Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Masonluk ve gizli ilkeleri
Mason
2021-02-14 23:10

Masonluk ve gizli ilkeleri

Türkiye’nin en tehlikeli cemaati MASONLAR

Haber Merkezi  KEMAL ÖZER Yeni Şafak

Masonlar Türkiye’nin en karanlık ve en tehlikeli cemaati. Ticaretten siyasete, üniversitelerden bürokrasiye hemen her yerde aktif ve Türkiye’nin gelişiminin önündeki en büyük engeller. MAH’ın (günümüzde MİT) 14 Temmuz 1960’da tamamladığı “Mason tehlikesi” isimli raporda bu “cemaate” ilişkin önemli tespitler yer alıyor.

Onlar, bu milletin istikbalinin önündeki en büyük engel ve Türkiye’nin en tehlikeli cemaati. Onlar ne yazık ki, hâlâ ticaretten siyasete, üniversitelerden bürokrasiye hemen her yerde aktifler ve bu milletin gelişiminin önündeki en büyük engeller. Sadece devlet mekanizmalarına değil, dinî, siyasî, iktisadî yani millî hangi unsur varsa oraya nüfuz etmekteler. Tehlike büyük ve ne yazık ki, bu büyük tehlikeye yönelik mücadele yapılmıyor.

Onlar, Osmanlı’yı parçalamak için büyük uğraşlar veren ve nihayetinde müttefikleri ile birlikte yıkan, Türk milletinin Millî Mücadele’sinin üstüne çöreklenen, darbeler yapan, başbakanları asıp, cumhurbaşkanlarına suikastlar düzenleyen, milletin varını-yoğunu yiyen, Türkiye’nin gelişmesini engelleyen, sinema, medya ve kültür dünyasındaki beslemeleri ile Müslüman milletin neslini şekillendirmeye çalışan karanlık bir cemaat.

Türk Mason Dergisi

Menderes zamanında talimatı verilen, ancak 14 Temmuz 1960’da tamamlanan zamanın Milli İstihbarat Teşkilatı MAH’ın hazırladığı “Mason tehlikesi” isimli raporda, “Siyonizm’in aleti olmakta ve bir maşa gibi kullanılmaktadır” diye tarif edilen, Türkiye’nin bu en gizli cemaati, kendi neşrettikleri Temmuz 1957 tarihli Türk Mason Dergisi’nin 27. sayısının kapağında ise kendilerini şöyle tarif etmişlerdi: “Muhtelif memleketlerdeki Mason teşkilâtı, müşterek gayede ve idealde birleşme bakımından üniversal, fakat kendi memleketi bünyesinde tamamıyla müstakil bir müessesedir.”

Masonlar kimdir?

Bu cemaate dahil olan kişiler, ancak ulaştığı derecenin sırlarına vakıf edilirler.

Dünyanın ve Türkiye’nin en karanlık cemaati olan Masonlarla ilgili dünya dolusu kitap ve makale neşredilmişse de, hâlâ kim oldukları konusunda toplumun, özellikle de yeni neslin onlar hakkında pek bir fikri yok. Masonların liderlerinden Remzi Sanver’in Fatih Altaylı’ya söylediği “Masonluğun temeli bir ülkü mabedi inşa etme, sevgi mabedi inşa etme görevidir. Süleyman Mâbedi’nin inşası tanımı da bunu temsil eder” cümlesinde de itiraf edildiği üzere, onlar Siyonizm’e hizmet ederler. 14 Temmuz 1960’da zamanın Milli İstihbarat Teşkilatı’nca hazırlanan “Mason Tehlikesi” isimli raporda “Siyonizm’in aleti olmakta ve bir maşa gibi kullanılmaktadır” şeklindeki tarihî cümle ile zamanın Emniyet Teşkilatı’nın hazırladığı rapor da bu gerçeği teyit ediyor.

Her ne kadar onlar kendilerini ‘millî’ olarak takdim etseler de bu tehlikeli cemaat, başı sonu belli olmayan, dünyayı kuşatmış beynelmilel bir yapı. Ritüelleri Kabalizm’e ait. Şeffafmış gibi gözükme çabalarına rağmen, sırlarına üyeleri bile vakıf değil. Lions ve Rotary Kulüpleri ile teşkilatlarında hazırladıkları kişilerin uygun olanları bu karanlık cemaate dâhil edilir. İlk dereceden 33. dereceye adım adım ilerletilerek bir üst dereceye yükseltilenler, ancak ulaştığı derecenin sırlarına vakıf edilirler. Geri dönüşü olmayan bu sırları ifşa etmeye kalkanları bekleyen şey kefen giymektir. Dünyada az sayıdaki 66’ncı Mason derecesine şu ana kadar Türkiye’den erişebilen çıkmamıştır.

DÖNME OLURLARSA İDEALDİR

  • Geri dönüş olmayan bu yolculuğa herkes alınmaz. Oraya girebilmenin gerekli şartları, Türk İstihbarat Teşkilatı MAH’ın “Masonluk Tehlikesi” adlı raporunda şöyle anlatılıyor: “Tahsilli, kültürlü, nüfuzlu yani bir kelime ile cemiyetlerin kalburüstü şahsiyetleridir. Hele bunlar bir de dönme olurlarsa idealdir. Kültürlü insanları aldatan, parlak sözleri, fakat ne yazık ki bu ifadeler yalnız bir maskeden ibarettir!”

SÜREKLİ AV İÇİN PUSLU HAVA ÜRETİRLER

Resmi gözükmekle birlikte yer altı örgütlerinden daha gizli usullere sahip olan bu karanlık cemaat, en büyük av olan Türkiye’nin ortamının sürekli puslu olmasını sağlamaya çalışırlar. Bu yüzden bağlı oldukları dış merkezlerden emir alırlar ve o emirlere de uymak zorundalar. Onların arasındaki bu ilişki, askerî emir komuta zincirinden daha ileri düzeyde olup, kefenden başka hiçbir bağca koparılamaz bir sayanim/yardımlaşma sistemidir.

GÂYELERİ MİLLETİ KOF BİR GÖVDE GİBİ YERE SERMEK

“Bu uslu ve uysal maskenin altında ne korkunç bir çehre saklıdır. Kültür seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun yalnız kültür hiçbir zaman bu çehreyi teşhise kâfi gelmez. Onun korktuğu ve bucak bucak saklandığı yegâne kuvvet milliyetçilik ruhu, millî haysiyet, millî şeref ve millî gururdur” denilen MAH raporunda şu sarsıcı değerlendirmelere yer veriliyor: “İşte Masonların hakiki hedefi, yoksa ne hürriyet, ne müsavat ve ne de uhuvvettir. Milleti millet yapan özü, o büyük cevheri için için, sinsi sinsi kemirmek ve kof bir gövde gibi yere sermektir. ‘Gaye vasıtayı mubah kılar’ düsturu esas prensipleridir.”

İsrailoğulları’na hizmet ediyorlar

Gizli belge

Yahudiler ile masonların arasındaki ilişkiyi de ele alan MAH raporu noktayı şöyle koyuyor: “Fransız İhtilali’ne gelinceye kadar birçok yerde Yahudiler, daima Mason localarından uzakta görülüyordu. Bununla beraber daha birçok âmiller ve sekizinci asırda fazla münteşir bulunan tabiatçılar, Masonluğun tesisinde rol oynamışlardır. Asırlarca Yahudilerin sonsuz hürriyet istekleri ve sahte müsâvât iddiaları, insanlığın ezeli sırrını arayan kafalar, Allah’ı anlamayan, anlatamayan ve onu araştırmaktan bıkan güruh için maddî bir ihtişam yaratmak, insana ulûhiyet vermek daha kolay geliyordu. Büyük Fransız İhtilali, Masonluk’la Yahudilik arasında tam ve hakiki irtibatın başlangıcı olmuştur. Fransız ihtilalinden sonradır ki, Masonlukla Yahudilik arasındaki rabıta gittikçe daha sağlamlaşmış ve 19. asır içinde bu iki cereyan dünyayı baştanbaşa fethetmek üzere taarruza geçmiştir. Yahudi ideolojisinde, Masonluk ideolojisini kendisine çeken bir yakınlık mevcuttur. Bu müşterek çalışmalar, bu mefkûre ve el birliği her şeyden evvel İsrailoğulları’na hizmet etmektedir.”

İlk devletleri Fransa

  • Tarihe 1789 Fransız Devrimi yahut da Fransız İhtilâli olarak geçen hâdise, bu karanlık cemaatin Fransa’yı ele geçirip, Fransız milletini esaret altına almaları süreci olarak kabul edilir. Ardından Osmanlı, Rusya ve Almanya gibi pek çok devleti ele geçiren Masonlar, bugün Fransa’da kendilerinden başka kimseye hayat hakkı tanımıyor. Müslüman olduktan sonra dünyasını dar ettikleri Roger Garaudy’e hayat hakkı tanımadıkları gibi hâlâ eserlerinin pek çoğunun Fransa’da basılmasına izin vermiyorlar.

 

Alain Soral

Masonluk’tan ayrıldıktan sonra ölüm tehditleri alan dünyaca ünlü müzisyen Stephane Blet, Fransa’yı terk etmeye mecbur kalır. Son olarak ise masonları ve Siyonizm’i eleştirdiği için Fransız yazar Alain Soral, 24 ay hapis ve 45 bin avro para cezasına çarptırıldı. Hayat hakkı tanınmayan Soral, Fransa’yı terk etmek zorunda kalan son Mason karşıtı olarak kayda geçti.

Tüm darbeleri masonlar planladı

Haber Merkezi Kemal Özer  21 Şubat 2020 Yeni Şafak

Mason İsmet İnönü, Türkiye’de CIA destekli 1960 darbesiyle yolu açtı. 12 Eylül askeri darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, 12 Mart askeri muhtırası, 27 Nisan e-muhtırası da mason patentlidir. 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin elebaşı Gülen dahil, FETÖ’yü kuran 23 kişinin 16’sı da masondu.

Özellikle Sultan Abdülaziz Han’ı infaz ederek, üyeleri bir şehzadeyi sultan yapan masonlar, bu süreci Sultan 2. Abdülhamid Han’a darbe yaparak sürdürürler. İktidarı, çoğunluğu masonlardan oluşan İttihat ve Terakki’ye teslim eden dünyanın en karanlık cemaati, Cumhuriyetle birlikte hem gücü tümüyle ele geçirir, hem de Müslüman Türk’ün mazisi ile irtibatını keserler.

Mustafa Kemal’i de zehirleyerek öldüren masonlar, ardından iktidarın pek çok üyesi ve Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, pek çok bakan, milletvekilleri, bürokrasi hatta genelkurmay başkanı mason olmasına rağmen yaptıkları 27 Mayıs darbesiyle Türkiye’de yeni bir darbe geleneği başlatırlar. Bu gerçekleri tespit eden Aytunç Altındal “Türkiye’yi mason çeteler yönetiyor. Türkiye’nin yabancılara peşkeş çekilmesinin arkasında mason kökenli işbirlikçiler var” diyordu.

Bir diğer gerçek ise Cumhuriyeti kuran kadronun büyük çoğunun mason olması. Üç veya dört Cumhurbaşkanı hariç cumhurbaşkanlarının hepsi masondu. 27 başbakanın ise 18’i masonlardan seçilmişti. Günümüze kadar içinde mason olmayan hiçbir kabine teşekkül ettirilemedi.

‘TÜRKİYE’DEKİ MASONLAR ÜLKESİNE HİZMET ETMİYOR’

Türkiye ile Yunanistan arasında bir asırdır devam eden millî meselelerden Kıbrıs ile ilgili Yunan Mason Teşkilatı’nın Kıbrıs adasının Yunanistan’a ilhakı hakkında ada Rum masonlarının seslerini bütün dünyaya yaydığı belirtilirken, Türk İstihbarat Teşkilatı MAH’da 1960’da “Masonluk Tehlikesi” adlı raporunda Türkiye’deki masonların ise millî menfaatleri korumadıklarını şu cümlelerle dile getirir: “Türk Mason Cemiyeti Meşriki Azamı Mim Kemal Öke bu durum karşısında feryada başlamış, fakat bu acı realite karşısında en vatanperverâne yol olan bütün üyelerle birlikte istifa etmek suretiyle bu menhus faaliyetlere son verme cesaretini gösterememiştir.”

SULTAN ABDÜLAZİZ’İ ŞEHİD ETTİLER

Sultan Abdülaziz tahttan indirildikten sonra çekilmiş utanç verici bir fotoğraf.

İstanbul’daki Prodos Mason Locası üyesi eşekçi Ahmet’in oğlu mason Hüseyin Avni Paşa ve şürakâsı 1876’da Sultan Abdülaziz Han’ı tahttan indirerek başladıkları darbe ve işgal sürecini 15 Temmuz ile taçlandırmak istemişlerse de en son girişimlerinde başarısız oldular. Sultan Abdülaziz’i tahttan indirdikten sonra bileklerindeki damarları keserek katleden masonlar, yerine mason yaptıkları 5. Murad’ı tahta çıkarırlar. Ruhî bunalım geçiren 5. Murad’ın sağlığı tahtta kalmaya elverişli olmayınca, taht, şehzade Abdülhamid’e kalır. Abdülhamid Han’ın kendilerine boyun eğmemesi üzerine giriştikleri “31 Mart Vak’ası” olarak tarihe geçen mason kalkışmasında Sultan’ı tahttan indirirler. Tahttan azil kararını tebliğe gidenlerden biri de Mason Yahudi Emanuel Carrasu’dur.

OSMANLI’YI PARÇALADILAR

Selanik’ten yola çıkan ve çoğunluğu masonlardan oluşan Hareket Ordusu, Sultan Abdülhamid-i Sâni’yi darbe yaparak tahttan indirmişlerdi. Kâhir ekseriyeti mason olan İttihatçılar (İT), birkaç yılda Osmanlı’yı paramparça ederek altı asırlık cihan devletinin ortadan kalkmasını sağlamışlardı. Osmanlı’dan 40’dan fazla devlet çıkaranlar, pek çoğunun başına birer mason kral ve/veya devlet adamı yerleştirdiler.

Mustafa Kemal’i zehirlediler

Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü

Koruma Kanunu dolayısıyla Mustafa Kemal Paşa’nın mason locaları ile irtibatı pek ele alınmaz. 1930’ların Türkiye’sinde Müslümanların hilafeti ilga edilmiş, alfabelerinden kılık kıyafetlerine, eğitim sistemlerinden hukuklarına, tekkelerinden camilerine her şey ya değiştirilmiş yahut ortadan kaldırılmıştır. Güçlü siyasî ve dinî karakterleri ise ya idam edilmiş ve yahut da sürgüne gönderilmiştir. Yeni devletin her kurumunu istila eden İsmet İnönü, Kasım Gülek, Şükrü Kaya, Mim Kemal Öke gibi meşhur masonlar, Mustafa Kemal’i zehirleyerek ortadan kaldırmış ve İnönü’nün Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı olmasını sağlamışlardır.

KEMALİZMİN ARDINA SAKLANIYORLAR

Mustafa Kemal’in zehirlenmesi sadece bir güç mücadelesi değil, “Gerektiğinde en güçlü ismi de ortadan kaldırırız” mesajını vermek içindir. ‘Kemalist Devrim’ adı verilen ve tümü İslam’a ve Müslümanlara zarar verici faaliyetlere hız veren masonlar, koruma kanunu çıkarıp Mustafa Kemal’in arkasına saklanarak her daim İslam ve Müslümanlarla mücadeleyi sürdürürler. Tarikatlara sızarlar, bazı şeyhleri mason yaparlar, bazı mason dönmeleri de bazı tekkelerin başına şeyh olarak tayin ederler.

MAH tarafından hazırlanan ilk raporda isim listesi yer almasa da, Emniyet Teşkilatı’nca hazırlanan mason raporunda, iki mason locasının da resmi yöneticileri ile herkesçe bilinen üyelerinin listeleri de yer alır. Bunlar içinde en dikkat çekici olanı hiçbir mason askere yer verilmemesidir.

Masonik darbeler birbirini izledi

  • Türkiye’deki askeri darbelerin ilkinin, mason İsmet İnönü tarafından CIA desteği ile organize edildiği tarihî bir hakikattir. Ardından gelen 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 28 Nisan darbe ve muhtıralarını yapan kadroların tümü de masondu. 15 Temmuz’da gerçekleştirilmek istenen işgal ve iç savaş girişiminin ardında da masonlar vardı. Çünkü terör örgütü FETÖ’nün yaşayan elebaşısı F.Gülen de yarım asır evvel mason yapılmıştır. Sadece o değil, FETÖ’yü kuran 23 kişinin 16’sı da masondu.

Türkiye’yi hep onlar idare etti

 

Fotoğraf: Arşiv

Cumhuriyeti kuran kadronun ne yazık ki önemli kısmı masondu. Cumhuriyet tarihinin 3 veya 4’ü hariç tüm cumhurbaşkanları masondu. 1980’e kadar mason olmayan sadece iki kişi başbakan olabildi. İlki İnönü’nün yükselen DP’ye karşı çaresiz başbakan yaptığı mason Kasım Gülek’in hocası Şemsettin Günaltay’dı. İkincisi ise merhum Adnan Menderes’ti ki onu da astılar. Mason başbakanlar şöyle: İsmet İnönü, Celal Bayar, Ali Fethi Okyar, Refik Saydam, Şükrü Saracoğlu, Recep Peker, Hasan Saka, Cemal Gürsel, Suat Hayri Ürgüplü, Süleyman Demirel, Nihat Erim, Ferit Melen, Naim Talu, Bülent Ecevit, Sadi Irmak, Bülent Ulusu ve Mesut Yılmaz.

MASON OLMAYAN BAŞBAKANLAR

Mason olmayan Başbakanlar ise göreve gelme sırasıyla şunlardı: Şemsettin Günaltay, Adnan Menderes, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut, Necmettin Erbakan, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Binali Yıldırım.

ÖZAL’I ÖLDÜRÜP ERBAKAN’I İNDİRDİLER

Türkiye’nin en karanlık cemaatinin sayanimleri (sadık elemanları) pek çok siyasi cinayetin de şüphelisidir. Özal’ın zehirlenerek katledildiği iddiası, Erbakan’ın Başbakanlıktan edilmesi, Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası, sol görüşlü, çoğu da mason olan gazeteci ve akademisyenlerin infazı da onları işaret etmektedir. ASELSAN çalışanlarının intihar süsü verilerek yok edilmesi, siyasi dizaynlar için kasetler üretilmesi, askerin, polisin, mahkemelerin kullanılması onların tarzıdır.

 

Kaynak : umranhareketi.com


Bu haber 278 kez okundu.

                                                   1 + 5 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim