Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Cin suresi
Cin İnsan Şeytan
2021-03-06 08:58

Cin suresi

Cin Suresi

  

Cin Suresi, (Arapça: سورة الجن) Kur'an'ın 72. suresidir. Sure 28 ayetten oluşur.

Cin Suresi
سورة الجن
Cin Suresi okunuşu
Sınıfı Mekki
İsmin anlamı cin
Sayısal bilgiler
Sure numarası 72
Âyet sayısı 28
Kelime sayısı 286
Harf sayısı 1089

Mekke'de indirildiğine inanılmaktadır. Cinlerin Kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından sure bu ismi almıştır;

İslam mitolojisinde cinler kaderin yazılmış olduğu Levh-i mahfuzdan veya Allah ile meleklerin konuşmalarından geleceğe ait gaybın haberlerini çalmak için göğe yükselirler. Ancak kendileri bu sırada yakıcı alev toplarıyla kovulur ve uzaklaştırılırlar. Bu sebeple Kur'anın gelmesinden sonra cinlerin gaybdan haber verme yeteneklerinin ellerinden alındığına inanılır. Mülk suresine göre bu alev topları "Dünya seması"nda bulunan yıldızların şeytanlara fırlatılmasıyla oluşur.

Surede ayrıca tevhid, peygamberlik ve öldükten sonra dirilmek gibi meseleler de konu edilmektedir.

 

Değişik cin tasvirleri

İslam kültüründe cinlerin dumansız ateşten yaratıldıklarına ve değişik şekillere girebildiklerine, iyi ve kötü (kafir) cinlerin bulunduğuna inanılır. Ancak cinler melekler ve insanlara göre daha güçsüz varlıklardır ve Allah istemeden insanlara zarar veremezler. Bu yüzden cinlerden korunma için değişik dua ve sureler (felak-nas) den yarar umulur.

 

Kaynak ve Resim : Wikipedia.org

 

 

Mekke döneminde inmiştir. 28 âyettir. Ağırlıklı olarak cinlerden bahsettiği için “Cin sûresi” adını almıştır. Sûrede ayrıca tevhit, peygamberlik ve öldükten sonra dirilmek gibi meseleler konu edilmektedir.
 
 
1. De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur’an dinledik
 
2. "O (Kur’an), ’gerçeğe ve doğruya’ yöneltip-iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimiz’e hiç kimseyi ortak koşmayacağız.
 
3. Elbette, Rabbimiz’in şanı Yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk.
 
4. "Doğrusu şu: Bizim beyinsizlerimiz, Allah’a karşı ’bir sürü saçma şeyler’ söylemişler."
 
5. "Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah’a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık
 
6. "Bir de şu gerçek var: İnsanlardan bazı adamlar, cinlerden bazı adamlara sığınırlardı. Öyle ki, onların azgınlıklarını arttırırlardı.
 
7. "Ve onlar, sizin de sandığınız gibi Allah’ın hiç kimseyi kesin olarak diriltmeyeceğini sanmışlardı."
 
8. "Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk."
 
9. "Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur."
 
10. "Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?"
 
11. "Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz.
 
12. "Biz şüphesiz, Allah’ı yeryüzünde asla aciz bırakamıyacağımızı, kaçmak suretiyle de O’nu hiçbir şekilde aciz bırakamıyacağımızı anladık."
 
13. "Elbette biz, o yol gösterici (Kur’an’ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından."
 
14. "Ve elbette bizden Müslüman olanlar da var, zulmedenler de. İşte (Allah’a) teslim olanlar, artık onlar ’gerçeği ve doğruyu’ araştırıp-bulanlardır."
 
15. Zulmedenler ise, onlar da cehennem için odun olmuşlardır.
 
16. Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde ’dosdoğru bir istikamet tuttursalardı’, mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik
 
17. Ki, kendilerini bununla denemek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah), onu ’gittikçe şiddeti artan’ bir azaba sürükler.
 
18. Şüphesiz mescidler, (yalnızca) Allah’a aittir. Öyleyse, Allah ile beraber başka hiçbir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin (dua etmeyin, tapmayın). 
 
19. Şu bir gerçek ki, Allah’ın kulu (olan Muhammed,) O’na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.
 
20. De ki: "Ben gerçekten, yalnızca Rabbime dua ediyorum ve O’na hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmuyorum.
 
21. De ki: "Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim."
 
22. De ki: "Muhakkak beni Allah’tan (gelebilecek bir azaba karşı) hiç kimse asla kurtaramaz ve O’nun dışında asla bir sığınak da bulamam
 
23. "(Benim görevim,) Yalnızca Allah’tan olanı ve O’nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah’a ve O’nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır.
 
24. Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."
 
25. De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?"
 
26. O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)
 
27. Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.
 
28. Öyle ki onların, Rablerinden gelen risaleti (insanlara gönderilenleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve herşeyi sayı olarak da sayıp-tespit etmiştir.
 
 
Kaynak : kuranayetleri.net
 
 

 


Bu haber 91 kez okundu.

                                                   7 + 7 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim