Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Tarihte ve Dünyada 14 Haziran
Tarih
2021-06-14 16:17

Tarihte ve Dünyada 14 Haziran

14 Haziran

 

Miladi takvime göre yılın 165.günüdür. 

Olaylar


  • 1777 - Yıldızları ve şeritleri olan ilk ABD bayrağı, Kongre tarafından Amerika Birleşik Devletleri bayrağı olarak kabul edildi. (Önceki bayrakta yıldızların olduğu bölümde İngiltere bayrağının renkleri bulunuyordu)
  • 1789 - Darıdan damıtılarak yapılan ilk viski, Amerikalı din adamı vaiz Elijah Craig tarafından üretildi. Bu tür viskiye Bourbon adı verildi, çünkü bu din adamı Kentucky'nin Bourbon ilçesinde yaşıyordu.
  • 1830 - Fransa, Cezayir'i sömürgeleştirmeye başladı: İlk adımda Sidi Ferruch şehrine 34000 asker çıkardı.
  • 1839 - Jandarma Teşkilatı kuruldu. Teşkilatın ilk nizamnamesi olan Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi yürürlüğe konuldu.

Tarihçe

Osmanlı Dönemi
 
Osmanlı İmparatorluğu’nda Yeni Çeri Birliği’nin 1826’da kaldırılmasıyla, Asakir-i-i Muntazâma Mansure, Asakir-i-i Muntazâma Hassa ve 1834'te Asakir-i Redîfe askeri organları Anadolu ve Rumeli’nin bazı illerinde güvenliğin sağlanması ve kamu düzeninin korunması amacıyla kurulmuştur. Bu birlikler Jandarma’nın temelini oluşturmakla beraber, Jandarma terimi ilk defa 1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanını takip eden yıllarda yayımlanan tatbik kararnamelerinde görülür. Tanzimat Fermanının ilan edildiği 1839 yılı ile Asakir-İ Zaptiye Nizamnamesi (Askeri Kolluk Tüzüğü)’nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran günü birleştirilerek, 14 Haziran 1839 tarihi, Jandarma’nın kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir.

1879 yılında ise, Türk Jandarması günümüzde kullanılan şekli ile Jandarma adını almıştır. 1908’de modernleşmesine devam eden teşkilat, 1909’da Harbiye Nezaretine bağlanmış ve Umum Jandarma Kumandanlığı adını almıştır. 1. Dünya Savaşı esnasında, iç güvenliği sağlamaya devam eden Jandarma, aynı zamanda ülke savunması için de cephelerde savaşmış, özellikle Çanakkale Savaşları’nda büyük başarılar göstermiştir. 
 
Cumhuriyet Dönemi    
 
29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanından sonra,  Jandarma teşkilatında yenileştirme çalışmaları başlatılmıştır. Bu kapsamda; Jandarma Bölge Müfettişlikleri ve İl Jandarma Alay Komutanlıkları yeniden teşkilatlandırılmış ve Seyyar Jandarma Birlikleri güçlendirilmiştir.

1937 yılında, dönemin jandarma teşkilatının yasal dayanağını oluşturan “Jandarma Teşkilat ve Vazife Nizamnamesi” yürürlüğe girmiş ve bu kanunla emniyet ve asayiş görevlerine ilave olarak, cezaevlerinin korunması görevi de Jandarmaya verilmiştir.  

1939 yılında jandarma teşkilatı; Sabit Jandarma Birlikleri, Seyyar Jandarma Birlikleri, Jandarma Eğitim Birlikleri ve Okullar olmak üzere dört grup halinde yeniden düzenlenmiştir.

1956 yılında yürürlüğe giren bir kanunla, Gümrük Umum Kumandanlığı tarafından yürütülen sınır, kıyı ve karasularımızın, emniyet ve korunması ile gümrük bölgelerinde kaçakçılığı men, takip ve tahkik görev ve sorumluluğu, Jandarma Genel Komutanlığı'na verilmiştir.  Bu görev 21 Mart 2013 tarihinden itibaren Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na devredilmiştir.
 
İlk Jandarma Havacılık birliği Diyarbakır’da kurulmuştur.
1968
Jandarma  komando unsurları Kıbrıs Barış Harekatı’nda önemli görevler üstlenmiştir.
1974
Jandarma tarafından yürütülen kıyı ve karasularımızın korunması görevi aynı yıl kurulan Sahil Güvenlik Komutanlığı'na devredilmiştir.
1982
Günümüz Jandarmasının temel mevzuatını teşkil eden 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu yürürlüğe girmiştir.
1983

Yakın Dönem
 
1984 yılında PKK/KCK terör örgütüyle mücadele içerisinde olan Jandarma Genel Komutanlığı, büyük başarılar göstermiştir. 1998’de FIEP’e üye olan Jandarma,  2010’da Avrupa Jandarma Kuvveti (AJK)’ne gözlemci üye olmuştur.
2016 yılında 668 sayılı kanun hükmünde kararname ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu 4’üncü maddesinde yapılan değişiklik ile Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır.
2018 yılında ise Suriye’nin kuzeyine düzenlenen ‘’Zeytin Dalı Harekâtı’’nda büyük başarılar göstermiştir.

Jandarma Genel Komutanlığı halen, ülkemiz genelinde 3.056 İç Güvenlik Birliği, 218 Komando Birliği, 162 Cezaevi Birliği, 160 Koruma Birliği ve 4 Havacılık Birliği olmak üzere toplam 3.600 birimiyle, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak maksadıyla 24 saat esasına göre çalışmaktadır.
 
Kaynak : jandarma.gov.tr


12 Eylül 1938 tarihinde Hatay'da kurulan devlet.30 Haziran 1939 tarihinde Hatay Millet Meclisi'nin Türkiye'ye iltihak kararı alması ile son bulmuştur. Devletin ilk ve tek cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen'dir. Başkenti Antakya olan devletin 1938 yılındaki nüfusu 237.000 kişiydi. Birinci Dünya Savaşı'ndan 1938'e Hatay Osmanlı İmparatorluğunun 1. Dünya Savaşı'nı kaybetmiş olması sonucu, bütün cephelerde olduğu gibi Filistin ve Suriye'de dövüşen Osmanlı Ordusu da, 1918 Eylül ayı sonlarına doğru görev bölgesinden çekilmeye başladı. Suriye'de, VII. Yıldırım Ordusu'nun yöreden ayrılmasından sonra İtilaf Devletleri'nin desteği ile, Hicaz Emiri
Faysal'ın başkanı olduğu bir Arap-Suriye hükümeti kuruldu. İngilizler, 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Antlaşması hükümlerine dayanarak 25 Kasım 1918'de İskenderun Sancağı'na bir miktar asker çıkardılar. Aynı Antlaşma hükümlerine göre, Osmanlı yönetimine bırakılmış olmasına rağmen İskenderun Sancağı 'nı işgal eden İngiliz birlikleri, 5-6 gün kentte kaldıktan sonra çekilerek 7 Aralık 1918 tarihinde, Antakya'ya giren Fransız askerlerine işgali devrettiler.
Mondros Antlaşması ile bu topraklarda görevi bitmiş olan VII. Yıldırım Ordusu Kumantanı Mustafa Kemal Paşa geri geldiği Adana'da bu işgal hareketini müttefik orduları kumandanı Mareşal Allanby nezdinde protesto etti. Yerli halkın ileri gelenlerinden bir grubun Fransız yönetimine karşı mücadele kararı alması sonucu sancakta mücahitler olarak adlandırılan ve zaman zaman silahlı çatışmaya da giren bir direniş hareketi örgütlendi. 13 Temmuz 1919'da İskenderun Sancağı'na gelerek halka Fransız yönetiminden memnun olup olmadıklarını soran Amerikan heyetine büyük çoğunluğun Türk idaresini istedikleri şeklindeki beyanı, Fransız yönetimine karşı başlatılan direniş hareketinin haklılığını göstermekte idi.Sivas Kongresi'nde ilk esasları meydana çıkmış olan Misak-ı Milli kavramı ile ilgili olarak bu direniş hareketinin önde gelen isimlerinden Tayfur Ata Bey (Sökmen) ile Ankara arasında yapılan yazışmalarda, İskenderun Sancağı ve havalisinin de ( Hatay) bu hudutlar içerisinde olduğunun Mustafa Kemal tarafından belirtilmiş olması, bir süredir Misak-ı Milli hududu dışında kaldıkları kuşkusu içinde olan bölge halkının maneviyatını yükseltti.
Güneydoğu Anadolu ve İskenderun Sancağı'nda iki yıldır süregelen ve Fransız hükümetini huzursuz eden direniş hareketinin ve çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla, Ankara Hükümeti ile 9 Haziran 1921 tarihinde başlanan görüşmelerin, 20 Ekim 1921 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile bir uzlaşma ortamına girmesi üzerine, Antakya'da Fransız yönetimine karşı sürdürülen direniş faaliyetine bir süre ara verildi. Ancak, antlaşmanın imzalanmasından kısa bir süre önce, 26 Ağustos 1921tarihinde, Fransızlar bütün Suriye'yi işgal ederek, daha önce kurmuş oldukları Faysal başkanlığındaki Suriye Hükümeti'ne son vermiş ve ülkede manda yönetimini uygulamaya başlamışlardı. Gene Ankara Antlaşması hükümlerine göre Fransızlar, Adana, Mersin, Osmaniye, Kilis ve Anteb'i boşaltırken,İskenderun, Antakya, Kırıkhan, Reyhanlı, Altınözü ve Samandağ'dan çekilmeyip bu beldeleri İskenderun Sancağıadı altında ve özel bir statü içinde, Fransız mandası olarak yöneltilmekte olan Suriye Devleti'ne bağladılar. Bu uygulamaları ile Ankara Antlaşması, sancağın kurtuluş ümitlerini gelecekte belirsiz bir zamana bırakmış olması nedeniyle Hatay'da yaşayan Türkler arasında üzüntü yarattı.
Ankara Antlaşması hükümleri içinde sancak dahilindeki okullarda Türkçe'nin okutulması, Arapça'nın yanında Türkçe'nin de resmi mahiyette bir dil olması, Türk kültürünün yayılması, sancak bayrağının Türk bayrağına benzer bir bayrak olması gibi maddeler bulunmasına rağmen Fransızlar bu maddeleri hiçbir zaman uygulamadılar..

Hatay Devleti Bayrağı 1923 - 5 Eylül 1938

Fransızların, İskenderun Sancağından çekilmemeleri ve sancak içindeki Türk nüfusa karşı davranışlarındaki eşitsizlik üzerine tekrar faaliyete geçen direniş örgütü, merkezi Adana'da olan, Tayfur Ata Bey (Sökmen) başkanlığında, İskenderun ve Havalisi Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti'ni kurarak, Ankara ile ilişkilerini devam ettirdiler ve bir heyet halinde Ankara'ya giderek, Mustafa Kemal'den bölge ile ilgilenmesini istediler.1922'de Fransızlar tarafından Suriye Devletleri Federasyonu kuruldu ve İskenderun Sancağı, Federasyona bağlı olan Haleb Devleti içinde yer aldı. Ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü garanti altına alan ve yeni Türkiye Devleti'nin sınırlarını çizen Lozan Antlaşmasında esaslı bir şekilde ele alınmayan ve bu nedenle yöre halkının umutsuzluğa sevk eden Hatay Meselesi, Atatürk'ün 15 Mart 1923 günü Adana'da yaptığı konuşmada, "... kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz" sözü ile yeni bir dinamizm kazandı ve Türkiye CumhuriyetiHükümeti'nin gündemine ciddi olarak girdi.
Gelişen olaylar karşısında bölgede yaşayan diğer etnik gruplara karşı da örgütlenme ihtiyacı duyan Türk nüfus, Türkiye ile birleşme temasını işleyen Altın-Özü isimli bir gazete ile faaliyeti çok kısa süren Antakya Halk Fıkrası adlı bir de parti kurdular. Bölgedeki huzursuzlukların Milletler Cemiyeti 'nde yaptığı etkiler sonucu 1926 yılında Fransızlar, İskenderun'da bir hükümet kurulması teklifini gündeme getirdiler. Teklife göre, Beyrut'taki yüksek komiserliğe bağlı olarak çalışacak bu hükümetin kendi anayasası, kendi meclisi ve seçilmiş bir başkanı bulunacaktı. Hükümet merkezi olarak İskenderun öngörülmekteydi. Bu hükümetin teşkili amacıyla yapılan seçimler sonucunda, Arapların çoğunlukta olduğu bir meclis oluştu. Başkanlığına da Ahmet Türkmen'in adaylığına karşılık, İskenderun Sancağında Fransız olağanüstü komiserinin delegeliğini yapan H. Duriex'in getirildiği Bağımsız İskenderun hükümeti, gördüğü tepkiler karşısında kısa bir süre sonra ismini, Kuzey Suriye Hükümeti olarak değiştirme kararı aldı.
Anayasaları gereği sancağın bağımsızlığı için yemin etmiş olan Kuzey Suriye Meclisi milletvekilleri bu karardan dört gün sonra, Şam'daki Merkezi Suriye Hükümeti'ne bağlanma kararı aldı.
Ortaya çıkan bu yeni durum üzerine Fransa'nın Suriye üzerindeki manda yönetiminin sona ereceği 1935 yılından sonra, İskenderun Sancağının geleceğini, Türk nüfusun çıkarlarına uygun bir neticeye ulaştırmak amacında olan Türkler, Fransızların engelleme gayretlerine rağmen hedeflerine ulaşmak için yoğun bir propaganda faaliyetine girdiler. Bu faaliyet içinde, özellikle anavatanda gerçekleştirilmiş olan Atatürk ilke ve inkılapları örnek alındı. Örneğin, Latin harflerini öğreten kurslar açıldı, fes yerine şapka giyilmeye başlandı ve herhangi bir faaliyet gösteremeyerek, sembolik bir kuruluş halinde kalan Halk Partisi kuruldu. Türk nüfusun yaptığı bu gayretli ve ısrarlı çalışmalar meyvelerini verdi ve bir süre sonra Fransızlar, İskenderun Sancağında Türk hakimiyeti kavramına sıcak bakmaya başladılar.
Sancakta yaşayan Türkler, Ankara'ya gönderdikleri heyetler ile zamanın başbakanı İsmet İnönü ve Mareşal Fevzi Çakmak aracılığı ile Atatürk'e bir kere daha aktardıkları davaları için Ulu Önder'den daha yakın ilgi ve destek istediler. Türk hükümeti, 1936 Eylül ayında Cenevre'de yapılan Milletler Meclisi toplantısında konuyu gündeme getirerek, İskenderun sancağının bağımsızlık talebini Fransız Hükümeti'ne resmen bildirdi.
Atatürk, 1936 yılı TBMM'nin açış konuşmasında, "... Fransızlar ile aramızda senelerdir sürüp giden davanın neticelenmesinin zamanı gelmiştir" diyerek sancağın bulunduğu bölgeye Hatay ismini verdi. Bu davranışı ile Hatay Meselesine ciddi olarak el konduğunu ifade etmiş olan Atatürk, o sırada faaliyette olan Antakya-İskenderun Yurdu cemiyetinin adını da Hatay Egemenlik Cemiyeti olarak değiştirdi. Bu cemiyetin merkezi İstanbul'da idi.
Olayların hızlı bir gelişme içine girdiği bugünlerde, Fransız başbakanı Leon Blum'un, Suriye'ye bağımsızlık verileceği şeklinde beyanı, Hatay'ın Suriye'ye geçmeden anavatana katılması için yapılacak çalışmaların hızlandırılmasını gerekli kıldı. Bu sırada Türk nüfusun aleyhine gelişeceği sezilen, 14-15 Kasım 1936 genel seçimlerine Türkler katılmayarak seçimi boykot ettiler. 1937 yılı başında, Hatay'daki huzursuzluğu gündemine alarak görüşen Milletler cemiyeti, "...her Hataylı dilediği cemaat listesine yazılmak ve rey vermek hakkına sahiptir" maddesini içeren Türk tezini kabul etti ve yapılacak halk oylaması için Antakya'ya bir gözlemci heyeti gönderdi.
Heyetin halk oylaması konusunda olumlu bir kanı ile Cenevre'ye dönmesinden ve raporlarını 27 Ocak 1937'de Milletler Cemiyeti'ne vermelerinden sonra, İskenderun Sancağı için yeni bir statü ve anayasa taslağı hazırlanarak sancakta, Millet Meclisi seçimi yapılması kararı alındı. Türkiye adına Numan Menemencioğlu'nun katıldığı anayasa taslağı hazırlama komisyonu, Fransız, İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı diplomatlardan oluşmaktaydı. Komisyon tarafından 15 Mayıs 1937'de tamamlanan tasarı Milletler Cemiyeti'nce 29 Mayıs 1937'de kabul edildi. Bu taslağa göre sancak, içişlerinde bağımsız, dışişleri, maliye, gümrük işlerinde Suriye'ye bağlı kalacaktı. Sancağın toprak bütünlüğü, Türkiye ve Fransa'nın garantörlüğü altındaydı.
Milletler Cemiyeti'nce kabul edilen tasarı esasları çerçevesinde Ekim 1937'de Antakya ve İskenderun'da Türk konsoloslukları açıldı. 15 Nisan 1938'de başlayan ve ileride yapılacak Millet Meclisi seçimine esas olacak sayım işleminde, adilane hareket edilmeyip, Türkler aleyhine bir tavır takınılması üzerine durum, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Fransız Hükümetine ve Milletler Cemiyeti'ne duyuruldu.
Sayım sırasında yer yer kanlı olayların da çıkması üzerine örfi idare ilan edildi ve toplum düzenini sağlamak amacıyla Fransız milislerinden oluşan Albay Collet komutasında bir birlik Antakya'ya geldi. Türk partizanı bir asker olan Albay Collet tarafından düzen sağlanıncaya kadar, sayım işlerine beş gün ara verildi. Askeri tedbirlere rağmen olayların devam etmesi üzerine Fransız delegesi Carreaux, Hatay'ın yönetimini Türkler'e bırakmayı teklif etti.
Bu teklif üzerine Ankara'nın görüşü ve oluru alınarak, İçişleri Müdürlüğü mahiyetinde olan İskenderun Sancağı Valisi görevine Dr. Abdurrahman Melek atandı ve vali 6 Haziran 1938 tarihinde göreve başladı.
Bu tedbirlere rağmen etnik gruplar arasında sürüp giden gergin ortamda bazen ölümle sonuçlanan olayların devam etmesi üzerine, sayım işleri tamamen durduruldu ve seçim komisyonu 26 Haziran 1938'de Sancak'tan ayrıldı.
Duruma bir hal çaresi bulmak amacıyla Türkiye ve Türkiye ve Fransız heyetleri arasında Antakya'da yapılan ve bir hafta süren görüşmeler sonunda, 2500 Türk ve 2500 Fransız askerinden oluşacak birliklerin Hatay'a girmeleri ve sayımın bu birliklerin denetimi altında yapılması kararı alındı. Bu karar gereğince, 5 Temmuz 1938'de Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki Türk alayı törenle Antakya'ya girdi. Alınan tedbirler ile sayım işlerine 22 Temmuz 1938 tarihinde yeniden başlandı ve sayım işlemi 1 Ağustos 1938 tarihinde tamamlandı. Sayım sonucunda seçmen sayısı: Türkler 35.847, Aleviler 11.319, Ermeniler 5.504, Araplar 1.845, Ortodoks Rumlar 2.098, diğerleri ise 395 kişi olarak tespit edildi. Bu sayılara göre Millet Meclisi için: Türklerden 22, Alevilerden 9, Ermenilerden 5, Araplardan 2, Ortodoks Rumlardan 2 olmak üzere toplam 40 milletvekilleri adayları, seçilecek milletvekili sayısı kadar olduğundan, bunlar için seçim yapılmadı ve bu adayların tümü milletvekili olarak meclise girdiler.
2 Eylül 1938 günü toplanan Hatay millet Meclisi, daha önce Atatürk tarafından aday gösterilen Tayfur Sökmen'i Hatay Devleti Cumhurbaşkanı seçti. Dr. Abdurrahman Melek başbakanlığa atanırken, Abdülgani Türkmen meclis başkanı oldu. Beş bakandan oluşan Hatay Devleti Hükümeti, Hatay Millet Meclisi'nin 6 Eylül 1938'deki oturumunda güven oyu aldı.
Çıkarılan bir yasa ile Türkiye Cumhuriyeti yasalarının tümü Hatay Devleti'nin yasaları olarak kabul edildi ve bunlar içinde hemen uygulanabileceklerin belirlenmesi için hükümete yetki verildi. Devlet yönetiminde vatandaşlara uygulanan eşitlik sayesinde cemaatler arasındaki ayrılık ve husumet giderek azaldı.
İlk başta Antakya, İskenderun, Kırıkhan ilçelerinden ibaret olan Hatay Devleti'nde daha sonra Reyhanlı ve Yayladağ ilçeleri oluşturularak ilçe sayısı beşe yükseltildi. Para birimi Suriye lirası olan Hatay Devleti'ni dış ülkelerde Suriye Devlet Başkanı temsil edecekti. Devletin bayrağı, Türk bayrağının çok benzeri olup sadece yıldızı kırmızı idi.

Hatay Devleti Bayrağı 5 Eylül 1938 - 23 Haziran 1939

Bir süre sonra Fransız idaresindeki Suriye Devleti ile Hatay Devleti arasında bazı konularda yetki ve yönetim açısından başgösteren anlaşmazlıklar giderek büyüdü. Manda yönetimi zamanından bu yana görev yapan bütün Fransız ve Suriyeliler, Türk yönetimince işten çıkarıldılar. Gerginleşen münasebetler üzerine Suriye Devleti'nin bir ara posta pulu vermemesi üzerine, Hatay Devleti, Türkiye Cumhuriyeti'nin pullarını kullanmaya başladı. Kısa bir süre sonra kendi pullarını çıkaran Hatay Devleti, Uluslararası Postalar Topluluğu'na üye oldu. Devletin parası Suriye parası idi. Vurgunculuğa mani olmak amacıyla gizlice toplanan meclisin bir gece içinde çıkardığı bir kanunla, Suriye parası yerine Türk lirasına geçildi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İskenderun'da bir şube açtı.
Bu sırada Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti ile olan sınırı kapalı idi. Suriye Devletiyle anayasa gereği bir sınırı bulunmamaktaydı. 20 Ekim 1938 gece yarısı Fransızlar, kendilerine çıkarılan güçlükleri bahane ederek, Suriye Devleti'nin Hatay Devleti ile varolmayan sınırını kapattılar ve Hatay Devleti ile olan ilişkiyi dondurdular. Amaçları Türkiye ile sınırı kapalı olan Hatay Devleti'ni ekonomik açıdan güç duruma sokup kendi istekleri doğrultusunda hareket etmeye zorlamaktı. Bu olaya misilleme olmak üzere Hatay Devleti de Suriye ile yeni oluşan sınırını kapattı. Her iki taraftaki sınırın kapalı olmasının Hatay Devleti'nin ticaret ve ulaşım işlerini aksatacağı ihtimali karşısında, olaydan iki gün sonra Millet Meclisi'nde alınan bir kararla Türkiye Cumhuriyeti ile olan sınır açıldı. Suriye hududunun Fransızlar tarafından kapatılması, öteden beri düşlenen, Hatay'ın anavatana katılması hedefi için pek olumlu bir ortam yaratmıştı. Fransızlar'ın bu durumu sezip özür dileyerek, Hatay Devleti ile olan sınırı tekrar açmalarına rağmen Hatay Devleti, Suriye Devleti ile olan sınırını açmadı. Bu gergin ilişkiler içinde, anavatana katılma arzusu ile dolu sekiz ay geçti.
Türkiye Cumhuriyeti'nde 1939 yılında yapılan milletvekili seçiminde, Hatay Devlet Başkanı Tayfur Sökmen Antalya'dan, Başbakan Abdurrahman Melek ise Antep'ten milletvekili seçilerek TBMM'ne girdiler. Bu olay Hatay'ın anavatana katılması hedefinin bir diğer adımını oluşturmakta idi. Zaten Fransa da bu konuya son zamanlarda ılımlı bakmakta kamuoyunda ise bu çözümün bölgedeki istikrar ve her iki devletin geleceği için en uygun yol olacağı görüşü ağırlık kazanmakta idi.
Nihayet Fransa Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında yapılan anlaşmaya uygun olarak, Hatay Millet Meclisi'nin 23 Haziran 1939'da oybirliği ile aldığı karar gereğince Hatay Devleti, Türkiye Cumhuriyeti'ne katıldı. Hemen uygulamaya konan bu karar sonucu, Hatay'da görevli son Fransız birliği 7 Temmuz 1939 günü Antakya kışlasında yapılan törenle Hatay'dan ayrıldı. Türkiye Cumhuriyeti, Fransızlar'a bağlı olan Suriye-Büyük Lübnan Bankası, Tütün İdaresi, Elektrik Şirketi, İskenderun Liman Şirketi'ni satın alırken, Suriye uyruğuna geçmek isteyen vatandaşlarına da bir tercih hakkı tanıdı.
Suriye Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti temsilcilerinin katılımı ile oluşan komisyon sonucunda bugünkü sınır çizgisi tespit edildi ve TBMM'de çıkarılan 7 Temmuz 1939 tarih ve 3711 sayılı yasa ile Hatay ili oluşturuldu. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hatay Egemenlik Cemiyeti Genel Sekreteri Şükrü Sökmen Süer, Hatay'ın ilk valisi oldu.
Antakya'da, 23 Temmuz 1939 tarihinde TBMM adına gelen heyetle beraber yapılan anavatana katılma törenleri ile Ulu Önder Atatürk'ün sağlığında neticesini göremediği büyük ülküsü olan Hatay meselesi daima karşısında olduğu bir askeri harekat yerine arzuladığı gibi politik yollarla kesin sonuca ulaştı ve Kırk Asırlık Türk Yurdu anavatan sınırları içine alınmış oldu.

 

Kaynak : hatayvakfi.org

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Indiana Jones: Son Macera filminde Hatay Devleti, başında sultanın bulunduğu bir monarşi olarak yansıtılmakta olup filmde Kutsal Kâse'nin Hatay'ın sınırlarında olduğu iddia edilmektedir. 

  • 1940 - Alman BirlikleriParis’e girdi.
  • 1949 - Vietnam Devleti kuruldu.
  • 1951 - İlk ticari bilgisayar olan UNIVAC I tanıtıldı ve ilk makine "ABD Nüfus Müdürlüğü"ne tahsis edildi. (İkincisini Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri alacaktır.)
  • 1952 - İlk nükleerdenizaltı olan USS Nautilus'un omurgası kızağa kondu.
  • 1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.
  • 1966 - Vatikan, "index librorum prohibitum" adı verilen yasaklı kitaplar listesini yürürlükten kaldırdığını duyurdu. Liste, ilk kez 1557'de oluşturulmuştu.
  • 1977 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Hükümet kurma görevini CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e verdi.
  • 1982 - Arjantin güçleri, Falkland Adaları'nda Birleşik Krallık birliklerine teslim oldu.
  • 1985 - Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg, Schengen Antlaşması'nı imzaladılar.
  • 1989 - Kapalı yerlerde sigara içilmesi ile sigara reklamı ve kampanyası yasaklandı.
  • 2000 - İtalya'da affedilen ve Abdi İpekçi suikastı ile gasptan iadesi kararlaştırılan Mehmet Ali Ağca, Türkiye'ye getirildi.
  • 2001 - Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın 1996'da oluşturdukları "Şanghay Beşlisi" adlı yapılanmaya, Özbekistan'ın da katılmasıyla Şanghay İşbirliği Örgütü kuruldu.
  • 2008 - Dünyaca ünlü Amerikalı aktör Johnny Depp ile Fransız sevgilisi Vanessa Paradis evlendiler.
  • 2018 - 21. FIFA Dünya Kupası organizasyonu olan 2018 Dünya Kupası başladı.

Doğumlar

  • 1521 - Takiyüddin, Türk hezârfen, gökbilimci, mühendis ve matematikçi (ö. 1585)
  • 1529 - II. Ferdinand, Avusturya dükü (ö. 1595)
  • 1736 - Charles Augustin de Coulomb, Fransız fizikçi (ö. 1806)
  • 1811 - Harriet Beecher Stowe, Amerikalı yazar (ö. 1896)
  • 1823 - Pyotr Lavrov, Rus sosyalist düşünür (ö. 1900)
  • 1827 - Charles Gumery, Fransız heykeltıraş (ö. 1871)
  • 1832 - Nikolaus August Otto, Alman makine mühendisi (ö. 1891)
  • 1864 - Alois Alzheimer, Alman sinir hastalıkları uzmanı (ö. 1915)
  • 1868 - Karl Landsteiner, Avusturya kökenli Amerikalı immünolog ve patolog (ö. 1943)
  • 1881 - Kaptanzade Ali Rıza Bey, Türk söz yazarı ve besteci ("Yıldızların Altında" ve "Efem" şarkılarının) (ö. 1934)
  • 1895 - José Carlos Mariátegui, Perulu siyasal önder ve yazar (Marksist tarihsel maddeciliği Peru'nun toplumsal çözümlemesine uygulayan ilk aydın) (ö. 1930)
  • 1899 - Selim Sarper, Türk siyasetçi (ö. 1968)
  • 1910 - William Hanna, Amerikalı prodüktör (ö. 2001)
  • 1921 - Martha Greenhouse, Amerikalı oyuncu (ö. 2013)
  • 1928 - Ernesto Che Guevara, Arjantinli devrimci (ö. 1967)
  • 1933 - Jerzy Kosiński, Polonya asıllı Amerikalı yazar (ö. 1991)
  • 1945 - Coşkun Göğen, Türk sinema oyuncusu
  • 1946 - Donald Trump, Amerikalı iş adamı, siyasetçi, yönetici ve yazar
  • 1955 - Perihan Savaş, Türk oyuncu
  • 1959 - Marcus Miller, Amerikalı bas gitarcı ve caz müzisyeni
  • 1961 - Boy George, İrlanda asıllı İngiliz pop müzik sanatçısı besteci ve söz yazarı
  • 1966 - Traylor Howard, Amerikalı oyuncu
  • 1966 - Eva Lind, Avusturyalı soprano
  • 1969 - Michael Gerber, Amerikalı yazar
  • 1969 - Steffi Graf, Alman tenisçi
  • 1970 - Thomas Mack Lauderdale, Amerikalı piyanist. Daha çok kendi kurduğu grubu Pink Martini ile bilinir.
  • 1970 - Ray Luzier, Alman müzisiyen
  • 1970 - İlgar Memmedov, Azeri Politikacı
  • 1971 - Alfred Freddy Krupa, Hırvat ressam
  • 1972 - Matthias Ettrich, Alman bilgisayar mühendisi
  • 1973 - Ceca, Sırp şarkıcı
  • 1974 - Chloe Black, Amerikalı pornografik film oyuncusu
  • 1976 - Igor Lukšić, Karadağlı siyasetçi
  • 1976 - Massimo Oddo, İtalyan futbolcu (Dünya Kupası ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu kazanan)
  • 1977 - Consequence, Amerikalı rapçi
  • 1977 - Duncan Oughton, Yeni Zelandalı millî futbolcu ve teknik direktör
  • 1978 - Diablo Cody, Amerikalı senaryo yazarı ve Oscar Ödülü sahibi
  • 1978 - Nikola Vujčić, Hırvat millî eski basketbolcu
  • 1981 - Elano Blumer, Brezilyalı futbolcu
  • 1982 - Lang Lang, Çinli konser piyanisti
  • 1983 - Louis Garrel, Fransız oyuncu
  • 1983 - Şebnem Kimyacıoğlu, Türk millî eski basketbolcu ve avukat
  • 1983 - James Moga, Güney Sudanlı millî futbolcu
  • 1984 - Siobhán Donaghy, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı
  • 1984 - Zuzana Smatanová, Slovak pop-rock şarkıcısı
  • 1985 - Gundars Celitans, Leton voleybolcu
  • 1985 - Marvin Compper, Alman eski futbolcu
  • 1987 - Mohamed Diamé, Senegalli millî futbolcu
  • 1988 - Victoire Du Bois, Fransız oyuncu
  • 1988 - Kevin McHale, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı
  • 1988 - Lucca Staiger, Alman profesyonel basketbolcu
  • 1989 - Lucy Hale, Amerikalı oyuncu ve şarkıcı
  • 1989 - Cory Higgins, Amerikalı profesyonel basketbolcu
  • 1989 - Joao Rojas, Ekvadorlu futbolcu
  • 1991 - André Carrillo, Perulu millî futbolcu
  • 1991 - Kostas Manolas, Yunan millî futbolcu
  • 1992 - Ben Halloran, Avustralyalı millî futbolcu
  • 1992 - Daryl Sabara, Amerikalı oyuncu ve seslendirme sanatçısı
  • 1993 - Gunna, Amerikalı rapçi, şarkıcı ve şarkı sözü yazarı
  • 1998 - Hachim Mastour, İtalya doğumlu Fas asıllı futbolcu
  • 2000 - RJ Barrett, Kanadalı profesyonel basketbol oyuncusu

Ölümler

  • 767 - Ebû Hanîfe, Hanefi mezhebinin kurucusu (d. 699)
  • 1642 - Saskia van Uylenburgh, Hollandalı ressam Rembrandt van Rijn'in eşi (d. 1612)
  • 1868 - Aleksandr Ostrovski, Rus gerçekçiliğinin en büyük temsilcilerinden oyun yazarı (d. 1823)
  • 1920 - Max Weber, Alman sosyolog (d. 1864)
  • 1923 - Aleksandar Stamboliyski, Bulgar Halk Çiftçi Birliği'nin başkanı (d. 1879)
  • 1926 - Mary Cassatt, Amerikalı ressam (d. 1844)
  • 1928 - Emmeline Pankhurst, İngiliz kadın hakları savunucusu (d. 1858)
  • 1946 - John Logie Baird, İskoç mühendis (d. 1888)
  • 1968 - Salvatore Quasimodo, İtalyan yazar, şair ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (d. 1901)
  • 1972 - Dündar Taşer, Türk asker, 27 Mayıs darbecisi ve Millî Birlik Komitesi üyesi (d. 1925)
  • 1976 - Knud, X. Christian ve Mecklenburg Düşesi Alexandrine'nin küçük oğlu ve çocuğuydu (d. 1900)
  • 1986 - Jorge Luis Borges, Arjantinli şair (d. 1899)
  • 1989 - Christopher Bernau, Amerikalı sinema ve dizi oyuncusu (d. 1940)
  • 1991 - Peggy Ashcroft, İngiliz aktris (d. 1907)
  • 1994 - Ahmet Kostarika, Türk sinema oyuncusu (d. 1927)
  • 1994 - Henry Mancini, Amerikalı besteci ve aranjör (d. 1924)
  • 1995 - Roger Zelazny, Polonyalı-Amerikalı yazar (d. 1937)
  • 2000 - Attilio Bertolucci, İtalyan şair ve yazar (d. 1911)
  • 2007 - Kurt Waldheim, Avusturyalı politikacı ve devlet adamı (d. 1918)
  • 2008 - Avni Anıl, Türk bestekâr (d. 1928)
  • 2011 - Milivoj Ašner, Hırvatistan Bağımsız Devleti'nde bir polis şefiydi (d. 1913)
  • 2013 - Dennis Burkley, Amerikalı oyuncu (d. 1945)
  • 2013 - Ethem Sarısülük, Ankaralı kaynak işçisi (d. 1986)
  • 2014 - Alex Chandre de Oliveira, Brezilyalı eski futbolcu (d. 1977)
  • 2015 - Zito, Brezilyalı eski millî futbolcu (d. 1932)
  • 2016 - Ann Morgan Guilbert, Amerikalı kadın sinema ve dizi oyuncusu (d. 1928)
  • 2017 - Luis Abanto Morales, Perulu şarkıcı ve müzisyen (d. 1923)
  • 2018 - Stanislav Govoruchin, Sovyet-Rus film yönetmeni, aktör ve senarist (d. 1936)
  • 2018 - Ettore Romoli, İtalyan siyasetçi (d. 1938)
  • 2019 - Ergün Uçucu, Türk tiyatro, sinema, dizi oyuncusu ve seslendirme sanatçısı (d. 1940)
  • 2020 - Elsa Joubert, Güney Afrikalı "Sestigers Afrikaans" lehçesinde yazan kadın yazar (d. 1922)
  • 2020 - Noel Kelly, Avustralyalı eski ragbi birliği oyuncusu ve antrenör (d. 1936)
  • 2020 - Pierre Lumbi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti politikacısı (d. 1950)
  • 2020 - Aarón Padilla Gutiérrez, Meksikalı millî futbolcu (d. 1942)
  • 2020 - Sushant Singh Rajput, Hint aktör, dansçı ve hayırsever (d. 1986)
  • 2020 - Haroldo Rodas, Guatemalalı ekonomist, politikacı ve diplomat (d. 1946)
  • 2020 - Raj Mohan Vohra, Hindistan Ordusu Generali (d. 1932)
  • 2020 - Tevfik el-Yasiri, Iraklı askeri subay ve politikacı (d. ?)

Tatiller ve özel günler

  • Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü

 

 

Kaynak : wikipedia.org


Bu haber 254 kez okundu.

                                                   9 + 2 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim