Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Dövizde büyük oyun
Ekonomi
2021-11-23 20:02

Dövizde büyük oyun

Merkez Bankası'ndan döviz kuru açıklaması ( 1 ) 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca "Döviz piyasalarında gerçekçi olmayan ve iktisadi temellerden tamamen uzak, sağlıksız fiyat oluşumları gözlemlenmektedir" açıklaması yapılarak, şirketler ve vatandaş, aşırı oynak piyasa koşullarına karşı uyarıldı.

 
 
 
 

TCMB'den yapılan yazılı açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın uygulanmakta olan dalgalı kur rejimi altında kur seviyesine ilişkin taahhüdü olmadığı belirtildi.

Açıklamada, "Döviz kurları, serbest piyasa dinamiklerince arz ve talep koşullarınca belirlenmektedir. Merkez Bankası belli koşullar altında kalıcı yön amacı taşımadan sadece aşırı oynaklığa müdahale edebilmektedir. Döviz piyasalarında gerçekçi olmayan ve iktisadi temellerden tamamen uzak, sağlıksız fiyat oluşumları gözlemlenmektedir. Şirketlerimiz ve vatandaşlarımızın aşırı oynak piyasa koşullarında iktisadi temellerden tamamen uzak değerlerden işlem yaparak olası kayıplara karşı uyarılması lüzumu üzerine bu açıklamaya gerek duyulmuştur" denildi.

 
 
 
dha.com.tr / milliyet.com.tr 
 
 
 
 
 
 
 

Prof. Dr. Sefer Şener değerlendirdi: Kurlarda bundan sonra ne olur? Döviz kurlarındaki hareketliliğin nedeni...   ( 2 )

 
 

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, döviz kurlarında yaşanan oynaklığı CNN Türk canlı yayınında değerlendirdi. Şener, piyasaların düşük faiz politikasının devam edeceği beklentisini fiyatladığını söylerken, "Hükümet bir tercih yaptı. Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğu ifade edildi. Üretim, istihdam ve ihracatı tercih eden bir Türkiye benimsendi." ifadelerini kullandı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener ekonomi gündemine dair son gelişmeleri CNN Türk ekranlarında değerlendirdi. Döviz kurlarındaki hareketliliğin düşük faiz politikasının devam edeceği yönündeki beklentiden kaynaklandığını belirten Şener, kurlarda bundan sonra yaşanabilecek olası hareketleri yorumladı.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Piyasa düşük faiz politikasının devam edeceğini fiyatlıyor. Ana neden bu. Küresel bazı sorunlar var ama Türkiye'de bu kadar yüksek oranlı dalgalanmanın nedeni verilen mesajlar. Bunlar bilinçli veriliyor. Normal şartlarda bizim yaptığımız hesaplara göre 100 baz puanlık indirimin 1.10 kuruş artışa denk gelmesi gerekiyor.

Beklenti aralık ayında da devam etmesi. Merkez Bankası çok açık aralık ayındaki toplantıda bitip bitmeyeceğine karar vereceğini metnin içine koydu. Yılın ilk 3 ayında da faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisi oluştu. Bu fiyatlanıyor. Bu tamamıyla öngörülebilir mesajlarla olan bir durum. G20 ülkelerinin hiçbirinde böyle yüksek volatilite yok. Sözlü yönlendirilme yapılması lazım. Bu volatilitenin önüne geçilmesi lazım.

ENFLASYONA YANSIMASI

Bundan sonraki süreçte buralarda sabit kalırsa bunun enflasyona yansıması olacaktır. Gelinen noktada bu seviyede kalırsa total enflasyon üzerinde 12 puana yakın etkisinin olacağını tahmin ederiz. Aylık bazda enflasyonun üzerine bir yük geleceği anlamına gelir. Bunu da önümüzdeki aylarda görürüz.

Düşüş olup olmaması verilecek mesajlara bağlı. Orada da çok net mesajlar görüyoruz. Bundan sonraki süreçte de etkileri ile kısımda etkilerin devam edeceğini öngörmek lazım. Alış ve satışlardan kaynaklı bir yükseliş değil. Bu bilgiyi net vermek lazım. Şirketlerin 90 milyar Dolar, bireyler 130 milyar doların üzerinde hesapları var. Kimse satmıyor. Piyasada derinlik yok. Hükümetten bir söylem gelse, farklı pozitif bir Haber gelse (sermaye girişi, sıcak para girişi) o zaman bu derinlik olmadığı için ani yükselişlerin ani düşüşlere sahne olacağını görebiliriz. Bir günde yüzde 10 artıyor. Burada algı ile ilgili bir yükseliş var. Olumlu haberler gelse terse dönebilir. Hükümet çok net ve öngörülebilir bir şey ortaya koydu. Piyasa faiz indirimleri devam edecek şeklinde algılıyor. Alternatif yatırımlara gidiyor piyasa.

Piyasalarda derinlik olarak hareket görmüyoruz. Verilen mesajlar ile alakalı bir yükseliş görüyoruz. Tamamen öngörülebilirlikle ilgili bir durum.

TÜRKİYE GEÇİŞ DÖNEMİNDE Mİ?

Hükümet bir tercih yaptı. Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğu üretim, istihdam ve ihracatı tercih eden bir Türkiye benimsendi. Kurda bu volatilitenin olmasının sebebi de bu. Dünyada da bir değişim var deniyor. Bugüne kadar yüksek faiz düşük kurdan piyasayı değerlendirdik, değişen dünyada bundan sonraki stratejimiz yüksek kur düşük faiz deniyor. Düşük faiz tercih ediliyor. Buradaki amaç da cari açığı düşürmek. Verilen mesajlardan bunu algılıyoruz. Bu modelle istihdamın, üretimin, yatırımın aratacağı politikası ön plana çıkarılıyor. Uzun vadede bunun faydalı olacağını düşünüyoruz deniliyor.

ARALIKTA FAİZ İNER Mİ?

Yapılan açıklamalardan 100 baz puan indirim gelmesini bekliyoruz. Önemli olan yönü görebilmek. Açıklamalarda verilen yön net olarak aşağı olacağı yönünde. Hükümetin tercihi düşük faiz olması. Bunu ekonomik verilerle değerlendirdikten sonra nereye gideceği öngörülecektir. Verilen mesajlardan çok da düşük seviyelerde olacağını düşünmüyorum ben. Burada seviyeyi hem gelecek olan enflasyon verileri hem de küresel çaptaki enflasyonun boyutu ortaya koyacak. Piyasa koşullarına göre yükselmesi gerekirse de ilerde yükseltecektir. Benim beklentim yılın ilk 2-3 ayında da aşağı yönlü bir beklenti olacağı. Enflasyon vurgusu değişirse sıkılaştırma da yapılabilir. Merkez Bankası’nın elinde birçok enstrüman var.  Verileri görmemiz lazım. Bu bir politika. Hükümet bunu net bir şekilde ortaya koydu.

FAİZ İNDİRİMİNİN YANSIMASI NE OLUR?

Kamu bankaları 100 baz puan geri çekti. Burada amaç istihdamı üretimi ihracatı artırmak. Piyasaya yansıması farklı olabiliyor. Kısa vadeli ticari kredilerde bir indirim görüyoruz ama uzun vadeli kredilerde indirim göremiyoruz. Aslında burada ticaret hedefleniyor. Özel bankalarda kısa vadeli ticari kredilerde bir geri çekilme var. Reel sektöre bunu verebilirsiniz iş tüketici kredilerine geldiğinde enflasyonu artırma riski olduğu için oradaki azalışı sınırlı tutabilirsiniz. Ancak bu kur artışları kalıcı olursa bunun enflasyona etkileri olacak.

Öngörülebilir mesajlarla ortaya çıkmak ve toplumun algısını bu yönde oluşturmak lazım. Yabancı paralarla ilgili alımlar yapılmış satım da yok. Döviz mevduatları 135 milyar dolarda. Rekor seviyede. Kimseye neden paranı dolarda tutuyorsun diyemeyiz.

 
 
 
 
 
 
 
dha.com.tr / hurriyet.com.tr 
 
 
 
 
 

Doların artışı onlara kazandırdı! 100 bin kişilik azınlık   ( 3 )

Dolar, Türk Lirası karşısında son 9 ayda yüzde 80 civarı değer kazandı. Kurdaki artış ekonominin dengelerini bozarken bu durumun tek kazananı ise bankalarda döviz varlığı bulunan yaklaşık 100 bin milyoner oldu.

 
 
 

Dolar/TL kuru Şubat 2021'de 6.94 liraya inerek ekonomiyi biraz rahatlatmıştı. O günden bu yana özellikle Merkez Bankası'nın başkan değişiklikleri ve faiz kararları kaynaklı şoklarla dolara karşı zayıflayan Türk Lirası bugün itibariyle 9 ayda yüzde 80 değer yetirmiş oldu. 6 Ekim'den bu yana ise 2 ayda değer kaybı yaklaşık yüzde 41 düzeyinde. Türk Lirası'nın değer kaybı vatandaşa zam olarak yansırken iğneden ipliğe her malın fiyatı da bu değişimlere paralel artıyor. Türk Lirası'nın değer kaybında kazanan ise bir tek döviz varlığı olanlar. Dar gelirli ve sabit ücretle çalışanlar ezilirken dolardaki artışla milyoner olanlar deyim yerindeyse köşeyi döndü. Peki kim bu milyonerler?

 

77,4 MİLYAR DOLAR MİLYONERLERE AİT
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verileri milyonerleri döviz ve Türk Lirası olarak ayırmıyor. Bu yüzden net rakam yok ancak bir takım hesaplamalarla yaklaşık bir rakama ulaşabiliyoruz. BDDK eylül ayı rakamlarına göre bankalarda 1 milyon TL ve üzeri mevduatı bulunan mudi sayısı 342 bin 362.

Çoğunluğu gurbetçilerden oluşan 34 bin de yurtdışı yerleşik var. İkinci rakam ise yine bankalardaki 1 milyon lirayı aşan TL mevduat tutarı 324 milyar, döviz mevduatı ise 77,4 milyar dolar. Yani 944 milyar Türk Lirası. Türk Lirası mevduatın yüzde 29'u milyonerlerinken döviz mevduatının yüzde 48'ini milyoner elinde tutuyor. Yani zenginlerin genel tercihi döviz mevduatı.

73 BİNİ YURTİÇİ YERLEŞİK
Bankacılar 1 milyon lira ve üstü mevduat sahiplerinin üçte birinin dolar, euro veya altın mevduatı sahibi olduğunu belirtiyor. Bu hesaba göre 342 bin milyonerin yaklaşık 125 bini döviz sahipleri. Ancak tabii bunlar hesap sayısı. Yine uzmanlardan aldığımız verilere göre hesap sayısının yüzde 70'i gerçek mudi sayısını veriyor. Buradan yola çakarak döviz mevduatı olan milyoner sayısının 73 bin olduğunu hesaplayabiliriz. Bunun yanında 34 bin yurtdışı yerleşiğin de hemen tamamının döviz mevduatı sahibi hesap olduğu biliniyor. Bu hesap sayısını da mudi sayısına indirdiğimizde 25 bin yurtdışı mudi sayısı ile karşılaşıyoruz. İkisini topladığımızda ise 100 bin milyonerin döviz hesabı olduğunu ortaya çıkıyor. Ancak tabii ki bunlar Türk Lirası cinsinden milyonerler. Gerçek dolar milyonerlerinin sayısının ise kurun yükseldiği tutar dikkate alınarak 10'a bölüp 10 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

 
 
 
 
 
 
 
haberturk.com / haber7.com
 
 
 
 
 


Bu haber 31 kez okundu.

                                                   5 + 3 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim