Ölümler
- 547 – Nursialı Benedikt, İtalya’da yaşamış hem ortodoks hem katolik mezhebine göre aziz kabul edilen bir din adamı (d. 480)
- 642 – İskenderiyeli Cyrus, İskenderiye’deki Melkani patriği (d. ?)
- 867 – Ælla, İngiltere’deki Anglosakson Northumbria kralıdır (d. ?)
- 1237 – Jean de Brienne, Latin İmparatorluğu’nu yönetmiş Fransız aristokrat (d. 1170)
- 1617 – Pocahontas, Algonkin Kızılderilisi (d. 1596)
- 1653 – Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa, Osmanlı devlet adamı (d. ?)
Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa | |
---|---|
Osmanlı Sadrazamı | |
Görev süresi 20 Haziran 1652 – 21 Mart 1653 |
|
Hükümdar | IV. Mehmed |
Yerine geldiği | Gürcü Mehmed Paşa |
Yerine gelen | Koca Derviş Mehmed Paşa |
Kişisel bilgiler | |
Ölüm | 21 Mart 1653 İstanbul |
Tarhuncu Sarı Ahmed Paşa (? – ö. 21 Mart 1653 İstanbul) IV. Mehmed saltanatında 20 Haziran 1652 – 21 Mart 1653 tarihleri arasında dokuz ay yirmi bir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
Hayatı
Arnavutluğun Mat kasabasındandır. Eğitimini Enderun’da yaptı. Silâhdar Bosnalı Musa Ağa’nın 1633 tarihinde Mısır valiği ile saraydan çıkması sırasında o da kapıkulu süvariliği ile çıktı. Önce Musa Paşa’ya sonra da Hezarpâre Ahmed Paşa’ya kethüdalık etti. Hezarpare Ahmed Paşa’nın katlinden sonra kardeşi Oruç da, Sofu Mehmet Paşa’ya karşı olan sipahilerin isyanında öldürüldü. Ama Ahmed Ağa, şeyhülislâm Hacı Abdurrahim Efendi tarafından himaye olunarak hayati kurtarıldı. Kendisine Diyarbakır valiliği verildi. Daha sonra Hicaz’a hacca gitti. Diyabakır’da valiliğe dönmeden önce, Ocak 1649’da Mısır valiliğine nakledildi.
Tarhuncu Ahmed Paşa, Ocak 1651’de Mısır’dan azlolunarak İstanbul’a geldi. Naima tarihi Mısır’a yerine vali olarak tayin edilen Hadım Abdurrahman Paşa, aslının sipahi olması dolayısıyla onu tahkir edince, Tarhuncu Ahmed Paşa tarafından gayet usta bir lisanla, ama küçük düşürücü bir şekilde, cevaplandırıldığını bildirir. İstanbul’a döndüğü zaman, sadrâzam olan Gürcü Mehmed Paşa Tarhuncu Ahmed Paşa’nın büyük yetenekleri dolayısıyla sadrazamlıkta kendine rakip olabilaceğini düşündü. Önce Mısır Eyaleti hesaplarında bulunan bazı hatalar dolayısıyla Tarhuncu Ahmed Paşa’yı Yedikule’de hapse gönderdi. Sonra da onu İstanbul’dan uzaklaştırmak hedefiyle, ona Yanya Sancakbeyliği görevini verdi; ama sürgün olarak Selanik’te oturması emredildi.
Bu sırada hükûmet işleri, Valide Sultan’ın mutemedi Anadolu kazaskeri Hocazade Mesud Efendi’nin nezareti altında görülmekteydi. Gürcü Mehmed Paşa’nın yerine sadrazam olarak icraatının güçlülüğünü pratikte göstermiş bir vezir aranmaktaydı. Şeyhülislâm tarafından Siyavuş Paşa sadrazam olarak teklif edildi. Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi. Anadolu kazaskeri Hocazade Mesud Efendi ise Tarhuncu Ahmet Paşa’nın sadrazam olmasını tavsiye etti. Bunun üzerine Tarhuncu Ahmed Paşa İstanbul’a davet olundu. Tarhuncu Ahmed Paşa gizlice İstanbul’a gelip Hocazade Mesud Efendi’nin Süleymaniye’deki konağına indi ve geldiği Valide Sultana bildirildi. Tarhuncu Ahmed Paşa burada Padişah ve diğer devlet erkânı ile görüştü. Bu görüşmelerde Tarhuncu Ahmed Paşa devletin problemli işlerini (yani Girit sorunu, donanma sorunu ve maaş sorunu) bazı şartlarla uygun şekilde çözümlemeyi taahhüd etti ve buna karşılık kendinin üzerine eğileceği sorunları da açıkladı. İki taraf bu önemli sorunlar üzerinde anlaşınca 19 Haziran 1652’de Tarhuncu Ahmed Paşa sadrâzam olarak tayin edildi.
Tarhuncu Ahmed Paşa hazine açığını kapatmak, para değerindeki istikrarsızlığı kaldırmak, gümrük gelirlerini artırmak, saray ve tersane harcamalarını azaltmak ve yolsuzluğu önlemek için gayet ciddi ve dürüstlükle gece gündüz çalışmaya koyuldu. Bundan dolayı hem devlet içinden hem de devlet dışından Tarhuncu Ahmed Paşa icraatından menfaatleri zarar görenler ona düşman olup diş bilemeye başladılar.
Önce bir kısım ulema sadrazamın aleyhine harekete geçti ve bunların yanında çarşı esnafı ve günün hükûmetine karşı her türlü eyleme katılmayı alışkanlık haline getirmiş kapıkulu sipahileri de bu harekâta katıldılar. Bu olaylar şeyhülislamlığa Bahai Efendi getirilmekle biraz yatıştırıldı.
Osmanlı Devletinde ilk defa olarak devletin gelirlerini ve harcamalarını ayrıntılarla öğrenip bir devlet bütçesi hazırlamak için bir kurul kuruldu. Bu kurul Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın son sadrazamlık yılı olan 1643 ile 1652 yılı arasındaki yaklaṣık 10 yıl için devletin defterlerini inceledi. Bu dönemde devlet gelirleri, yeni vergiler (özellikle “değirmen vergisi” ve “hane vergisi”) ihdası ile 5.329 (yük) olmuştu; devlet harcamaları ise 1643’te yaklaşık 6.000 (yük) iken 1650’de yaklaşık 5.500 (yük)e indirilmişti.
Ayrıca Osmanlı Devleti maliye sisteminde ilk kez olarak gelecek yıl için, yani 1652 yılında başlayan Hicri 1060 yılı için, Tarhuncu bütçesi adı verilen bir bütçe defteri hazırlandı. Bu bütçeye göre Hicri 1060 yılında bir yılda taşra eyaletlerinden gelen toplam cizye, avarız, mukataat bedelinden oluşan devlet gelirinin 5.329 yük olacağı hesaplanmıştı. Devlet harcamaları olarak yeniçeri ocağı, acemioğlan ocakları, bostancı ve baltacı ulufeleri ile saray, tersane, donanma, istabl-i amire, cebecihane, tophane vb giderleri 6.872 yük olacaktı. Devlet bütçe sorunlarının devamlı olarak çıktığı bilinmekteydi. “Tarhuncu Bütçesi”‘ne göre Hicri 1060 yılı için devlet bütçesi açığının yaklaşık 1.600 yük olacağı hesaplandı.
Bütçe sorunlarının büyük bir kısmı bu bütçe açıklığından ortaya çıkmakla beraber, bir kısmının da kısa dönem likidite sorunu olduğu, yani devlet harcamalarının devamlı olmasına rağmen, eyaletlerde gelirlerinin tam olarak zamanında toplanamaması, planlanan zamanda merkeze sevkedilmemesi ve gelirlerin düzenli olmamasına bağlı olduğu da anlaşılması gerekmekteydi.
Tarhuncu Ahmed Paşa ayrıntılı bütçe defteri hazırlandıktan sonra, özellikle sarayın ve sonra devlet ileri gelenlerinin harcamalarında kesinti yapmaya koyuldu. Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.
20 Kasım 1652’de İstanbul çarşılarına yakın Esir Hanı’nda çıkan bir yangın başkent çarşılarının yoğun olduğu Çarşıkapı, Gedikpaşa, Çemberlitaş, Mahmutpaşa, Beyazıt ve Mercan mahallelerinde büyük zararlar verdi. Bu zararlar başkentte para darlığı sorununu tekrar gündeme getirdi. Defterdar kısa vadeli finans bulmak için 15 kese borç alıp “Mum Eminliği” imtiyazını “Devletoğlu” adlı bir gayrimüslime verdi. Saraydan ve rical konaklarından baltacılar Devletoğlu’nun idare merkezi olan dûkkanını kahve, mum, şeker istekleriyle aşındırmaya başladılar. Bu yuzden baltacılar ile Devletoğlu adamları arasında çatışmalar çıktı ve Devletoğlu şahsen dayak atılmakla tehdit edildi. Sonunda sorunlarla baş edemeyeceğini anlayan Devletoğlu defterdara verdiği nakit krediyi geri alamadan ortadan kayboludu.
Padişah IV. Mehmet daha çocuk yaşlarında idi ve avcılık dışında övünecek bir yeteneği bulunmamaktaydı. Devlet erkanı, hatta padişah huzurunda bile, devamlı birbirleriyle kıyasıya rekabet hatta çatışma halindeydiler. Tarhuncu Ahmed Paşa’nın düşmanları, başta Valide Sultanı ve hatta çocuk padişahı sadrâzam aleyhine harekete sevk etmekteydiler. En sonunda bu düşmanların sadrazamın padişahı tahttan indireceği iftirası saraylıları birleştirdi ve Tarhuncu Ahmed Paşa’nın sadrazamlıktan uzaklaştırılmasına dair bir hatt-ı hümayun çıkartıldı.
Nevruz günü olan 21 Mart 1653’te sadrazam yılbaşı hediyelerini pâdışâha takdimden sonra donanma işleri için tersanede bulunduğu sırada saraya davet olunarak deniz yoluyla Hasbahçe’ye girdikten sonra kendisini kızlar ağası (darüssaâde ağası) karşılayıp sadaret mührünü geri aldı. Vezir-i âzamlığı 9 ay kadar sürmüştü.
Sonra Tarhuncu Ahmed Paşa bostancılara teslim edilip onlar vasıtası ile boğuldu. Cesedi, ilk efendisi Hocazâde Musa Paşa’nın zevcesi tarafından gönderilen adam vasıtasıyla saraydan alınarak Üsküdar’a, Karacaahmet Mezarlığı Miskinler mevkiine defnedildi. Ölümünde yaşı 60’i geçmişti.
Değerlendirme
Uzunçarşılı’ya göre
Tarhuncu Ahmet Paşa iffeti, doğruluğu ile tanınmış olup icraatinde hiç hâtıra ve gönüle bakmadığından bütçeyi dengelemek gayretiyle çok düşman kazanmış, Valide Sultanın tekliflerini bile reddetmiş ve bu yüzden hayatını kaybetmiştir. Tarihlerde adı geçen Tarhuncu Bütçesi bunun zamanında yapılmıştır.
Devlet mâliyesi alanında topladığı objektif istatistik verilere dayanarak ıslâhat yapmaya girişen ilk Osmanlı devleti reformcusudur.
- 1729 – John Law, İskoç ekonomist ve yazar (d. 1671)
- 1762 – Nicolas Louis de Lacaille, Fransız astronom (d. 1713)
- 1795 – Giovanni Arduino, İtalyan jeolog (d. 1714)
- 1801 – Andrea Luchesi, İtalyan besteci (d. 1741)
- 1805 – Jean-Baptiste Greuze, Fransız ressam (d. 1725)
- 1843 – Guadalupe Victoria, Meksikalı siyasetçi, asker ve avukat (d. 1786)
- 1864 – Luke Howard, İngiliz kimyager ve meteorolog (d. 1772)
- 1892 – Annibale de Gasparis, İtalyan astronom (d. 1819)
- 1892 – Anthon van Rappard, Hollandalı ressam (d. 1858)
- 1892 – Ferdinand Barbedienne, Fransız heykeltıraş, mühendis ve girişimci (d. 1810)
- 1896 – William Quan Judge, Amerikalı teozof (d. 1851)
- 1910 – Nadar, Fransız fotoğrafçı (d. 1820)
- 1914 – Franz Fredrik Wathén, Fin sürat patencisi (d. 1878)
- 1915 – Frederick Winslow Taylor, Amerikalı mühendis (d. 1856)
- 1936 – Alexander Glazunov, Rus besteci (d. 1865)
- 1939 – Ali Hikmet Ayerdem, Türk asker (d. 1877)
- 1942 – Hüseyin Suat Yalçın, Türk şair ve oyun yazarı (d. 1867)
- 1956 – Satı Çırpan, Türk politikacı ve ilk kadın milletvekillerinden (d. 1890)
- 1958 – Ferdi Tayfur, Türk dublaj sanatçısı (d. 1904)
Ferdi Tayfur
|
|
---|---|
![]() |
|
Doğum | 1904 Çanakkale, Osmanlı İmparatorluğu |
Ölüm | 21 Mart 1958 (54 yaşında) Bakırköy, İstanbul, Türkiye |
Meslek | Yönetmen, seslendirme sanatçısı |
Evlilik | Melek Kobra |
Ferdi Tayfur (1904, Çanakkale – 21 Mart 1958, İstanbul), Türk sinema yönetmeni, seslendirmen.
Hayatı
Miralay Boğaz Komutanı Hüseyin Tayfur Bey ile Alman asıllı Aliye Hanım’ın oğlu olarak Çanakkale’de doğdu. Kardeşi Adalet Cimcoz’dur. 12 yaşındayken Almanya’ya göç ettiler. 1924 yılında Berlin’den eğitimini yarım bırakarak Türkiye’ye döndü. Şark demiryollarında evrak memuru oldu. Ancak görevinden istifa etti. Muhsin Ertuğrul’un keşfetmesiyle filmlerde dublaj yapmaya başladı. Zamanın önemli sayılabilecek filmlerinde birçok dublaj yaptı. Tiyatro, sinema ve operet oyuncusu Melek Kobra ile evlendi. Bir süre sonra ses tellerinde meydana gelen sorunlardan dolayı dublajı ve sinema sanatçılığını bıraktı. Kardeşi Adalet Cimcoz’a göre kullandığı uyuşturucu maddeler yüzünden vücudu bitap düşmüştü. Bir süre tiyatrolarda şovmenlik yaptı. 1958 yılında tedavi gördüğü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde öldü. Hulusi Kentmen’i ve Cevat Kurtuluş’u sinemaya kazandırıp filmlerde oynatan ilk kişidir. Arabesk müzik sanatçısı Ferdi Tayfur, ismini babasının hayranlığından dolayı seslendirme sanatçısından almıştır.
Sami Şekeroğlu, Ferdi Tayfur’u şöyle anlatır: “Çok lisan biliyor. Entelektüel, aydın bir kişi. Birçok filmi tercüme ediyor, seslendiriyor ve dublaj yönetmenliği yapıyor. Laurel ve Hardy gelince bakıyor, bunu nasıl yapayım, ne yapayım da biraz şey yapsın. İngiliz konsolosu Ferdi Bey’i görmeye gelmiş. ‘Ferdi Bey buralarda mıdır?’ Hah buldum diyor ve Lorel Hardi’nin konuşmasını, onun (konsolosun) konuşmasından, bu tavrından dolayı buluyor. Hem mahalli bir hava veriyor, yerlileştiriyor hem de anlaşılır vaziyete getiriyor.”
Filmografisi
Yıl | Film | Görevi | Notlar | Kaynak | |
---|---|---|---|---|---|
Oyuncu | Yönetmen | ||||
1932 | Bir Millet Uyanıyor | Evet | |||
1933 | Cici Berber | Evet | |||
1934 | Leblebici Horhor Ağa | Evet | |||
1937 | Güneşe Doğru | Evet | |||
1940 | Şehvet Kurbanı | Evet | |||
1943 | Nasreddin Hoca Düğünde | Evet | |||
1944 | Deniz Kızı | Evet | |||
1946 | Senede Bir Gün | Evet | Evet | ||
1947 | Kerim’in Çilesi | Evet | Evet | ||
1948 | İstiklal Madalyası | Evet | Evet | ||
1948 | Öldüren Sır | Evet |
- 1973 – Aşık Veysel, Türk halk ozanı (d. 1894)
Âşık Veysel Şatıroğlu | |
---|---|
![]() |
|
Genel bilgiler | |
Unvanı | Âşık Veysel |
Doğum | Veysel Şatıroğlu 25 Ekim 1894 Şarkışla, Sivas Vilayeti, Osmanlı İmparatorluğu |
Ölüm | 21 Mart 1973 (78 yaşında) Sivrialan, Şarkışla, Sivas, Türkiye |
Tarzlar | Türk halk müziği · Âşık halk edebiyatı |
Meslekler | Âşık, şair |
Çalgılar | Bağlama |
Etkin yıllar | 1894-1973 |
Önemli çalgılar | |
Bağlama
|
Âşık Veysel, gerçek adıyla Veysel Şatıroğlu (25 Ekim 1894, Şarkışla – 21 Mart 1973, Sivas), Türk halk ozanı ve şairdir. Afşar boyunun Şatırlı obasına mensup olan Veysel Şatıroğlu, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuklarından biri olarak 25 Ekim 1894’te Sivas Vilayeti’nin Tenos (bugünkü Şarkışla) kazasında doğdu. Çocukken görme yetisini kaybetmesine rağmen şiirlerinde hoşgörü, sevgi, birlik ve beraberlik, vatanseverlik ve tabiat konularını işleyen Âşık Veysel; “Uzun İnce Bir Yoldayım“, “Dostlar Beni Hatırlasın“, “Kara Toprak” ve “Güzelliğin On Para Etmez” gibi birçok eser bıraktı. Türkiye’de âşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul gören Veysel, Türkçeyi en yalın ve güçlü şekilde kullanan isimlerden birisi olarak kabul edilmektedir.
Eserleri; Tarkan, Barış Manço, Gülden Karaböcek, Selda Bağcan, Haluk Levent, Belkıs Akkale ve Hümeyra gibi birçok sanatçı tarafından tekrar yorumlandı. Amerikalı elektrogitar virtüözü Joe Satriani, 2008’de çıkardığı albümde “Aşık Veysel” isimli kendi bestelediği enstrümantal bir esere yer verdi. Veysel, 2022 yılında “vefa” kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne’ne layık görüldü. Aralık 2022’de yayımlanan cumhurbaşkanlığı genelgesi ile ölümünün 50. yıl dönümü nedeniyle 2023 yılının Türkiye’de “Aşık Veysel Yılı” olarak kutlanacağı ilan edildi.
Hayatı
Âşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas Vilayeti’nin Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Şatıroğlu’ndan önceki soyadı Ulu’dur. Annesi Gülizar, babası “Karaca” lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel’in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Ardından Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetti. Kendi anlatımına göre:
Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım… Çiçek zorlu geldi. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan.
Babasının, Âşık Veysel’e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı. Kutsi Bey tarafından verilen destek ile birçok ili dolaşmaya başladı.
Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri’nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel kanunla maaş bağlandı. 1970’li yıllarda Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok ve Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel’in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Âşık Veysel’in çocuklarından öğretmen olan Bahri Şatıroğlu, babasının yaşamını gün gün deftere almış ve pek çok çalışmaya kaynak kişi olarak katılmıştır. Ayrıca babasının saz ve söz geleneğini sürdürmektedir.
Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içedir. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944), Sazımdan Sesler (1950), Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı. 1973 yılında akciğer kanseri sonucunda öldü. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.
Hakkında yapılan çalışmalar
Âşık Veysel ile ilgili yapılan araştırmalar içerisinde Kutlu Özen önemli bir yere sahiptir. Ölümünden sonra yüzünün kalıbının alınması sırasında orada bulunan kişilerden birisidir.[7] “Âşık Veysel Selam Olsun Kucak Kucak”[8] adlı eseri bir başvuru kitabı niteliğindedir.
Hatırası

1952’de senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı, Metin Erksan’ın yönettiği Karanlık Dünya filminde Âşık Veysel de oynadı. Film, “Anadolu’daki ekinleri cılız ve kısa boylu gösterdiği için” yasaklandı. Filmde “kaçan eşi Esma’nın çorabına para koyma” olayı gerçek olmamakla birlikte özellikle kadın hakları aktivistleri ve geniş halk kitleleri tarafından gündemde tutulmuş ve Âşık Veysel’in eserlerinde yansıttığı değerlerle ilişkilendirilmiştir. Gerçek ise köye tekrar dönen Esma’ya mağduriyet yaşamaması için ölümüne kadar destek olduğudur.
2014 yılının Kasım ayında Devlet Opera ve Balesi, Âşık Veysel’in ölümünün 41. yılı anısına onun türkülerinden yola çıkılarak hazırlanan, tek perdelik dans tiyatrosu “Dostlar Beni Hatırlasın” sahneye konulmuştur. 17 Kasım 2014 yapılan prömiyere onur konuğu olarak Âşık Veysel’in kızı Menekşe Süzer ve torunları Gündüz Şatıroğlu, Hayrettin Süzer, Nazender Süzer, Halil Süzer ve Gülizar Bulguer katılmıştır. Gösterinin rejisörlüğünü İhsan Bengier yaparken gösteride Almula Ersoy, Ayşegül Aydemir, Deniz Alp, Sevim Başol ve Müge Gündüz gibi isimler rol almıştır.[9]
Âşık Veysel’in hayatını anlatan bir başka film olan Aşık, 2016’da çıktı. Bilal Babaoğlu tarafından yazılıp yönetilen filmde Âşık Veysel’i Emirhan Kartal, ilk eşi Esma’yı Meltem Miraloğlu ve ikinci eşi Gülizar’ı Âşık Veysel’in torunu tiyatro oyuncusu Yeliz Şatıroğlu canlandırmıştır.
2023 yılında Sivas Atatürk ve Kongre Müzesinde anısına bir oda oluşturuldu. Odada Âşık Veysel’in kişisel eşyaları, fotoğrafları, silikon heykeli, plakları, kasetleri ve köy yaşantısını yansıtan eşyaları yer aldı.
Âşık Veysel Müzesi

Büyük halk ozanı Âşık Veysel’in yaşadığı Sivrialan köyündeki evi 1982 yılından itibaren Kültür Bakanlığı tarafından müzeye dönüştürülmüştür. Âşık Veysel’in kişisel eşyaları, sazları, fotoğraflar bulunmaktadır.
Anma töreni ve Âşıklar Bayramı
Her yıl 16-21 Mart tarihleri arasında Şarkışla Sivrialan köyünde anma törenleri ve Âşıklar Bayramı düzenlenmektedir.
Âşık Veysel Kültür Derneği
Âşık Veysel Kültür Derneği, 1972 yılında Âşık Veysel Şatıroğlu’nun izni alınarak kurulmuştur. Derneğin amacı, halk ozanını bütün yönleriyle tanıtmak ve yaşatmak için sosyal ve kültürel faaliyetler yürütmektir. Dernek kurulduğu günden bu yana özellikle Âşık Veysel’in ölüm yıl dönümü olan 21 Mart haftasında anma programları düzenlemektedir. 1972’de kurulan derneğin faaliyetleri ülkenin siyasi değişimlerinden etkilenmiş ve zaman zaman kesintiye uğramıştır. Dernek bir dönem “Dost Dost” adında bir de dergi çıkarmıştır. 2015-2018 yılları arasında torunlarından Gündüz Şatıroğlu dernek başkanlığını yürütmüş bu dönemde başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere UNESCO, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve Ressam Funda İyce Tuncel ile birlikte kültür-sanat projeleri hayata geçirilmiştir. Projeler arsında Dostlar Beni Hatırlasın, Uzun İnce Yol, Renklerdeki Işık, Toprak Gibidir Veysel ve Bu Bendeki Aşk Olmasa yoğun ilgi görmüştür. Gündüz Şatıroğlu yine bu dönemde Âşık Veysel bibliyografyası hazırlanmasına katkı sağlamıştır.
Aşık Veysel Meslek Yüksekokulu
Âşık Veysel’in vasiyeti dikkate alınarak adının verildiği ilk eğitim kurumu olma niteliği taşımaktadır. Cumhuriyet Üniversitesine bağlı olan kurum ortalama 700-800 öğrenci mevcudu ile öğrenime devam etmektedir.
Eserleri
- Anlatamam Derdimi (5:24)
- Arasam Seni Gül İlen (4:18)
- Atatürk’e Ağıt (5:26)
- Beni Hor Görme (2:46)
- Beş Günlük Dünya (3:58)
- Bir Kökte Uzamış (4:55)
- Birlik Destanı (1:42)
- Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz (4:42)
- Çiçekler (3:05)
- Cümle Âlem Senindir (6:44)
- Derdimi Dökersem Derin Dereye (4:51)
- Dost Çevirmiş Yüzünü Benden (3:12)
- Dost Yolunda (4:43)
- Dostlar Beni Hatırlasın (6:02)
- Dün Gece Yar Eşiğinde (4:28)
- Dünya’ya Gelmemde Maksat (2:43)
- Esti Bahar Yeli (2:41)
- Gel Ey Âşık (5:35)
- Gonca Gülün Kokusuna (5:24)
- Gönül Sana Nasihatim (6:40)
- Gözyaşı Armağan (3:32)
- Güzelliğin On Para Etmez (4:31)
- Kahpe Felek (2:58)
- Kara Toprak (9:25)
- Kızılırmak Seni Seni (4:58)
- Küçük Dünyam (5:17)
- Murat (5:13)
- Ne Ötersin Dertli Dertli (3:05)
- Necip (3:16)
- Sazım (6:02)
- Seherin Vaktinde (5:01)
- Sekizinci Ayın Yirmi İkisi (4:43)
- Sen Bir Ceylan Olsan (3:34)
- Sen Varsın (4:01)
- Şu Geniş Dünya’ya (7:27)
- Uzun İnce Bir Yoldayım (2:23)
- Yaz Gelsin (3:02)
- Yıldız (Sivas Ellerinde) (3:16)
Not: Parantez içindekiler eserlerin süreleridir.
Çevirilen eserleri
- Bu Alemi Gören Sensin: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers – The One Who Sees This World Is You (İngilizce)
- Dostlar Beni Hatırlasın: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers – Let My Friends Remember Me (İngilizce)
- Kara Toprak: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers – Dark Earth (İngilizce)
- Uzun İnce Bir Yoldayım: David Selim Sayers ve Evrim Emir-Sayers – I’m on a Long and Narrow Road (İngilizce)
Galeri
- 1975 – Lore Alford Rogers, Amerikalı bakteriyolog ve süt bilimcisi (d. 1875)
- 1985 – Sir Michael Redgrave, İngiliz oyuncu (Vanessa Redgrave’in babası) (d. 1908)
- 1991 – Vedat Dalokay Türk mimar ve politikacı (d. 1927)
- 1998 – Galina Ulanova, Rus balerin (d. 1910)
- 2001 – Chung Ju-yung veya Jung Joo-young, Güney Koreli girişimci, iş insanı ve tüm Hyundai Güney Kore Gruplarının kurucusu (d. 1915)
- 2008 – Shusha Guppy, İranlı yazar, editör ve şarkıcı (d. 1935)
- 2011 – Loleatta Holloway, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarıdır (d. 1946)
- 2013 – Chinua Achebe, Nijeryalı yazar (d. 1930)
- 2013 – Pietro Mennea, İtalyan kısa mesafe koşucusu ve siyasetçi (d. 1952)
- 2014 – Jack Fleck, Amerikalı golfçü (d. 1921)
- 2014 – James Rebhorn, Amerikalı oyuncudur (d. 1948)
- 2015 – Pedro Aguayo Ramírez, Meksikalı profesyonel güreşçi (d. 1979)
- 2015 – Jørgen Ingmann, Danimarkalı şarkıcıydı (d. 1925)
- 2015 – Faith Susan Alberta Watson, Kanadalı televizyon ve sinema oyuncusu (d. 1955)
- 2016 – Andrew Grove, Macaristan doğumlu Amerikalı mühendis, iş insanı ve yazar (d. 1936)
- 2017 – Norman Colin Dexter, İngiliz romancı (d. 1930)
- 2017 – Henri Emmanuelli, Fransız siyasetçi (d. 1945)
- 2017 – Tayfun Talipoğlu, Türk gazeteci (d.1962)
Tayfun Talipoğlu
|
|
---|---|
![]() Eskişehir’deki Tayfun Talipoğlu Daktilo Müzesi’nde yer alan Talipoğlu’nun balmumu heykeli.
|
|
Doğum | 3 Ağustos 1962 Kars, Türkiye |
Ölüm | 21 Mart 2017 (54 yaşında) Konak, İzmir, Türkiye |
Ölüm sebebi | Kalp krizi |
Defin yeri | Karşıyaka Mezarlığı, Ankara |
Milliyet | ![]() |
Meslek | Gazeteci |
Tayfun Talipoğlu (3 Ağustos 1962, Kars – 21 Mart 2017, Konak, İzmir), Türk gazeteci ve televizyon yapımcısıdır.
İlkokulu Malatya Şeker İlkokulu ve Eskişehir Yunus Emre İlkokulunda okudu. Ortaokulu Eskişehir’de, liseyi Ankara Atatürk Lisesinde tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümünden 1983 yılında mezun oldu. Siyasi görüşleri nedeniyle kaymakam yapılmadı ve bu süreçte kargoculuk, Ankara düğün salonlarında ve pavyonlarında orkestra solistliği gibi birçok değişik iş yaptı. Milliyet gazetesinde muhabir olarak başladığı gazetecilik yaşamına önce Star TV’de, sonra atv’de haber muhabiri olarak devam etti. 1995 yılından itibaren önce atv’de, 1999-2008 yılları arasında NTV’de, 2008 -2010 yılları arasında TRT 1’de, 2011-2012 yıllarında TV8’de ve son olarak 2016 yılından itibaren de Halk TV’de Bam Teli programını hazırlayıp sunmuştur. Takvim, Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet gazetelerinde köşe yazarlığı da yapan Talipoğlu evli ve bir çocuk babasıydı.
Benim Yolum, Ne Çoktular Ne Kadar Çocuktular, Eskiyen Yüzümün Yeni Gülümseyişi, Çoluk Çocuk Yazıları, Eşekle Gelen Aydınlık yayınlanmış kitaplarıdır. Seyyah ve Bam Teli Yol Müzikleri adlı şiir ve türkü kasetleri de vardır.
TRT 1’de Bam Teli programının yanı sıra Nasılsınız isimli bir tartışma programını da yönetmiştir. Aynı zamanda Ekim 2007’den beri UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisidir.
7 Haziran 2015 yılı seçiminden önce CHP’den Aydın ili milletvekili aday adayı oldu. Partinin ön seçimlerinde dördüncü olan ve partisince 5. sıradan milletvekili adayı gösterilen Talipoğlu TBMM’ye giremedi.
21 Mart 2017 tarihinde gece saat 02.30’da Konak, İzmir’deki evinde fenalaşıp Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan gazeteci Tayfun Talipoğlu 54 yaşında öldü.
- 2017 – Henri Emmanuelli, Fransız siyasetçi (d. 1945)
- 2018 – Deniz Bölükbaşı, Türk diplomat ve siyasetçi (d. 1949)
- 2018 – Anna-Lisa, Amerikalı oyuncu (d. 1930)
- 2019 – Marcel Detienne, Belçikalı akademisyen (d. 1935)
- 2019 – Francis Quinn, Amerikalı Roma Katolik piskopos (d. 1921)
- 2020 – Marguerite Aucouturier, Çek-Fransız psikanalist, çevirmen ve yaza (d. 1932)
- 2020 – Aileen Baviera, Filipinli siyaset bilimci, akademisyen ve sinolog (d. 1959)
- 2020 – Vicente Capdevila, İspanyol belediye başkanı ve siyasetçi (d. 1936)
- 2020 – Mariko Miyagi, Japon aktris, şarkıcı ve insan hakları aktivisti (d. 1927)
- 2020 – Jacques Oudin, Fransız siyasetçi (d. 1939)
- 2020 – Piotr Pawlukiewicz, Polonyalı bir Roma Katolik rahibi, teoloji doktoru, vaiz ve yazar (d. 1960)
- 2020 – Jean-Jacques Razafindranazy, Madagaskar doğumlu doktor (d. 1952)
- 2020 – Lorenzo Sanz, İspanyol iş insanı ve spor yöneticisi (d. 1943)
- 2020 – William Stern, İngiliz iş insanı (d. 1935)
- 2020 – Pierre Truche, Fransız yargıç (d. 1929)
- 2020 – Levent Ünsal, Türk oyuncu, sunucu ve seslendirme sanatçısı (d. 1965)
- 2021 – Nevâl es-Saadavi, Mısırlı feminist yazar, aktivist ve psikiyatrist (d. 1931)
- 2022 – Samuel Cabrera, Kolombiyalı profesyonel arazi bisiklet yarışçısı (d. 1960)
- 2022 – Soumeylou Boubèye Maïga, Malili siyasetçi (d. 1954)
- 2022 – Eva Ingeborg Scholz, Alman aktris (d. 1928)
- 2022 – Fevzi Zemzem, Türk eski millî futbolcu, teknik direktör (d. 1941)
- 2023 – Hezekiel Hazum, İsrailli eski millî futbolcudur (d. 1947)
- 2023 – Willis Reed, Amerikalı profesyonel basketbolcudur (d. 1942)
- 2024 – Bahar Öztan, Türk sinema oyuncusu (d. 1962)
Tatiller ve özel günler
- Dünya Irk Ayrımı İle Mücadele Günü
- Dünya Kukla Günü
- Nevruz Bayramı
- Erzurum’un Tortum ilçesinden Rus ve Ermeni birliklerinin geri çekilişi (1918)