Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Zebani melekleri
Melek
2021-04-01 06:38

Zebani melekleri

Zebanilerin fiziksel özellikleri ve görevleri nelerdir?

   
 

- Zebani ne demektir?
- Zebanilerin başı kimdir?

 

Zebani, insanları cehenneme sevkeden ve cehennemi yöneten meleklere verilen addır.

Sözlükte “itip kakmak, şiddetle sürüklemek” anlamındaki zebn kökünden türeyen zebanînin çoğulu zebaniyedir.

Bazı âlimler zebaniyeyi tekili bulunmayan çoğul kelimelerden kabul etmekle birlikte, kelimenin zebaniden başka zâbin, zibnî ve zibniye lafızlarının çoğulu olduğunu söyleyen dilciler de vardır.

Cehennemliklere şiddetle muamele ettikleri veya ellerinin yanı sıra ayaklarını da kullanabildikleri için, zebanilere bu adın verildiği genellikle kabul edilir (Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî, el-Câmi, XX, 126)

Zebaniye kelimesi Kur'an-ı Kerîm’de bir yerde geçer ve bununla cehennemdeki azap melekleri kastedilir. (bk. Alak, 96/18)

Alak suresinde belirtildiğine göre Cenâb-ı Hak, Hz. Peygamber Efendimiz (asm)'in namaz kılmasını engellemeye çalışan kişiyi bundan vazgeçmediği takdirde, yalancı ve günahkâr alnından yakalayıp cehenneme atacak, bu kişi taraftarlarını imdadına çağırırsa Allah da zebanileri çağıracaktır. (96/9-18)

Hz. Peygamber (asm)’in namaz kılmasını engellemek isteyen kişinin Ebû Cehil olduğu kaynaklarda belirtilir.

İbn Abbas’tan nakledildiğine göre Resûlullah Kâbe’de namaz kılarken Ebû Cehil yanına yaklaşıp, “Ben seni burada namaz kılmaktan menetmemiş miydim?” diye tehditte bulunmuş, Peygamber de ona sert bir şekilde karşılık vermiş, Ebû Cehil, “Neye güvenerek böyle davranıyorsun, ben bu vadide taraftarları en kalabalık olan kişiyim?” deyince (Müsned, I, 256) mealini verdiğimiz ayet nazil olmuştur.

Yine İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem (asm), “Eğer Ebû Cehil cüret ederek namaz kılmamı engellemeye kalkışsaydı, onu azap melekleri hemen yakalardı.” buyurmuştur. (Müsned, I, 329; Buhârî, Tefsîrü’l-Kurân, 96/4; Taberî, XXX, 164-165)

Sahâbîler de zebaniye kelimesine “azap melekleri” anlamı vermiştir. (İbn Receb, s. 117)

Kur'an’da cehennemliklere dair beyanlardan anlaşıldığına göre cehennemde zebanilerin başında Mâlik adlı bir melek vardır. Azaptan kurtulmak isteyen cehennem halkı bu meleğe hitap ederek, “Ne olur, Allah bizim hayatımıza son versin!” diyecek, o da “Hayır! Siz hep burada kalacaksınız.” cevabını verecektir. (Zuhruf, 43/77)

Cehennemde bulunan zebani sayısının on dokuz olduğu yine Kur'an’da zikredilir. (bk. Müddessir, 74/30)

Müddessir Suresinin 31. ayetinde cehennem bekçilerinin yalnızca meleklerden oluştuğu ve on dokuz sayısının inkârcılar için bir imtihan sebebi kılındığı belirtildikten sonra, Allah kendi ordularının sayısını sadece kendisinin bildiğini haber verir ki bundan on dokuz meleğin cehennemde bekçilik yaptığı sonucu çıkarılabilir; âlimler de on dokuz meleğin azap meleklerinin yöneticileri olduğu görüşündedir. (Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî, et-Tezkire, I,133-137; Süyûtî, el-Habâik, s. 66)

Rivayete göre bu ayet nazil olunca Ebû Cehil ile taraftarları, on dokuz meleği azımsayıp bunların cehenneme girecek çok sayıda insanla baş edemeyeceğini iddia etmişlerdir. (Şevkânî, V, 329-330)

Kur'an’da ayrıca zebanilerin son derece iri yapılı, güçlü ve şiddetli olduğu, inkârcılara karşı çok sert davrandığı haber verilir. (Tahrîm, 66/6)

Bu melekler Allah’ın gazabına uğrayanları cezalandırmak için yaratıldığından bütün sözlerinde ve fiillerinde şiddet vardır. (Şevkânî, V, 253-254)

Yine Kur'an’da zebanilerden “hazene” (muhafızlar) diye söz edilir.

Cehennem tasvirine ilişkin ayetlerde bildirildiğine göre günahkârlar gruplar halinde cehenneme sevkedilip kapıları açılınca muhafızlar kendilerine, “Size, Allah’ın âyetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı haber veren peygamberler gelmedi mi?” diye soracak, onlar, “Evet geldi, fakat biz onları yalanladık.” cevabını verince zebâniler, “Öyleyse girin cehennemin kapılarından.” diyerek onları cehenneme atacaklar, azaplarının hafifletilmesi talebini de reddedeceklerdir. (Zümer, 39/71-72; Mü’min, 40/49-50; Mülk, 67/7-9; Ali M. M. es-Sallâbî, s. 165-167)

Çeşitli hadis rivayetlerinde de cehennem muhafızlarına dair bilgiler vardır. Hz. Peygamber (asm) Mâlik’i isrâ ve mi‘rac esnasında, ayrıca rüyasında görmüş ve onun cehennemi tutuşturan melek olduğunu söylemiştir. (Buhârî, Bedü’l-ħalķ, 7; Enbiyâ, 24; Cenâiz, 93)

Sonraki kaynaklarda Resûl-i Ekrem (asm)’e nisbet edilen rivayetlerde zebaniler için bazı tasvirler yer alır:

Zebaniler, gözleri yıldırım gibi ışık saçan, ağızları dikenli varlıklardır. Kulların hesaba çekilmesinin ardından yetmiş bin zebani yetmiş bin dizgininden tuttuğu cehennemi getirir ve kapılarında cehennemlikleri bekler. (Münzirî, IV, 232, 241; Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî, et-Tezkire, I, 133-138; Süyûtî, el-Habâik, s. 66-68; el-Büdûrü’s-sâfire, s. 406-407; Şevkânî, V, 331)

Cehennemlikleri perçemlerinden tutup yüzükoyun cehenneme sürükler ve orada kendilerine azap uygular. Sözü edilen kaynaklarda çeşitli azap şekillerine de temas edilir. (İbn Ebü’d-Dünyâ, s. 33-53, 68-87, 115; Subhi Salih, s. 81; Ali M. M. es-Sallâbî, s. 172; bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Zebani md.)

 

 

HAZENE-İ CEHENNEM

   

"Hazene", muhafız, bekçi cehennem kapısının bekçi ve görevlileri manasına gelen "hâzin"in çoğuludur.

Sonsuz kudret sahibi olan yüce Rabbimiz, dilediği her şeyi, hiçbir kimseye ihtiyaç duymadan sadece "Ol!.." demekle yapabildiği halde, hikmeti gereği birçok meleği çeşitli vazifelerle görevlendirmiştir. "Hazene-i Cehennem"de bu görevlilerden bazılarıdır. Bunu Kur'ân-ı Kerîm'in, "Cehennemde görev yapanları ancak meleklerden kıldık." (el-Müddessir, 74/31) âyetinden anlamak mümkündür.

Rabbimiz bize, cehennemde görevli bekçilerin sayısının on dokuz olduğunu bildirmektedir.

"Biliyor musun sakar (cehennem) nedir? O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer. İnsanın derisini kavurur. Üzerinde görevli on dokuz (melek) vardır." (el-Müddessir, 74/27-30).

Kur'ân'ın verdiği bu on dokuz rakamı üzerinde durup, çeşitli yorumlarda bulunanlar eksik değildir. Oysa Kur'ân'ın kendisi bunun hikmetini yukarda geçen âyetin devamında şöyle açıklamaktadır:

"Onların sayısını inkârcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle kendilerine kitap verilenler kesin bir bilgiye sahip olsun, iman edenlerin imanını artırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem de mü'minler şüpheye düşmesinler; kalblerinde hastalık bulunanlarla kâfirler: 'Allah bu misâlle ne demek istemiştir ki?' desinler." (el-Müddessir, 74/31)

Demek ki, inkârcılar ve kalbinde hastalık bulunanlar "Bu sayıdan ne murad edilmiş?" derler ve muhtemelen; "On dokuz kişi cehennemliklere nasıl güç yetirecek?" şeklinde konuyu küçümsemek isterler. Belki de bu görevlilerin, Allah'ın kendilerine büyük bir güç verdiği meleklerden olduğunu düşünemiyorlar. Böyle bir ihtimale Cenab-ı Allah'ın cevabı:

"Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Üzerinde iri yapılı, kaba ve sert tabiatlı, Allah'ın kendilerine verdiği buyruklarına baş kaldırmayan, kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır." (et-Tahrîm, 66/6).

Öyle melekler ki, yalvarıp yakarma, ağlayıp sızlama onları etkilemez, görevlerini yapmaktan bir nebze olsun alıkoymaz.

"Hazene-i cehennem"in önde gelen ismi Mâlik'tir. Kur'ân, cehennemliklerin çektikleri azaptan kurtulmak için:

"Ey Mâlik (dile de) Rabbin bizim işimizi bitirsin, diye seslenirler. Mâlik de siz böyle kalacaksınız, der." (ez-Zuhruf, 43/77).

Burada Malik'in cehennem meleklerinin başı olduğu açıktan ifade edilmiyor. Ancak Ancak cehennemliklerin müracaatlarını ona yapmalarından bu netice çıkıyor. Ayrıca Resulullah (s.a.s.)'ın hadislerinden Malik'in cehennem meleklerinin başı olduğunu anlıyoruz.

Peygamber (s.a.s) de rüyasında kendisine cehennem ehlinin durumu gösterilirken, önündeki ateşi yakmakla meşgul birine gözü takılır. Kim olduğunu sorduğunda: "Cehennem bekçisi Mâliktir." cevabını alır. (Buhâri, Cenâiz, 93)

Melekler Allah'ın emirlerine tereddütsüz itaat eden varlıklar olduğu bilinen bir gerçektir. Belli görevler için yaratılmış olduklarından, yaratılıştaki tabiatları ve fıtratları da görevlerine uygun olur. Dolayısıyla kendilerine verilen görevi yerine getirmekten herhangi bir şekilde eziyet ve sıkıntı çekmezler. Cehennemde Allah'ın cezasını uygulama görevi için yaratılmış melekler de böyledir. Onların genel özellik itibariyle diğer meleklerden farklı tarafları yoktur. Yani onlar da diğer melekler gibi masum ve üstün özelliklere sahip yaratıklardır. Dolayısıyla kötü sıfatlı değildirler.

Fakat onların kendilerine özel sıfatları görevlerine uygundur. Bu yüzden görevleri gereği haşin ve sert tabiatlı yaratılmışlardır. İşte bundan dolayı, hoşlanmadığımız, korkunç gördüğümüz bir ferdi cehennem zebanilerine benzeterek, "zebani" nitelemesini aşağılama, hakaret amaçlı olarak kullanmamız doğru olmaz. Evet, ayetlerden de anlaşıldığına göre zebaniler görevleri gereği sert tabiatlı ve korkunç yaratılmışlardır. Ama onların bu özelliklerinden yola çıkarak, onların isimlerini veya sıfatlarını hakaret amaçlı olarak kullanmamız meleklere iman konusunda dikkat etmemiz gereken ilkelere aykırıdır.

Cehennem için görevlendirilmiş melekler olduğu gibi, cennet için görevlendirilmiş melekler de mevcuttur. Bunlara "Hazene-i Cennet" denilir.

(Halid ERBOĞA)

 

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

 
 
Resim : dinihaberler.com.tr


Bu haber 37 kez okundu.

                                                   9 + 10 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim