Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Erken seçim yok
Siyaset
2021-11-23 19:29

Erken seçim yok

'Erken seçim olmayacak'... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçimlerin tarihi Haziran 2023  ( 1 )

 
 
 
 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Merkez'de AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada erken seçim tartışmalarıyla ilgili olarak "Hala erken seçim, erken seçim. Ya olmayacak erken seçim... Haziran 2023... 15-20 ayda seçim yapmak ilkel kabilelerin işidir" dedi. "2023'e giden süreçte 84 milyon vatandaşımızın her birinin kapısına gideceğiz, gönlünü kazanacağız" diyen Erdoğan, "Ülkemizi CHP'nin yalanlarına terk edemeyiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, partinin 20 yıllık geçmişindeki 150’nci Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nı yaptıklarını vurgulayarak, "Dünyada ve ülkemizde 20 yılda il başkanlarını bu şekilde 150 defa bir araya getiren, istişare mekanizmasını böylesine düzenli ve etkili işleten bir başka parti olduğunu sanmıyorum" dedi.

'BİRİNCİ PARTİ OLMAMIZIN SIRRI BURADA'

Merkez Yürütme Kurulu, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantıları gibi il başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları, belediye ve il genel meclis başkanları ile yaptıkları genişletilmiş istişare toplantılarının, partinin adeta mutfak çalışması olduğunu söyleyen Erdoğan, "Siyasetin istikameti, hükümet çalışmalarımızın ana fikirleri, illerimizin meseleleri işte bu toplantılardaki görüşmelerde, değerlendirmelerde, fikir alışverişlerinde ortaya çıkıyor, şekilleniyor, gelişiyor. Bu platformlar aynı zamanda milletimizin sesinin, nefesinin, beklenti ve dertlerinin en üst düzeyde yankılandığı, duyurulduğu yerlerdir. AK Parti'nin 20 yıldır seçimlerden hep birinci çıkmasının sırrı işte buradadır" dedi.

'BUNLAR KİMİNLE YÜRÜDÜKLERİNİN FARKINDA DEĞİL'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi 2001 yılı Ağustos ayında kurduktan yaklaşık 15 ay sonra 3 Kasım 2002 seçimlerinde ilk defa milletin huzuruna çıktıklarını söyleyerek, partinin bu zamana kadar girdiği seçimlerde aldığı oy oranlarını ve seçim sloganlarını sıraladı. Erdoğan, kuruluşlarından bu yana girdikleri her seçimden istisnasız birinci çıktıklarını, yeni yönetim sisteminin parçası olan ittifaklarda da yüzde 50’nin altına düşmediklerini söyleyip, şöyle konuştu:
"Şu anda ana muhalefet, muhalefet niye bu kadar yırtınıyor, niye bu kadar çılgına dönüyor? Çünkü gelecekleri yerin ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Onun için de AK Parti ve MHP'nin sağladıkları bu başarının önüne geçemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. AK Parti bu başarısıyla dünya demokrasilerinde bu kadar uzun süre bu kadar yüksek oy seviyesini ve iktidarını koruyabilmiş istisnai örneklerin en başında geliyor. İnşallah 2023 Haziran seçimlerinde hem cumhurbaşkanlığını yeniden kazanarak, hem 'Cumhur İttifakı' olarak Meclis’te çoğunluğu elde ederek bu rekoru çok daha ileri taşıyacağız. Esasen biz bundan 10 yıl önce 2023 hedeflerimizi ilan ettiğimizde mevcut takvime göre seçim yılı 2024’tü fakat ilginçtir, hala 'erken seçim, erken seçim'. Olmayacak erken seçim, Haziran 2023. Bunlar kiminle yürüdüklerinin farkında değiller. Geçti o, onlar tarih oldu. Öyle 15 ayda bir, 20 ayda bir seçim yapmak, bunlar ilkel kabilelerin işidir. Biz modern bir yapının, modern dünyanın şu anda uygulamalarını ortaya koyan bir partiyiz ve 'Cumhur İttifakı'yız."

'2023 SEÇİMLERİNİ ÇOK DAHA ÖNEMLİ HALE GETİRDİ' 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve kendileri için her seçimin önemli olduğunu belirterek, "Her seçim hayatidir. Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği şu kritik süreç 2023 seçimlerini çok daha önemli hale getirdi. Bu seçimleri kazanarak ülkemizi 2002 Kasım'ından beri kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasında yeni bir safhaya inşallah çıkarmış olacağız. Önümüzdeki seçim sonuçları, vesayetle, ihtiraslı çıkar odaklarıyla, terör örgütleriyle, darbecilerle mücadelenin ötesine geçen, bölgemizin ve dünyamızı şekillendirecek ehemmiyete sahiptir. Salgının tetiklediği küresel, siyasi ve ekonomik sistemdeki değişimin milletimizle birlikte bölgemizin tamamı, İslam alemi, Türk dünyası ve tüm mazlumlar ile mağdurlar üzerinde ne gibi sonuçlar doğuracağını yakın gelecekteki gelişmeler belirleyecektir. Türkiye'nin 2023 ve sonrasındaki siyasi, insani, ekonomik, askeri duruşu bu belirleyici faktörlerin ilk sırasında yer almaktadır" dedi.

'YEPYENİ VE AYDINLIK BİR DÖNEME ADIM ATMIŞ OLACAĞIZ'

Türkiye'nin son 8 yılındaki hiçbir gelişmenin kendi tabii mecrasında ortaya çıkmadığını söyleyen Erdoğan, "Hepsinin de gerisinde bir senaryo, bir kurgu, bir tuzak, bir oyun vardır. Bu süreci yönlendirenlerin Allah'ın yardımı ve milletimizin feraseti sayesinde bugüne kadar başaramamaları vazgeçtikleri anlamına gelmiyor. Türkiye kendi duruşunu korumakta ve ilerletmekte ısrar ettikçe kurulan tuzakların çapı ve yol açtığı sonuçlar da artıyor. Bin yıldır bu toprakları vatanı yapmak ve korumak için bedel ödeyen bir millet olarak verdiğimiz bu mücadelenin de gerektirdiği fedakarlıkları yapmaktan çekilmedik, çekilmeyeceğiz. Ama milletimiz şundan emin olsun ki; bu mücadeleyi başarıyla tamamladığımızda kendimiz ve evlatlarımız için yepyeni ve aydınlık bir döneme adım atmış olacağız. Geçtiğimiz 19 yılda ülkemize kazandırdığımız tüm eser ve hizmetler, okullar, hastaneler, yollar, köprüler, tüneller, barajlar, fabrikalar, savunma sanayi ürünleri, teknoloji geliştirme çalışmaları ve diğer her şey işte bugünlere bu büyük atılıma hazırlık içindi. Şimdi var gücümüzle mücadelemizi vereceğiz. Önümüzdeki engelleri aşacağız, tuzakları bozacağız ve inşallah hedeflerimize ulaşacağız" diye konuştu.

'VATANDAŞIMIZIN HER BİRİNİN KAPISINA GİDECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesinin ve dünyanın siyasette sözü dinlenen, üretimiyle, ihracatıyla, istihdamı, ekonomisi, güçlü sosyal ve kültürel etki alanı geniş Türkiye'sine 2 asırdır hiç olmadıkları kadar yakın olduklarını söyleyerek, şöyle konuştu:
"Sizler işte bu büyük misyonun, işte bu büyük hedefin kendi şehirlerimizdeki uç beyleri olarak sadece bugüne değil, geleceğe de istikamet verecek bir yerde duruyorsunuz. Değerli kardeşlerim, AK Parti milletimiz tarafından kurulan, milletimizin gösterdiği istikamette, milletimizle birlikte yol yürüyen bir partidir. Yaptığımız her eseri her hizmeti milletimiz için hayata geçirdik, yaşadığımız her badirenin üstesinden milletimizden aldığımız destekle geldik, bunun için 2023'e giden süreçte 84 milyon vatandaşımızın her birinin kapısına gideceğiz, elini tutacağız, gönlünü kazanacağız. Onun için yan gelip durmak yok, çok gayret edeceğiz, çok koşacağız ve şurada 1,5 yıl kaldı bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz. Unutmayınız, bizim boş bıraktığımız her yer karşımızdakiler tarafından yalanla, iftira, çarpıtma ile doldurulacaktır. Ülkemizi CHP'nin yalanlarına, iftiralarına terk edemeyiz. Türkiye’yi 'helalleşme' deyip de haleldar etmeye çalışan yani bozmaktan, lekelemekten, fesat çıkarmaktan başka iş bilmeyen Kılıçdaroğlu'nun kifayetsizliğine terk edemeyiz. Meydanı bölücü örgütün güdümündeki HDP'ye de şehit yakınlarına sövmekten başka mahareti olmayan edepsizlere de bırakamayız. Bize destek vermesi için ikna edemediğimiz her vatandaşımızı, partimiz için en büyük kayıp olarak görerek; her gün, her an, hep birlikte çalışacağız. Öncelikle kuruluşundan bugüne kadar kendi partimizde görev almış, sorumluluk üstlenmiş, oy vermiş insanlarımıza ulaşacağız. Bu çekirdeği sağlama aldıktan sonra katman katman genişleyerek tüm vatandaşlarımızın gönüllerine gireceğiz."

'HERKESİ DERLEYİP TOPLAYACAĞIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir arkadaşlarının hüzünle bakmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek, "Herkesi derleyip toplayacağız. Yeminli Türkiye düşmanlarının, yeminli millet düşmanlarının, yeminli AK Parti ve Tayyip Erdoğan düşmanlarının ne dediğine ne yaptığına değil, bizimle birlikte yol yürüyen bu büyük davanın mensuplarına bakacağız. Asırlara yayılan demokrasi, kalkınma, hak ve özgürlük mücadelesinde milletimizin ne istediğine ne özlediğine bakacağız. Büyük ve güçlü Türkiye hedefinden gözümüzü asla ayırmayacağız. Bunu başardığımızda, Allah'ın izniyle milletimizin desteğinin tüm seçimlerden çok daha fazla bir şekilde yanımızda olduğunu göreceğiz. Teşkilat mensuplarımızın her biri işte böylesine büyük bir sorumluluk altındadır. Bu hususta ben sizlere güveniyorum" dedi.

 
 
 
 
Buğra OLAÇ/ ANKARA, (DHA) / hurriyet.com.tr
 
 

 

 

MHP lideri Bahçeli'den çok net mesaj: Erken seçim falan yok!   ( 2 )

 
 
 
 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Bahçeli siyasette yüzde 50+1 tartışması ile ilgili olarak, ‘Bu konuyu daha fazla sündürüp çekiştirmesinler. Bu konuyu tartışmaya açmak yönetim sistemine karşı güvensizliği ve şüpheyi körüklecektir. Milleti ne diyorsa onu savunuruz.’ dedi. Bahçeli, 'Bize göre hükümetin izlediği ekonomi politikası doğrudur. Döviz operasyonları boşunadır, faiz kulisi yapanların çabası beyhudedir.' derken 'Ekonomiden anlamayan cahillerin tek söylediği erken seçim. Erken seçim falan yoktur. Seçim 2023 yılının Haziran ayında yapılacaktır.' ifadelerini kullandı.

MHP lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, partisinin yeni bir siyasi hareket olmadığını, 52 uzun yıldır çetin şartlarda, zorlu dönemlerde mücadele kararlılığını sürdürdüğünü bildirdi. Bahçeli, "Bizi bilenler bilir. Bizi tanıyanlar iyi tanır. Biz kendimiz için hiçbir şey aramayız, istemeyiz, beklemeyiz. Bizim geçmişte dile getirdiğimiz 'önce ülkem ve milletim, sonra partim ve sonra ben' ilkesi aslında bu hassasiyetimizin bir ifadesidir. Ancak mevzubahis Türk milleti olursa, ihtiraslarımızın, iddialarımızın, ilerleme azmimizin sınırı da olamaz" dedi.

Bahçeli, 'Adım Adım 2023, İl İl Anadolu' temasıyla sürdürdükleri çalışmalar kapsamında, bugüne kadar 55 ili ziyaret ettiklerini belirtti. Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutlayacaklarını söyleyen Bahçeli, "Sorunsuz öğretmen, sorunsuz eğitim ve öğretim demektir. Öğretmenlerimiz huzurluysa evlatlarımız da huzurlu olacaktır. Geleceğimizden tasarruf edemeyeceğimize göre, hiçbir hakkı öğretmenlerimize çok göremeyiz, onlardan esirgeyemeyiz. Mesela atanamayan öğretmen sorununa neşter vurulmalı, bu konu artık kapanmalıdır" diye konuştu.

'CÜMLE ALEM GÖRDÜ DE BİR TEK SİZ Mİ GÖRMEDİNİZ'

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen hafta Yunan gazetesine yaptığı açıklamada, "İktidara geldiğimizde Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nı kuracağız. Neden Savaşıyoruz?" dediğini belirterek, şöyle konuştu:

"Sayın Kılıçdaroğlu, savaş nerededir? Savaşan kimdir? Terörle mücadeleye 'hayır' diyen, Türk askerine 'hayır' diyen, buna karşılık terör örgütlerine 'evet' diyen yozlaşmış bir zihniyetin savaştan anladığı, savaşla kastettiği nedir? Irak'ın kuzeyinde icra edilmiş Pençe Harekatı kapsamında 7 ay içinde 831 teröristin etkisiz hale getirilmesi, 1407 mağara ve sığınakların imhası Kılıçdaroğlu'nu rahatsız mı etmiştir?

Mavi Vatan'daki dik duruşumuzla birlikte Libya, Irak ve Suriye'de barış ve istikrarın müdafaasını yapmamız uykularını mı kaçırmıştır? Kırmızı listedeki terör elebaşlarını nokta operasyonlarla tasfiye etmemiz kabus mu yaşatmıştır? Diğer yandan, bu partinin bir grup başkanvekili televizyona çıkmış, 'HDP'nin PKK ile ilişkisi olduğunu görmedim' diyecek kadar milli gerçeklerden kopmuş, Kılıçdaroğlu'nu tamamlamıştır. PKK ile HDP'nin kanlı madalyonun iki yüzü olduğunu cümle alem gördü de bir tek siz mi görmediniz, yalnızca siz mi fark edemediniz? Bununla da kalmayan bu siyasi bedhah, 'Demirtaş'ın ve Kavala'nın tutukluluğunu doğru bulmuyoruz' açıklamasıyla CHP'nin kimlerin elinde un ufak olduğunu ispatlamıştır. Demirtaş'ın niye tutuklu olduğunu ben söyleyeyim, çünkü teröristin yeri sokaklar, siyaset koridorları, özgür bir hayat değil, demir parmaklıkların arkasıdır."

'MASUM BİR TALEP DEĞİLDİR'

Bahçeli, televizyon ekranlarında yüzde 50+1 tartışmasının devam ettiğini, tam bir kafa karışıklığının hakim olduğunu söyledi. Bu konuda kendisinin iyi dinlenmesini isteyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Onlara yüzde 50+1'i anlatayım da biraz ders alsınlar, sonuç çıkarsınlar, bu konuyu da daha fazla sündürüp sağa sola çekiştirmesinler. Cumhurbaşkanının iki turlu seçimle, doğrudan halk tarafından ve 'geçerli oyların salt çoğunluğuyla, yani yüzde 50+1 oyla seçilme kuralı 21 Ekim 2007 tarihli Anayasa değişikliği ile kabul edilmiştir. Bu usul getirildiğinde Anayasa'da 'parlamenter sistem' öngörülmekteydi. 16 Nisan 2017 tarihli halk oylamasıyla 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmiş, fakat Cumhurbaşkanının seçim usulü değiştirilmemiştir. Lütfen dikkat buyurunuz, dünyada cumhurbaşkanı veya devlet başkanını halkın seçtiği 99 ülkede geçerli oyların yüzde 50+1'ini alan adayın seçilmesi anayasal norm olarak kabul edilmiştir. Yine dünyada 103 ülkede cumhurbaşkanını veya devlet başkanını halk seçerken bunlardan 99'unda salt çoğunluk uygulanmaktadır. Cumhurbaşkanı ya da devlet başkanının halk tarafından seçilmesinde uygulanan ikinci usul yüzde 40+10 olarak isimlendirilen sistemdir.

Altını çizerek ifade etmek isterim ki, bu sistem sadece Bolivya, Kosta Rika, Ekvator ve Arjantin'de geçerlidir. Mezkur bu sistemde iki turlu yapılan seçimlerde ilk turda geçerli oyların yüzde 40'ını alıp en yakın rakibine yüzde 10 fark atan adayın ilk turda seçilmesi esas kabul edilmiştir. Bolivya anayasasının 166'ncı maddesini, Kosta Rika anayasasının 138'inci maddesini, Ekvator anayasasının 143'üncü maddesini, Arjantin anayasasının 96, 97 ve 98'inci maddelerini uyanık bir gözle inceleyenler çarpıcı gerçeklerle yüzleşeceklerdir. Bu ülkelerde aslında geçerli oyların salt çoğunluğu, kısaca yüzde 50+1 şartı aranmakta, eğer adaylardan biri ilk turda yüzde 40 ve üzeri bir oy alır ve en yakın rakibine yüzde 10 fark atarsa ikinci tur seçime gerek kalmamaktadır. Tek turda yüzde 40 oyla seçilme yöntemini öngören ülke örneği dünya üzerinde yoktur. Böyle bir tercihin olması halinde yürütme organının seçiminde 'demokratik meşruiyet sorunu' doğacaktır.

Devlet başkanını veya cumhurbaşkanını halkın seçtiği tüm sistemlerde demokratik meşruiyet gereğince geçerli oyların salt çoğunluğu ile seçilmesi temel kaidedir. Salt çoğunluk usulünü değiştirmeye kalkmak ve bu konuyu tartışmaya açmak yönetim sistemine karşı güvensizliği ve şüpheyi körükleyecektir. Takdir ederseniz ki bu doğru değildir, masum bir talep değildir, Türkiye'nin çıkarına uygun olamayacaktır. Bize göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi lehine söylenebilecek en güçlü argümanlardan biri, yüzde 50+1 oyla iktidara gelebilmek için partiler arası uzlaşmayı sağlaması ve kutuplaşmayı azaltmasıdır. Milli birlik ve bütünlük için hayati önemde olan bu güçlü yönü savunmak yerine, bundan geri adım atma anlamına gelen yüzde 40 oranını dillendirmek başkalarının değirmenine su taşımaktır."

'TÜRKİYE, FAİZ KAMBURUNDAN KURTULMALIDIR'

Bahçeli, ekonomik gelişmelere ilişkin ise şöyle konuştu:

"Kararlı ve istikrarlı para politikası uygulanması kadar, kaynakların etkin kullanımı önündeki engelleri tespit eden ve bunları çözecek olan bir kamu maliyesi yaklaşımına da ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz göz ardı edilemeyecek bir gerçektir. Türkiye, faiz kamburundan kurtulmalıdır. Faiz, uzun vadede üretim sistemine büyük hasarlar vermektedir. Ülkemiz şu anda dünyada faiz oranının yüksekliği açısından ilk 10 ülkeden biri, Avrupa'nın da zirvesindedir. Faiz geleceğimizden çalmaktadır. Bize göre hükümetin izlediği ekonomi politikası doğrudur, bunun üzerinden polemik yaratmak, 'bittik, tükendik, yandık, mahvolduk' demek felaket tellallığıdır, kötü niyetliliktir.

Türkiye ekonomisi için 1980-2020 dönemi verileriyle ulaşılan sonuca göre faiz oranı ve enflasyon arasında uzun dönemli bir ilişki bulunmuştur. Akıntıya karşı kürek çekmek, neoliberal iktisat akımının alışkanlıklarıyla milletimize karamsarlık servis etmek vatan sevgisiyle bağdaşmayan bir sorumsuzluktur. Geldiğimiz bu aşamada, yeni yönetim sistemi kapsamında Merkez Bankası'nın bağımsızlığı konusunu mutlak surette tartışmaya açmak hem demokrasinin hem de milli iradenin gereğidir. İMF ve faiz lobisinin oyunlarıyla daha fazla mesafe alamayacağımız ortadadır."

'ERKEN SEÇİM YOK'

Bahçeli, ekonomiden anlamayan kesimlerin tek söylediklerinin 'erken seçim' olduğunu belirterek, "Aslında bunlar hazırlıklı değildir, derslerine çalışmayan haylaz öğrencilerle bir ve aynıdır. Tekraren söylüyorum, erken seçim falan yoktur, seçim 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır. 'İlle de seçim, hemen seçim, seçim de seçim' diyenler bozgun siyasetinin taraftarlarıdır.

 

İstikrara en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde seçim demek kime hizmettir? Kimin sesine ses olmaktır? Nasıl bir siyaset anlayışıdır? İnsanlarımızın ekonomik sıkıntılarını biliyoruz, artan döviz kurlarından yakınmaların farkındayız ancak takip edilen politikalar doğrudur, yakında her şey düzelecektir" diye konuştu.

 

 

 

 

Mustafa TURAPOĞLU/ANKARA, (DHA  / hurriyet.com.tr

 

 


Bu haber 29 kez okundu.

                                                   8 + 9 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim