemekle meşgul olan Sadrazam Mustafa Reşid Paşa’nın dairesinde çalışmaya, akşamları da konağına gidip çocuklarının eğitimi ile ilgilenmeye başladı. Siyasi olayları yakından takip edebilmek için bu dönemde Fransızca öğrendi.

Şahsi kütüphanesindeki kitaplara vurduğu mühür. Çeviri yazısı: Ahmed Cevdet

1848’de Mustafa Reşid Paşa’nın verdiği bir görevle Bükreş’e gidip bir ay kaldıktan sonra geri döndü. 1849’da tedavi için bulunduğu Bursa kaplıcalarında “Kavâid-i Osmâniyye” (Osmanlıca dil bilgisi) adlı kitabı ve ilk Türk anonim şirketi olan Şirket-i Hayriye’nin kuruluş nizamnamesini yazdı. Yakın dostu Keçecizade Fuad Paşa ile birlikte yazdıkları Kavaid-i Osmaniyye, Türk dilinin Türkçe yazılmış ilk gramer kitabı kabul edilir ve 50 yıl boyunca okullarda ders kitabı olarak okutulmuş, Almancaya(1855) Arapçaya (1866) Bulgarcaya ve Hırvatçaya tercüme edilmiş bir eserdir.

Eğitimciliği

13 Ağustos 1850’de Meclis-i Maarif azalığı ile birlikte Dar-ül-Muallimin (Öğretmen okulu) müdürlüğüne getirildi. Bu mektebi kısa zamanda ıslah ederek, mektebe giriş ve imtihan usullerini yönetmeliklerle belirledi. Rüştiyelerde din derslerinde okutulmak üzere “Ma’lûmât-ı Nâfia” (Fâideli Bilgiler) adlı kitabı kaleme aldı. Her türlü bilimsel konunun Türkçe ile yazılabileceğine inanıyor, herkesin okur yazar olması için lisanın sadeleştirilmesi ve yazıların Türkçe kaleme alınması gerektiğine inanıyordu. Yazılarında bu sadeliğin örneklerini verdi.

Bilim Akademisi Üyeliği

Ahmet Cevdet Efendi, bilimin ülkeye yayılması ve genel kültür düzeyinin yükseltilmesi için çalışacak Fransız Bilimler Akademisi benzeri bir akademinin kurulması fikrini desteklemekteydi; bunun faydalarını anlatan bir mazbata hazırlayacak Sultan Abdülmecit’e sundu. Padişahın uygun bulmasıyla 1851’de kurulan Encümen-i Daniş’e (Osmanlı Akademisi) asli üye seçildi.

Tarihçiliği

1853 yılında Encümen’de bir Osmanlı tarihi kaleme alınması kararlaştırılmış, 1774-1826 yılları arasındaki bölümü yazmak görevi Ahmet Cevdet Efendi’ye verilmişti. O sırada Tanzimat Fermanı’nı kabul ettirmek üzere Mısır’a gönderilen sadâret müsteşarına eşlik etmesi istenmiş olan Ahmet Cevdet Efendi, bu seyahate rağmen çalışmasını aksatmadı; diğer üyeler henüz kayda değer bir çalışma yapmamışken kendisi dönüşünde üç ciltlik çalışmayı tamamlayıp 1854 yılında padişaha sundu. Bu çalışması, “Süleymaniye pâyesi” ile ödüllendirildi; böylece yüksek müderrisler sınıfına girmiş oldu.

Ahmet Cevdet Efendi’ye 1855 yılında devletin resmi tarihçisi olarak görev verildi, bu görevi on yıl sürdürdü. “Tarih-i Cevdet” adıyla şöhret bulan on iki ciltlik eserinin geri kalan bölümlerini yazdı; eserin son cildi 1886’da yayınlandı. Ahmet Cevdet Efendi, bir yandan da zamanın siyasal olaylarını anlatan “Tezâkir-i Cevdet” adlı eserini de kaleme aldı. Ayrıca hayatının daha sonraki bir döneminde peygamberler tarihini anlatan altı ciltlik “Kısâs-ı Enbiyâ” adlı eseri yazmıştır.

Evliliği ve Çocukları

1856 yılında Rabia Adviye Hanım ile evlendi, bu evlilikten üç çocuğu dünyaya geldi: Ali Sedad, Fatma Aliye ve Emine Semiye. Oğlu Ali Sedat Bey, yazdığı mantık kitapları ile tanındı; kızı Fatma Aliye Hanım ise ilk Türk kadın romancı olarak edebiyat tarihine geçti. Diğer kızı Emine Semiyye ise Avrupa’da öğrenim gördükten sonra İstanbul’da öğretmenlik, Selanik’te öğretim müfettişliği yaptı, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ nde görev alarak siyasette öncülük yaptı.

Kadılık, Kazaskerliği

1856 yılında otuz üç yaşında iken Galata Kadılığına, aynı yılın sonunda Mekke-i Mükerreme kadılığına getirilen Ahmet Cevdet Efendi, gene aynı yıl içinde “Meclis-i Âlî-i Tanzimat” üyesi oldu ve devrin kanunlaştırma çalışmalarında yer aldı.

1861’de İstanbul kadısı oldu. O günlerde İbn-i Haldun’un meşhur Mukaddime’sinin tercümesini tamamlamıştı. Aynı yıl Meclis-i Âlî-i Tanzimat, yapısı değiştirilerek “Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye” adını aldığında Osmanlı Devleti’nin kanunlarını yapacak olan bu kuruma üye tayin edildi ve meclisin nizamnamesini de o hazırladı.

1863 yılında Anadolu kazaskerliği payesi ile Bosna vilayetinde teftişe gönderilen Ahmet Cevdet Efendi, orada bir buçuk yıl içinde ıslahatlar gerçekleştirmede ve orduya asker sağlamakta başarılı olmuştu. Başarısı, daha önce hiçbir ilmiye mensubuna verilmemiş olan ikinci rütbeden “Nişân-ı Osmânî” ile ödüllendirildi. 1864’te ıslahat için gönderildiği Kozan’da da başarılı oldu, çalışmaları halkın devlete güvenini güçlendirdi. Bu başarılardan sonra Abdülaziz tarafından şeyhülislamlığa getirilmesi beklenen Ahmet Cevdet Efendi, bunun yerine ilmiye sınıfından mülkiye sınıfına nakledildi. Vezirlikten, paşalığa getirilmişti(1866).

Paşalığı

Ahmet Cevdet Paşa, 1866’da Halep vilayetine vali tayin edildi. İki yıl süren valiliği sırasında “Fırat” adında bir gazete çıkardı, dergi yayımını uzun yıllar devam ettirdi.

1868’de yeni kurulan ve temyiz mahkemesi görevi yapacak olan “Divan-ı Ahkam-ı Adliye”’ye başkan tayin edildi. Bu vazifede adliye ve hukuk sistemini devrin ihtiyaçlarına göre düzenlemeye çalıştı.

Ali Paşa, Fransız medeni kanununun tercüme edilerek Osmanlı Devletinde tatbik edilmesi gerektiğini ileri sürüyordu. Buna karşı Ahmed Cevdet Paşa ve aynı düşüncede olanlar, İslam Hukukunun bir dalı olan Hanefi fıkhının sistematik hale getirilerek kanunlaştırılması fikrini müdafaa ediyorlardı. Bu ikinci yani, Ahmed Cevdet Paşa ve arkadaşlarının fikirlerinin tatbiki için “Mecelle Cemiyeti” adıyla ilmi bir heyet toplandı. Başkanlığına Ahmet Cevdet Paşa’nın getirildiği bu meclis, Kur’an’ın hükümlerini kanun şekline sokup, bütün milletlerin kıymet verdiği Mecelle adındaki kitabı hazırladı.

Beşinci kitabın hazırlığı tamamlanırken Bursa’ya, sekizinci kitap hazırlanırken Maraş’a vali tayin edilen paşa, her iki görevden de birkaç gün sonra alınıp merkeze tayin edilmiş ve tekrar Mecelle Cemiyeti’nin başkanı yapılmıştı. Bu süre içinde Paşa, her türlü devlet işlerinin kendisine danışıldığı bir mercii durumuna geldi.

1873 yılında Maarif Nazırlığına tayin edildi. Cevdet Paşa bu makama üç defa getirilmiştir. Maarif Nazırlığı’nda geçirdiği dönemler şöyledir: 24 Nisan 1873-5 Nisan 1874 (11 ay 12 gün); 12 Haziran 1875-30 Kasım 1875 (5 ay 19 gün) ve 17 Mayıs 1876-17 Ekim 1876 (5 ay) olmak üzere toplam 22 ay. Nazırlığı döneminde ilk tahsilden yüksek tahsile her seviyede ders programı yapıldı. Nuruosmaniye Camii avlusunda “ibtidâiyye” adıyla modern usullerde eğitim veren bir ilkokul açıldı. Bu arada Ahmet Cevdet Paşa, okullarda okutulmak üzere kitaplar yazdı. Türkçe dil bilgisi kitabı olarak “Kavâid-i Türkî”, mantık dersleri için “Mi’yâr-ı Sedad”, edebiyatla ilgili olarak “Âdâb-ı Sedad” adlı eserlerini yazdı. En tanınmış eseri olan “Kısas-ı Enbiya” da bu dönemde kaleme alıp bastırdığı eserdir.

1874 yılında Yanya valiliği görevi ile merkezden ayrılan Paşa, yedi buçuk ay sonra yeniden İstanbul’a döndü ve Adiye Nazırı oldu. Ticaret mahkemelerini Adliye Nezaretine bağladı. Osmanlı kanunlarını toplayan “Düstur” ilk defa onun zamanında yayınlandı. Ayrıca hâkimlere yardımcı olacak bir eser olan “Ceride-i Mehâkim”(1874)’i yayınladı.

Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinden sonra hamisiz kalan paşa, Bulgar isyanları ile ilgilenmek üzere teftiş için Rumeli’ye gönderildi; Bulgarca bilmesi sayesinde görevinde çok başarılı oldu. Dönüşünde Adliye ve ardından Maarif Nazırlığı görevlerinde bulundu. Mecelle’nin on altıncı kitabı bu sırada tamamlandı (1876).

1878’de Suriye valisi yapılan paşa, Kozan’da Kozanoğlu Ahmet Paşa isyanını bastırınca İstanbul’a dönüp Ticaret ve Ziraat Nazırı oldu. Küçük Mehmet Sait Paşa başvekil olduğunda yeniden Adliye Nezareti’ne getirildi; gayretleriyle 1880’de açılan Mekteb-i Hukuk’ta ders verdi.

1881’de kurulan ve Abdülaziz’in ölümünden sorumlu görülenleri yargılayan Yıldız mahkemesi’nde Adliye Nazırı sıfatı ile bulundu.

1882’de Adliye Nazırlığından ayrılan Ahmet Cevdet Paşa, üç buçuk yıl devlet memurluğundan uzak kaldı ve eserlerini tamamlamakla meşgul oldu. 1886’da tekrar Adliye Nazırı yapıldı ve bu görevi dört yıl sürdürdü.

Ahmet Cevdet Paşa, hayatının geri kalanın çocuklarına ve bilimsel çalışmalarına ayırdı. 26 Mayıs 1895’te Bebek’teki yalısında öldü. Naaşı, Fatih Camii bahçesine defnedildi.

Kitapları

Şahsi kütüphanesindeki kitaplara vurduğu mühür. Çeviri yazısı:Ahmed Cevdet 1266
  • Târîh-i Cevdet: 12 cilttir. Osmanlı Devleti’nin 1774-1825 seneleri arasındaki tarihini anlatır.
  • Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa: 12 kısımdır. Cevdet Paşa’nın en tanınmış eseridir. Âdem’den itibaren birçok peygamberin, İslam halifelerinin, İkinci Murad’a kadar Osmanlı padişahlarının tarihinden bahseder.
  • Tezakir-i Cevdet: Devrinin siyasi, içtimai, ahlaki cephesini anlatmıştır.
  • Ma’ruzat: Sultan İkinci Abdülhamid’e 1839-1876 yılları arasındaki tarihi ve siyasi hadiseleri takdim etmek için hazırlanmıştır.
  • Mecelle: Ahmed Cevdet Paşa başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanmıştır.
  • Divançe-i Cevdet: Gençliğinde yazdığı şiirleri, Sultan II. Abdülhamid’in emriyle bu kitapta toplamıştır.
  • Kavaid-i Osmaniye: Keçecizade Fuad Paşa’yla birlikte yazdığı dil bilgisi kitabıdır. Türk dilinin Türkçe yazılmış ilk gramer kitabı kabul edilir.
  • Ayrıca Belagat-ı Osmaniye – Kavaid-i Türkiye, Takvim-ül Edvar-Miyar-ı Sedad, Adab-ı Sedat fi-İlm-il-Adab, Hülasatül Beyan fi-Te’lifi’l -Kur’an, Asar-ı Ahd-i Hamidi, Hilye-i Seadet, Ma’lumat-ı Nafia adlı eserleri çeşitli mevzulardan bahsetmektedir
  • 1824 – Johann Wilhelm Hittorf, Alman fizikçi (ö. 1914)
  • 1825 – Andrey Dostoyevski, Rus mimar, mühendis, memo ve bina tamircisi (ö. 1897)
  • 1832 – Paul Arbaud, Fransız kitap koleksiyoncusu ve hayırsever (ö. 1911)
  • 1839 – John Ballance, Yeni Zelandalı siyasetçi (ö. 1893)
  • 1839 – Gottlieb Viehe, Alman misyoner (ö. 1901)
  • 1845 – Wilhelm Conrad Röntgen, Alman fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1923)
  • 1847 – Otto Wallach, Alman kimyacı ve Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1931)
  • 1850 – Kiyoura Keigo, Japonya’nın 13. başbakanı (ö. 1942)
  • 1854 – Władysław Kulczyński, Polonyalı biyolog, araknolog, taksonomist, dağcı ve öğretmen (ö. 1919)
  • 1855 – James Alfred Ewing, İskoç fizikçi ve mühendis (ö. 1935)
  • 1863 – Henry Royce, İngiliz mühendis ve otomobil tasarımcısı (ö. 1933)
  • 1871 – Heinrich Mann, Alman yazar (ö. 1950)
  • 1875 – Cécile Vogt-Mugnier, Fransız nörolog (ö. 1962)
  • 1879 – Edward Steichen, Amerikalı fotoğrafçı (ö. 1973)
  • 1879 – Sándor Garbai, Macar siyasetçi (ö. 1947)
  • 1881 – Arkadi Averçenko, Rus mizah yazarı (ö. 1925)
  • 1886 – Clemens Holzmeister, Avusturyalı mimar ve tasarımcı (ö. 1983)
  • 1886 – Ludwig Mies van der Rohe, Alman mimar (ö. 1969)
  • 1886 – Sergey Mironoviç Kirov, Rus Bolşevik lider (ö. 1934)
  • 1889 – Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Türk yazar ve Anadolu Ajansı’nın kurucularından (ö. 1974)
  • 1891 – Lajos Zilahy, Macar yazar (ö. 1974)
  • 1891 – Klaudziy Duj-Duşeuski, Beyaz Rus mimar, diplomat ve gazeteci (ö. 1959)
  • 1893 – Karl Mannheim, Alman sosyolog (ö. 1947)
  • 1895 – Erich Abraham, Nazi Almanyası’nda Wehrmacht’ında general (ö. 1971)
  • 1895 – Ole Peder Arvesen, Norveçli mühendis ve matematikçi (ö. 1991)
  • 1899 – Gloria Swanson, Amerikalı oyuncu (ö. 1983)
  • 1900 – Ethel Lang, 110 yaş üstü yaşayan İngiliz kadın (ö. 2015)
  • 1901 – Eisaku Sato, Japon siyasetçi ve 3 dönem Japonya Başbakanı (ö. 1975)
Aleksandr Kotikov (1902-1981)
  • 1902 – Aleksandr Kotikov, II. Dünya Savaşı sonrası 1956-1950 yılları arasında Berlin’den sorumlu askeri yetkili olan Sovyet tümgeneral (ö. 1981)
  • 1905 – Rudolf Christoph von Gersdorff, Alman Ordusunda subaydı (ö. 1980)
  • 1910 – Ai Qing, Çinli şairdir (ö. 1996)
  • 1912 – James Callaghan, İngiliz politikacı (ö. 2005)
  • 1913 – Theodor Dannecker, Alman SS yüzbaşısı (ö. 1945)
  • 1917 – Cyrus Vance, ABD’nin 57. Dış İşleri Bakanı (ö. 2002)
  • 1920 – Asuman Baytop Türk botanikçi ve eczacı (ö. 2015)
  • 1921 – Barbosa, Brezilyalı millî kaleci (ö. 2000)
  • 1924 – Sarah Vaughan, Amerikalı piyanist (ö. 1990)
  • 1927 – Coşkun Kırca, Türk politikacı ve diplomat (ö. 2005)
  • 1927 – Mstislav Leopoldoviç Rostropoviç, Sovyet orkestra şefi ve piyanist (ö. 2007)
  • 1929 – Anne Ramsey, Amerikalı sinema, dizi ve tiyatro oyuncusu (ö. 1988)
  • 1929 – Gönül Ülkü Özcan, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu (ö. 2016)
  • 1931 – David Janssen, Amerikalı oyuncu (ö. 1980)
  • 1932 – Bailey Olter, Mikronezyalı siyasetçi (ö. 1999)
  • 1932 – Hasan Pulur, Türk gazeteci ve köşe yazarı (ö. 2015)
  • 1934 – İoannis Paleokrassas, Yunan siyasetçidir (ö. 2021)
  • 1935 – Julian Glover, İngiliz aktördür
  • 1937 – Álvaro Blancarte; Meksikalı ressam, heykeltıraş ve duvar resmi sanatçısı (ö. 2021)
  • 1939 – Kartal Tibet, Türk sinema oyuncusu ve yönetmen (ö. 2021)
  • 1939 – Leyla Kasra, İranlı yazar ve şair
  • 1941 – Ivan Gašparovič, Slovak politikacı
  • 1942 – John E. Sulston, İngiliz biyolog (ö. 2018)
  • 1944 – Yusuf Küpeli, Türk sosyalist siyasetçi, 68 kuşağı öğrenci gençlik önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi kurucularından
  • 1946 – Zeliha Berksoy, Türk tiyatro sanatçısı
  • 1950 – Can Okanar, Türk gazeteci ve televizyoncu
  • 1950 – Native Dancer, ABD doğumlu safkan yarış atı (ö. 1967)
  • 1953 – Adnan Yücel, Türk yazar (ö. 2002)
  • 1963 – Quentin Tarantino, Amerikalı film yönetmeni, oyuncu ve En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü sahibi
  • 1967 – Talisa Soto, Amerikalı oyuncu ve model
  • 1967 – Anna-Michelle Asimakopoulo, Yunan avukat ve politikacı
  • 1970 – Mariah Carey, Amerikalı şarkıcı
  • 1970 – Elizabeth Mitchell, Amerikalı oyuncu
  • 1970 – Leyla Pehlevi, İran şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin Farah Pehlevi’den olan en küçük kızı (ö. 2001)
  • 1971 – David Coulthard, İskoç Formula 1 yarışçısı
  • 1971 – Nathan Fillion, Kanadalı oyuncu
  • 1972 – Jimmy Floyd Hasselbaink, Hollandalı futbolcu
  • 1974 – Ali Rıza Asahi, Afgan vücut geliştirme sporcusu (ö. 2025)
  • 1974 – George Koumantarakis, Yunan asıllı Güney Afrikalı millî futbolcu
  • 1974 – Gaizka Mendieta, İspanyol futbolcu
  • 1975 – Fergie, Amerikalı R&B şarkıcısı, oyuncu ve model
  • 1977 – Elías Larry Ayuso, Porto Rikolu basketbolcu
  • 1978 – Marius Bakken, Norveçli atlet
  • 1980 – Harun Can, Türk seslendirmen
  • 1981 – Cacau (futbolcu), Brezilya asıllı Alman eski futbolcudur
  • 1984 – Brett Holman, İrlanda kökenli Avustralyalı eski futbolcu
  • 1984 – Ross Ulbricht, Silk Road’un kurucusu Amerikalı
  • 1985 – Danny Vukovic, Avustralyalı millî futbolcu
  • 1986 – Manuel Neuer, Alman futbolcu
  • 1987 – Polina Gagarina, Rus şarkıcı, şarkı-yazarı, oyuncu ve model
  • 1988 – Mauro Goicoechea, Uruguaylı futbolcu
  • 1988 – Jessie J, İngiliz şarkıcı
  • 1988 – Brenda Song, Amerikalı dizi ve sinema oyuncusu
  • 1988 – Atsuto Uchida, eski Japon millî futbolcu
  • 1990 – Erdin Demir, Türk asıllı İsveç vatandaşı futbolcu
  • 1990 – Facundo Píriz, Uruguaylı futbolcu
  • 1990 – Nicolas N’Koulou, Kamerunlu millî futbolcu
  • 1990 – Kimbra, Yeni Zelandalı şarkıcı
  • 1991 – Masaki Tanaka, Japon futbolcu
  • 1992 – Marc Martínez, İspanyol futbolcudur
  • 1993 – Matt Hobden, İngiliz kriketçi (ö. 2016)
  • 1997 – Eda Tuğsuz, Türk atlet
  • 1997 – Lalisa Manoban, Taylandlı k-pop idolü

wikipedia.org

Ayrıca Kontrol Edin

3 Nisanda ölenler

Ölümler 1287 – Papa IV. Honorius, (d. 1210) 1325 – Nizameddin Evliya, Hindistan sufilerinden (d. 1238) 1582 – Takeda Katsuyori, geç Sengoku döneminde …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir