Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Ankara ve coğrafi özellikleri
Coğrafya
2020-06-30 15:51

Ankara ve coğrafi özellikleri

Ankara

 
Türkiye'nin başkenti ve en kalabalık ikinci şehri
 

AnkaraTürkiye'nin başkenti ve en kalabalık ikinci ilidir.[6] Nüfusu 2019 itibarıyla 5.639.076 kişidir. Bu nüfus; 25 ilçe ve bu ilçelere bağlı 1425 mahallede yaşamaktadır. İl genelinde nüfus yoğunluğu 215'tir. Coğrafi olarak Türkiye'nin merkezine yakın bir konumda bulunur ve Batı Karadeniz Bölgesi'nde kalan kuzey kesimleri hariç, büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nde yer alır. Yüzölçümü olarak ülkenin üçüncü büyük ilidir. BoluÇankırıKırıkkaleKırşehirAksarayKonya ve Eskişehir illeri ile çevrilidir.

Ankara
Slogan: 
Türkiye'nin Kalbi[1]
 
Ankara'nın Türkiye'deki konumu
 
Ankara
 
Ülke Türkiye
Coğrafi bölge İç Anadolu Bölgesi
İlk yerleşim MÖ 3. binyıl
Alt idari birimler
İdare
 • Tür Belediye başkanı-meclis
 • Organ
 • Vali Vasip Şahin[2]
 • Belediye Başkanı Mansur Yavaş (CHP)
Yüzölçümü
 • Toplam 25.632 km² (9.896 mil²)
Yüzölçümü sırası 3.
Rakım 938 m (3.077 ft)
Nüfus
 (2019)
5.639.076
 • Sıra 2.
 • Yoğunluk 220/km² (500/mil²)
 • Yoğunluk sırası 8.
Zaman dilimi UTC+03.00 (UDAZD)
Posta kodu
06XXX
Alan kodu 312
ISO 3166 kodu TR-06
Plaka kodu 06
GSYİH (nominal) 2018[4]
• Toplam ₺329,8 milyar (2.)
• Kişi başı
₺60.249 (3.)
İGE (2013)  0,817[5]
çok yüksek · 1.
İklim DsbBsk

Ankara'nın başkent ilan edilmesinin ardından (13 Ekim 1923) şehir hızla gelişmiş ve Türkiye'nin ikinci en kalabalık ili olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanan ilin topraklarının yarısı hâlâ tarım amaçlı kullanılmaktadır. Ekonomik etkinlik büyük oranda ticaret ve sanayiye dayalıdır. Tarım ve hayvancılığın ağırlığı ise giderek azalmaktadır. Ankara ve civarındaki gerek kamu sektörü gerek özel sektör yatırımları, başka illerden büyük bir nüfus göçünü teşvik etmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze, nüfusu ülke nüfusunun iki katı hızda artmıştır. Nüfusun yaklaşık dörtte üçü hizmet sektörü olarak tanımlanabilecek memuriyet, ulaşım, haberleşme ve ticaret benzeri işlerde, dörtte biri sanayide, %2'si ise tarım alanında çalışır. Sanayi, özellikle tekstilgıda ve inşaat sektörlerinde yoğunlaşmıştır. Günümüzde ise en çok savunma, metal ve motor sektörlerinde yatırım yapılmaktadır. Türkiye'nin en çok sayıda üniversiteye sahip ili olan Ankara'da ayrıca, üniversite diplomalı kişi oranı ülke ortalamasının iki katıdır. Bu eğitimli nüfus, teknoloji ağırlıklı yatırımların gereksinim duyduğu iş gücünü oluşturur. Ankara'dan otoyollardemir yolu ve hava yoluyla Türkiye'nin diğer şehirlerine ulaşılır.

Bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine, Eski Taş Çağı'na ulaşan[7] Ankara, tarih öncesinden günümüze dek pek çok medeniyeti barındırmıştır. HititlerFrigyalılarLidyalılarPerslerGalatlarRomalılarBizanslılarSelçuklularOsmanlılar ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti, il topraklarını kontrolleri altında tutmuştur. Tektosagların ve Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olan Ankara şehri ve Frigyalıların başkenti Gordion, il sınırları içinde yer alır. Yıldırım Bayezid'in Timurlenk'e yenik düştüğü Ankara Muharebesi Çubuk yakınlarında ve Türk Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan Sakarya Muharebesi Polatlı yakınlarında yapılmıştır.

Ankara kara iklimine sahiptir. Şehirler dışındaki il topraklarının büyük kısmı tahıl tarlalarıyla kaplı platolardan oluşur. İlin çeşitli yerlerindeki doğal güzellikler korumaya alınmış, dinlenme ve eğlence amaçlı kullanıma sunulmuştur. İlin adını taşıyan tavşanıkeçisi ve kedisi dünya çapında bilinir, armuduçiğdemi, yerel yemeklerden Ankara tavası ve Kızılcahamam ve Beypazarı'nın maden suyu ise ülke çapında tanınır.

 

Etimoloji

Roma İmparatoru Gallienus döneminden bir Ankyra sikkesi, Ankara adının çapadan geldiği efsanesini yansıtıyor.[8]

Frigya dili ve Yunancada Ἄγκυρα (telâffuz: Anküra), gemi çapası demektir. Bazı efsanelere göre Ankara, Frig Kralı Midas’ın bir gemi çapası bulduğu yerdir.[9] Büyük İskender'in Doğu Seferi sırasında Anküra’ya MÖ 333'te geldiği kayıtlara geçmiştir.[9] 2. yüzyıla ait ve Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenen bazı paralarda gemi çapası figürü bulunmaktadır.[10]

FriglerGalatlar ve Romalılar tarafından Ἄγκυρα olarak bilinen şehrin adı, Latin harfleri ile Batılı kaynaklara Ankyra ve Ancyra olarak geçti.[11][12] Kentin adı, Türklerin Anadolu'ya gelmesinden sonra AnkaraEngürü ve Engüriye olarak değişime uğradı. Batı dillerine de Angora olarak geçti. 16. yüzyıla ait çeşitli resmî Osmanlı evraklarında Ankara (انقره) adı geçmektedir.[13]

Türkiye Cumhuriyeti devleti, 28 Mart 1930'da yabancı ülkelerden Türk şehirleri için Türkçe adların kullanılmasını resmen talep etti.[14] Bu tarihten sonra posta idaresi Angora olarak adreslenmiş mektupları Ankara'ya ulaştırmadı.[15] Böylece zamanla Ankara adı evrenselleşti.

 

Tarihçe

Ankara ilinde keşfedilmiş en eski tarih öncesi kalıntılar Eski Taş Çağına[16][17] kadar uzanmaktadır. Bu döneme ait çeşitli eserlere Gâvurkale, Ergazi, Lodumlu ve Maltepe'de rastlanmıştır.[7] Bunlar dışında Ankara'nın Polatlı ilçesinde, MÖ 3000 yıllarına ait insan yerleşmelerine rastlanmıştı.[18]

Hititler, Frigler, Lidyalılar, Ahamenişler, Galatlar ve Romalılar

Hitit Uygarlığı'nın simgesi sayılan ve Ankara şehrinin de amblemi olan Hitit Güneş Kursu.

Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler (MÖ 1660-1190), Anadolu'ya boğazlar yoluyla gelmişlerdir. Hititlerin Anadolu’ya göç tarihleri, kesin olarak bilinmemektedir.[19] Ankara ve çevresinde Hitit dönemine ait yerleşkelerin kalıntıları, Balıkhisar, Ballıkuyumcu, Bitik, Karaoğlan, Gâvurkale ve Külhöyük höyükleridir.[20] MÖ 2. bin yılın sonlarına doğru Hititlerin siyasal olarak çöktüğü ve yerini Friglere bıraktığı görülmektedir.[21]

MÖ 2. binyılın sonlarında bölgede, hızla büyüyen bir Frigya kasabası vardı.[17] Frig Krallığı'nın başkenti olan Gordion kentinin kalıntıları Polatlı'nın 29 kilometre kuzeybatısında bulunmaktadır. Gordion, en parlak dönemini Frigya Kralı Midas zamanında (MÖ 725-675) yaşamıştır.[22] Ankara'da, Frigler dönemine ait kalıntılar arasında bulunan Yumurtatepe Tümülüsü'nün bulunduğu yerin, kurulduğu dönemlerde çok önemli bir yerleşim olmasa da stratejik bir noktada olduğu düşünülmektedir.[11] Frigler, MÖ 700'lü yıllarda Kafkaslardan gelen Kimmerler tarafından ortadan kaldırıldı.[23]

Tunç Çağı'nın sonlarında Frigler ile birlikte Anadolu'ya gelen ve Batı Anadolu'da varlıklarını sürdüren Lidyalılar, Friglerin ortadan kalkmasını fırsat bilerek bugünkü Ankara ilini de kapsayan Kızılırmak yöresini ele geçirdiler. MÖ 7. yüzyılda Anadolu'ya hâkim oldular ve 140 yıl hüküm sürdüler.[24] Lidyalıların sikkeyi icat ettikleri kabul edilir.[25] Lidyalılar döneminde Anadolu'da ticaret gelişmiş, tahıl üretimi, hayvancılıkzeytinyağı ve şarap üretimi ilerlemiştir. Orta Anadolu'nun ana ulaşım yolu üzerinde bulunan Ankara ili toprakları da bu gelişmelerden istifade etmiştir.[24] Medler ve Perslerle savaşan Lidyalılar, komşuları Ahameniş Pers Hükümdarı Kiros ile MÖ 547'de Kızılırmak kavsi içinde yaptıkları savaşı kaybederek tarih sahnesinden silinmişlerdir.[24]

Persler, MÖ 545'ten itibaren Anadolu'ya egemen olarak, Anadolu'daki Helen kültürüne son verdiler.[26] MÖ 5. yüzyılda HerodotPers İmparatorluğu'nun ordu, ticaret ve posta hattı olarak kullanılan Kral Yolu'nun Ankara'dan geçtiğini yazar. Kral YoluEfes'te başlıyor, Sardes şehrinden Lidya'ya, sonra Gordion, Ankyra ve Kızılırmak'tan geçerek, Kapadokya üzerinden Kilikya'ya, oradan Fırat ve Dicle nehirlerini geçip Asur'dan Susa kentine ulaşıyordu.[27]

Ankara ili toprakları MÖ 334'te[17] Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından Ahameniş İmparatorluğu'ndan alınana kadar; tarihi boyunca Frigler[28] ve Hititler'in[28][29][30] haricinde HattilerLidyalılar ve Ahamenişler egemenliğine girmiştir. MÖ 3. yüzyılda Anadolu'ya gelen savaşçı bir kavim olan Galatların Tektosaglar boyuna başkentlik etmiştir.[17] Strabon, ünlü eseri Geographika'da, bugün merkezde bulunan Ankara Kalesi'nin Tektosaglar tarafından inşa edildiğini söyler.[31] Daha sonra bölgede siyasal birliği kuran[32] Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus, MÖ 25 yılında Ankara'yı ele geçirmiştir.[17]

MS 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Ankara Doğu Roma (Bizans) sınırları içinde kaldı. Ancak il toprakları üzerindeki Doğu Roma hâkimiyeti zaman zaman kesintiye uğradı. MS 654 yılında Müslüman Araplar kısa süreliğine bölgenin kontrolünü ele geçirdiler. 833 ve 842 yıllarında Abbasi Halifesi Mutasım ve Türk komutanı Afşin Ankara kentini kısa süreliğine ele geçirdi. 871 yılında Pavlikian mezhebinden Hristiyanlar Ankara kentinin kontrolünü yaklaşık bir yıllığına ele geçirdi. Bu kesintilerden sonra her seferinde Doğu Romalılar kenti geri alarak otoriteyi sağladı.[33]

Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğuDüzenle

Ankara'nın 18. yüzyıldan kalma bir resmi. Bu anonim eser Hollanda'daki Rijksmuseum'dadır.

Güçlü istihkamı sebebiyle 1071-73 yılları arasında Türk akınlarına karşı koyan Ankara'nın Artuk Bey veya Danişmend Gazi tarafından Türk hakimiyeti altına alındığı ifade edilmiştir.[34] Ankara'nın Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun eline geçmesi, Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra 1073 yılına rastlar. 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Sultanlarının da çabasıyla transit ticarette gelişme gösteren Ankara'nın merkezi, önce Ahiler'e, ardından 1304'te göreli özerklik verilerek Osmanlı İmparatorluğu'na bağlandı. İlin güneybatı ilçeleri bu dönemde Germiyanoğulları'na bağlanırken, güneydoğu ilçeleri Karamanoğulları'na bağlanmıştır.[35] I. Murat zamanında kesin olarak Osmanlı topraklarına bağlanan ilde, 1402 yılında Büyük Timur İmparatorluğu İmparatoru Timur ile Osmanlı İmparatorluğu Padişahı Yıldırım Bayezid arasında Ankara Muharebesi yapıldı.[36][37] Yıldırım Bayezid'in savaşı kaybetmesi ve Timur'a esir düşmesi sonucu Osmanlı DevletiFetret Devri denen bunalım ve iktidar boşluğu dönemine girdi. Ankara Muharebesi'nde bölge büyük ölçüde harap olmuş, Anadolu birliğini yeniden kuran II. Murat zamanında yeniden onarılmıştır.[11] 1841 yılında Anadolu Eyaleti kaldırılıp yerine vilayetler kurulunca il bir vilayet oldu.[38] Ankara, Çorum, Yozgat, Kayseri ve Kırşehir sancakları bu vilayete bağlandı. Ankara Vilayeti 1922 yılına kadar varlığını sürdürdü.[38]

Osmanlı hâkimiyetinin sonlarına doğru Ankara 1917'de 3 gün süren büyük bir yangın geçirmiş[39] ve yangın 1900 kadar hanenin yanması ile sonuçlanmıştır.[40]

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemiDüzenle

1924 yılında hazırlanan Ankara şehir haritası.
Eski usule uygun inşâ edilmiş çağdaş Ankara evleri.

Ankara ilinin Türk Kurtuluş Savaşı'nda merkezî bir yeri olmuştur. 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Mustafa Kemal, şehri Anadolu’daki direniş hareketinin yönetimi olan Heyet-i Temsiliye'nin merkezi olarak seçti. Şehir, coğrafi olarak Anadolu'nun ortasındaydı, demir yolu ile İstanbul'a ulaşılabiliyordu, Batı Cephesine yakındı ve halkın millî mücadeleye olan desteği tamdı. İstanbul'un İngilizler tarafından resmen işgalinden iki gün sonra, 18 Mart 1920'de, İstanbul'da bulunan Meclis-i Mebusan kendini resmen feshedince, 23 Nisan 1920'de Ankara'da Büyük Millet Meclisi kuruldu. Ankara ili, Türk-Yunan Savaşı'nın en yoğun muharebesinin gerçekleştiği yer olmuştur. 1920 yazında Yunan birlikleri, Ankara şehrini ele geçirmek amacıyla Sakarya nehri kıyılarına kadar ilerlemişti. Ancak 23 Ağustos - 13 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen Sakarya Meydan Muharebesi sonucunda Yunan birlikleri püskürtüldü. Polatlı yakınlarında meydana gelen zorlu muharebe Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olmuş, Mustafa Kemal Atatürk ünlü "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır" sözünü bu sırada söylemiştir. Birkaç hafta sonra Fransa ile yapılan Ankara Anlaşması ile, Türk-Fransız ihtilafı sona ermiştir. Kurtuluş Savaşı sonucu toprakları üzerindeki egemenliğini kanıtlayan Türkiye, 1922 Lozan Barış Konferansı ve 1923 Lozan Antlaşması ile uluslararası toplulukta millî sınırlarını tescilledi ve bağımsızlığını onaylattı. Türkiye Büyük Millet Meclisi 13 Ekim 1923'te Ankara ilinin merkezi olan Ankara kentini başkent ilan etti.[41][42][43]

Ankara, 1984 yılında çıkarılan 2972 sayılı kanun[44] ve 195 sayılı kanun hükmünde kararname[45] sonucu İstanbul ve İzmir ile birlikte büyükşehir unvanı kazandı. Aynı yıl çıkarılan 3030 sayılı kanun ile büyükşehir ve ilçe belediyeleri statüleri netleşti.[46] Başlangıçta beş ilçe Ankara Büyükşehir Belediyesinin sınırlarına dâhil edildi. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları valilik binası merkez kabul edilerek yarıçapı 50 kilometre olan dairenin sınırlarına genişletildi.[47] Bu sınırlar içinde kalan 16 ilçe, büyükşehir ilçe belediyeleri hâline geldi.[47] 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.[48]

Ali Saim Ülgen arşivinden Ankara Kalesi'nden çekilen panoramik Ankara görüntüsü.
 

Coğrafya

Ankara ili, doğuda Kırıkkale, kuzeydoğuda Çankırı, kuzeybatıda Bolu, batıda Eskişehir, güneyde Konya, güneydoğuda Kırşehir ve Aksaray ile komşudur.[49] Ankara ilinin yüzölçümü 25.632 km2'dir.[3]

1.355 kilometre uzunluğu ile, tamamı Türkiye toprakları üzerinde yer alan en büyük nehir olan Kızılırmak ilin doğusunu, 824 kilometre ile Türkiye'deki en büyük nehirlerden olan Sakarya Nehri ise, ilin batısını sulamaktadır. Sakarya Nehri'nin kollarından Ankara Çayı, il merkezinden geçer. İlin güneyinde ise 1300 km² ile ülkenin en büyük ikinci gölü[50][51], %32,4 tuz oranıyla[50] da dünyanın en tuzlu ikinci gölü[52] olan Tuz Gölü vardır. Ayrıca Tuz Gölü'nün de içinde bulunduğu havza, Türkiye'nin en büyük kapalı havzasıdır.[53]

Ovalık bir alanda kurulan ilin yüzölçümünün yaklaşık %50'sini tarım alanları, %28'ini ormanlık ve fundalık alanlar, %12'sini çayır ve meralar, %10'unu ise tarım dışı araziler teşkil etmektedir. İlin en yüksek noktası 2015 m yüksekliğindeki Elmadağ, en geniş ovası 3789 km²'lik yüzölçümü ile Polatlı Ovası, en büyük gölü yaklaşık 490 km²'lik yüzölçümü ile Tuz Gölü'nün il içindeki alanı, en uzun akarsuyu yaklaşık 151 km'lik uzunluğu ile Sakarya Nehri'nin il içindeki bölümü, en büyük barajı ise 83,8 km²'lik yüzölçümü ile Sarıyar Barajı olup, il geneli itibarıyla 14 doğal göl, 136 sulama göleti ve 11 baraj bulunmaktadır.[54]

İklim

İlin güney ve orta bölümlerinde karasal iklimin soğuk ve kar yağışlı kışları ile sıcak ve kurak yazları, kuzeyinde ise Türkiye'de Karadeniz iklimi nin ılıman ve yağışlı halleri görülebilir.[55][56] Karasal iklimin hâkim olduğu bölgelerde gece ile gündüz, yaz ile kış mevsimi arasında önemli sıcaklık farkları bulunur. En sıcak ay temmuz veya ağustostur. İldeki yerine göre ortalama en yüksek gündüz sıcaklıkları 27-31° C'dir. En soğuk ay ise Ocak ayıdır, en düşük gece sıcaklıkları ildeki yerine göre ortalama -6 ila -1 °C arasındadır. Yağışlar en çok mayıs, en az temmuz veya ağustos ayında düşer. Ankara il merkezinde yıllık ortalama toplam yağış 415 mm,[56] yıllık ortalama toplam yağış, 60 cm (Kızılcahamam) ila 35 cm (Şereflikoçhisar) arasında değişir.[57][58] Son yılların en soğuk gecesini -22 ile 26 Ocak 2016'da gördü.[59]

 Ankara iklimi 
AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYıl
En yüksek sıcaklık (°C)16,620,427,831,133,037,041,040,436,033,324,420,441,0
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C)4,46,611,617,322,226,630,230,326,019,812,96,617,8
Ortalama sıcaklık (°C)0,41,96,011,316,120,123,623,418,813,07,02,612,0
Ortalama en düşük sıcaklık (°C)−3−2,20,95,69,713,015,916,011,87,22,4−0,76,3
En düşük sıcaklık (°C)−24,4−22,2−19,2−6,7−1,63,84,56,32,5−5,3−13,4−18−24,4
Ortalama yağış (mm)42,136,640,346,552,036,714,210,918,729,132,043,1366,2
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü[60]

Depremsellik

Ankara toprakları iki dağ kuşağı arasında sıkışmıştır. Faylara (kırık hatlara) rastlanır. Ankara il sınırları içindeki alanın %30'u 1. ve 2. derece deprem alanıdır. Son yüz yılda meydana gelen küçük şiddetli depremlerin çoğu Kuzey Anadolu Fay Hattı ve yakın çevresinde veya başkentin güneydoğusunda Tuz Gölü ve Kırşehir fayı civarındadır. Bu dönemde meydana gelen 1944 Bolu-Gerede depremi ve 1938 Kırşehir depremi Ankara il sınırları içinde hasara yol açmıştır. Ankara içinde meydana gelen en kuvvetli deprem, 6,1 büyüklüğündeki 2005 Balâ depremidir.[61]

Direy

Birleşik Krallık'ta yetiştirilmiş ve Amerika Tavşan Yetiştiricileri Kurumu'nun (ARBA) 2003 yılında düzenlediği yarışmada finale kalmış 8 aylık bir Ankara tavşanı.

Ankara'nın ormanlık bölgelerinde ayıyaban domuzugeyik gibi hayvanlar bulunur. Kurttilkiporsuktavşankokarcagelinciksincap gibi kara hayvanları ile keklikçiltoyturnaçullukgüvercinüveyikbıldırcın gibi kuşlar ilin hemen her yerinde bulunur. Bozkır bölgelerde atmacaşahin ve kartal gibi yırtıcı kuşlara rastlanır. Nehir ve göllerde sazanalabalık, tatlı su midyeleriyengeçkurbağakaplumbağakarabatakyaban ördeğiyaban kazı ve su tavuğu gibi hayvanlar mevcuttur.[62]

İlin adıyla anılan kedikeçi ve tavşan meşhurdur.[63] Ankara'nın simgesi durumunda olan bu varlıklardan özellikle Ankara kedisi ve keçisi artık sadece Ankara'da değil, dünyanın birçok ülkesinde de yetiştirilmekte ve hem şehrin hem de Türkiye'nin tanıtımına katkıda bulunmaktadır.[63]

Jeoloji

Ankara topraklarının kuzey kısımları volkaniktir. Burada andezitik ve trakitik kayalar, kuzeydoğuda granit türü kayalar, kuzeybatıda ise kireç taşları ve kumtaşları görülür. İlin güney ve güneydoğu bölgeleri mezozoik (II. zaman) oluşumlardan meydana gelir. Sakarya Nehri çevresinde Tersiyer, Polatlı civarında Eosen, Tuz Gölü dolaylarında Neojen (III. zamanın son sistemi), çukur ve düz alanlar ile akarsu boylarında Kuaterner oluşukları bulunmakadır. Başkent bölgesi büyük ölçüde volkanik yüzey malzemesine sahiptir. İlin büyük bölümü kireç taşlarından oluşmuştur, bu yüzden çok kireçli topraklarla kaplıdır. Akarsu boylarında tarıma uygun alüvyon topraklarına rastlanır.[64] Bu jeolojik yapıların bazıları oluştukları döneme ait fosiller içerir ve o dönemlerin canlıları hakkında fikir verir.

Neojen dönem oluşuklar fosil bakımından zengindir. Kızılcahamam'da Sinap yakınlarındaki bir fosil yatağında Neojen memeli kalıntıları ve adını Ankara'dan alan Ankarapithecus meteai adlı bir hominoid (insansı) türe ait fosil keşfedilmiştir. Bu canlının evrimde insansılar ile insanların ortak atası olduğu öne sürülmüştür.[65]

Güneybatıda kalan Polatlı çevresindeki kireç taşları fosil açısından oldukça zengindir. Bölgede, alt Paleosenden kalma sığ deniz bitkilerinin fosilleri bulunmuştur. Çamlıdere'deki Taşlaşmış Ağaç Fosil Ormanı, Erken Miyosen’de (23–15 milyon yıl öncesi) gelişmiş olan çam ve meşe ağaçlarının bulunduğu karışık bir ormanın fosil kalıntılarından oluşur.[66]

Bitki örtüsü

Ankara çiğdemi (Crocus ancyrensis)

Ankara'nın iklim şartları ve topoğrafik yapısı nedeniyle, ilde bitki örtüsü olarak bozkır ve orman bulunur. Bozkır bölgelerde ağaç hemen hemen hiç bulunmaz, bir tek akarsu kıyılarında iğdesöğüt ve kavak ağaçları bulunur. Bozkırda genelde dikenli çalılar ve otlar vardır. Ayrık otugevensorguç otuüzerlikkatırtırnağıyabani arpapüsküllü bromyavşan otugelincikpapatyahatmikekiksütleğenballıbabakuşburnu ve böğürtlen burada bulunan başlıca otlar arasında sayılabilir.[67]

2015 verilerine göre ilin %17,1'i ormanlarla kaplı olup, yüzölçümünün %9,6'sını verimli ormanlar, %7,5'ini ise bozuk ormanlar oluşturmaktadır.[68] Ormanlar başlıca dağların kuzey yamaçlarında görülür, ayrıca bozkır ortasında korular da mevcuttur. Ormanlarda en çok karaçamardıç ve yer yer meşe görülür. İlin kuzeyine doğru iğne yapraklı ormanlar yaygınlaşır.[67] Kuzey kesimlerde sarıçam ormanları da görülmektedir. Ayrıca ilin kuzeyinde, Bolu il sınırına yakın yüksek kesimlerde az miktarda da olsa köknar ormanlarına rastlanmaktadır. Nallıhan ilçesinin kışların fazla sert geçmediği düşük rakımlı kesimlerinde ise yer yer kızılçam ormanları bulunmaktadır. İlin güney kesiminde ormanlar daha az yer tutmaktadır. Güney kesimde yer alan başlıca ormanlar Balâ ilçesinde yer alan Beynam'da ve Küre Dağı'nda yer almaktadır.

Ankara'da 1362 bitki türü doğal olarak bulunmakta olup, bunların 268'i endemiktirAnkara çiğdemitükürük otupeygamber çiçeği gibi türler yöreye özgüdür. Familya düzeyinde en sık görülenler papatyagillerbaklagillerbuğdaygillerturpgillerballıbabagillerdir.[67] İlin adıyla anılan Ankara armudu ve Ankara çiğdemi, ayrıca Kalecik Karası olarak bilinen misket üzümü il dışında da tanınır.

 

 

Çevre sorunları

Ankara, 2004 itibarıyla, İstanbul ve Kocaeli'den sonra çevreyi en fazla kirleten üçüncü ildir. Ankara'nın akarsuları ve bazı gölleri oldukça kirli durumdadır. İlin akarsuları içinde en fazla kirlenmiş olanlar arasında Sakarya ve onu besleyen Ankara Çayı[69][70] ve Kızılırmak sayılabilir. Buna rağmen, sularının arıtılmasından bu yana Kızılırmak Ankara şehrinin ihtiyacını kısmen karşılamaktadır. Gölbaşı'ndaki Mogan ve Eymir göllerinde kirlilik yüzünden toplu balık ölümleri olmuştur.[71][72]Tuz Gölü'ndeki kirlilik de bölgenin ekolojisini etkilemekte,[73] gerek iklim değişikliği, gerek kaçak kuyular nedeniyle Tuz Gölü'nün 2015'e kadar kuruması beklenmektedir.

Hava kirliliği 1980 başlarında tehlikeli boyutlara ulaşmış olan Ankara şehri, daha sonra düşük kaliteli kömür yerine doğal gaz kullanımının yaygınlaşması sonucu, bugün orta derecede kirli bir havaya sahiptir. Yine Sincan ve Etimesgut belediyeleri hariç tüm merkez belediyelerinin çöplerinin gönderildiği ve yakın zamana kadar önemli bir çevre sağlığı sorunu teşkil eden Mamak Çöplüğü, günümüzde ıslah edilmiştir. Atıklardan elektrikgübre ve metan gazı üretilmekte, çöplerde geri dönüşümü mümkün olan maddeler ise endüstriye ham madde yapılmaktadır.

 

Nüfus

Ankara şehrinin Expedition 19 uzay ekibi tarafından çekilmiş uydu görüntüsü (11 Nisan 2009)

Ankara ili, Ankara şehrinin başkent olmasından sonra hızla kalabalıklaşmıştır. Özel ve kamu sektörü yatırımları başkent ve yöresine yoğunlaşmış, bunun sonucu ortaya çıkan çalışma olanakları büyük bir nüfus akımına yol açmıştır. Ekonomi, sağlık ve eğitim altyapısının gelişmişliği, suç oranının düşük olması, kişi başına kamu yatırımının ve kişi başına mevduatın yüksek olması gibi nedenlerin[74] göçü teşvik ediyor olması muhtemeldir. Cumhuriyet tarihi boyunca ilin nüfusu ülke nüfusunun iki katı hızda artmıştır. Ankara'nın nüfusu hiçbir zaman tam olarak hesaplanamaz. Memur ve öğrenciler ağırlıkta olduğu için net nüfus bulunamaz. Tuik verilerine göre nüfusu 5 milyondan fazla iken gayriresmî nüfusu 8 milyondur. 1927 sayımında nüfusu 404 bin olan il Türkiye nüfusunun %3,2'sine sahipken bugün 8 milyon nüfus ile bu oran %6,3'tür. 2007-2008 yılları arasında ise nüfus artış hızı (%1,83), ülke nüfus artış hızının (% 1,32) birbuçuk katı olmuştur.[75] Bu büyümenin başını çeken Ankara kenti aldığı göçe rağmen, 2008'de Ankara'da işsizlik oranı (%11,8) Türkiye genel işsizlik oranına (%11,0) yakındır. İstihdam edilenlerin %72'si hizmetler, %26'sı sanayi, %2'si tarımda çalışır (bu oranlar Türkiye için sırasıyla %49, %27 ve %24'tür).[76]

Ankara'nın nüfusu 2019 yılı itibarıyla 5.639.076 kişidir.[77] İç Anadolu'da bulunan ve nüfusları azalmakta olan Çorum ve Yozgat, Ankara'ya en fazla net göç veren illerdir.[78] İl nüfusunun tamamı il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır.[79] Ayrıca 15.608.868 kişilik İç Anadolu nüfusunun yaklaşık yarısı Ankara ilinde ikamet etmektedir.[79]

Ankara il nüfusu Türkiye geneline göre daha yüksek bir eğitim düzeyine sahiptir. 2008 verilerine göre, 15 yaş üstü okuma yazma oranı toplam il nüfusunun %88'ini (erkeklerde %91, kadınlarda %86'sını) oluşturur, bu oran Türkiye için %83'tür (erkeklerde %88, kadınlarda %79). Bu farklılık özellikle nüfusun üniversite eğitimli kesiminde belirginleşir: üniversite ve yüksek okul mezunlarının toplam nüfusa oranı Ankara'da %10,6, Türkiye genelinde ise %5,4'tür.[80]

Ankara il nüfus bilgileri
YılToplamSıraFarkŞehir - Kır
1927[81] 404.581 2  
 
  %24     99.066
305.515     %76  
1935[82] 534.025 2 %32
 
  %29     152.695
381.330     %71  
1940[83] 602.965 2 %13
 
  %31     188.416
414.549     %69  
1945[84] 695.526 2 %15
 
  %40     279.491
416.035     %60  
1950[85] 819.693 2 %18
 
  %43     348.552
471.141     %57  
1955[86] 1.120.864 2 %37
 
  %49     551.364
569.530     %51  
1960[87] 1.321.380 2 %18
 
  %59     783.351
537.529     %41  
1965[88] 1.644.302 2 %24
 
  %65     1.069.761
574.541     %35  
1970[89] 2.041.658 2 %24
 
  %72     1.467.304
574.354     %28  
1975[90] 2.585.293 2 %27
 
  %77     1.997.980
587.313     %23  
1980[91] 2.854.689 2 %10
 
  %78     2.238.967
615.722     %22  
1985[92] 3.306.327 2 %16
 
  %83     2.737.209
569.118     %17  
1990[93] 3.236.626 2 -%2
 
  %88     2.836.719
399.907     %12  
2000[94] 4.007.860 2 %24
 
  %88     3.540.522
467.338     %12  
2007[95] 4.466.756 2 %11
 
  %93     4.140.890
325.866     %7  
2008[96] 4.548.939 2 %2
 
  %97     4.395.888
153.051     %3  
2009[97] 4.650.802 2 %2
 
  %97     4.513.921
136.881     %3  
2010[98] 4.771.716 2 %3
 
  %97     4.641.256
130.460     %3  
2011[99] 4.890.893 2 %2
 
  %97     4.762.116
128.777     %3  
2012[100] 4.965.542 2 %2
 
  %98     4.842.136
123.406     %2  
2013[101] 5.045.083 2 %2
 
  %100     
     %0  
2014[102] 5.150.072 2 %2
 
  %100     
     %0  
2015[103] 5.270.575 2 %2
 
  %100     
     %0  
2016[104] 5.346.518 2 %1
 
  %100     
     %0  
2017[105] 5.445.026 2 %2
 
  %100     
     %0  
2018[106] 5.503.985 2 %1
 
  %100     
     %0  

Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2020 verileri[107])Düzenle

Ankara İl Nüfusu: 5.639.076'dır (2019 sonu). İlin yüzölçümü 25.632 km2'dir. İlde  km2'ye 220 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 5.907 kişi ile Keçiören’dir)

İlde yıllık nüfus artış oranı % 2,45 olmuştur. Nüfus en çok artan ilçe: Altındağ (%5,27) Nüfusu en çok azalan ilçe: Çamlıdere(-%35,14) Bu ilçede bir önceki yıl nüfus artışı %105 idi (?)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 25 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 1425 mahalle bulunmaktadır.

2019 yılı sonunda Ankara ili ve ilçelerinin yerleşim yeri ve nüfusla ilgili sayısal bilgileri
İlçe Nüfus 2018 Nüfus 2019 Fark Nüfus Artışı % Mah.Say. Alanı  km2[108] Yoğunluk
Akyurt 34.588 36.123 1.535 4,44 26 369 98
Altındağ 370.024 389.510 19.486 5,27 26 123 3.167
Ayaş 15.540 13.900 -1.640 -10,55 33 1.041 13
Bala 33.644 30.280 -3.364 -10,00 55 1.851 16
Beypazarı 48.274 48.371 97 0,20 78 1.697 29
Çamlıdere 15.148 9.825 -5.323 -35,14 48 782 13
Çankaya 920.890 944.609 23.719 2,58 124 483 1.956
Çubuk 89.046 90.764 1.718 1,93 84 1.198 76
Elmadağ 45.349 45.557 208 0,46 30 647 70
Etimesgut 570.727 587.052 16.325 2,86 36 273 2.150
Evren 3.606 3.097 -509 -14,12 13 222 14
Gölbaşı 134.378 138.944 4.566 3,40 54 1.364 102
Güdül 10.074 8.892 -1.182 -11,73 31 540 16
Haymana 45.931 30.930 -15.001 -32,66 78 2.164 14
Kahramankazan 53.522 54.806 1.284 2,40 48 547 100
Kalecik 13.450 13.234 -216 -1,61 57 1.110 12
Keçiören 909.787 939.161 29.374 3,23 51 159 5.907
Kızılcahamam 32.647 28.350 -4.297 -13,16 109 1.623 17
Mamak 647.252 665.978 18.726 2,89 64 321 2.075
Nallıhan 28.091 27.579 -512 -1,82 84 2.079 13
Polatlı 122.287 125.075 2.788 2,28 95 3.618 35
Pursaklar 143.055 150.488 7.433 5,20 21 169 890
Sincan 518.893 535.637 16.744 3,23 59 880 609
Şereflikoçhisar 34.202 33.821 -381 -1,11 64 2.155 16
Yenimahalle 663.580 687.093 23.513 3,54 57 219 3.137
ANKARA 5.503.985 5.639.076 135.091 2,45 1.425 25.632 220
 

Konum

Konum Bilgileri
İlçe Kuruluş Yılı[109] Alanı km² Rakım mt. Merkeze km[110]* Ulaşan Yollar[110]
Akyurt 1990 369 1.027 34   -06
Altındağ 1953 123 892 3  
Ayaş Cumh.önce 1.041 955 57   -05, 06-55
Bala Cumh.önce 1.851 1.309 68   -06
Beypazarı Cumh.önce 1.697 676 99   -04, 06-84
Çamlıdere 1953 782 1.243 104   -05=>06-86
Çankaya 1936 483 881 5   ,  
Çubuk Cumh.önce 1.198 1.002 40   -07=>06-10
Elmadağ 1960 647 1.100 41 E E88/  -13
Etimesgut 1990 273 819 19   ,  
Evren 1990 222 926 174   10=>06-34
Gölbaşı 1983 1.364 1.006 22 E E90/  -07
Güdül 1957 540 738 89   -04=>06-77, 06-82
Haymana Cumh.önce 2.164 1.251 75   -04, 06-51
Kahramankazan 1987 547 889 46   -06
Kalecik Cumh.önce 1.110 718 67   -06=>06-07,  -07
Keçiören 1983 159 865 6   ,  
Kızılcahamam Cumh.önce 1.623 985 77   -05, 06-82
Mamak 1983 321 909 7   ,  
Nallıhan Cumh.önce 2.079 633 158   -03, 06-91
Polatlı 1926 3.618 866 77 E E90/  -11,   -01,   -04
Pursaklar 2008 169 1.060 17   ,  
Sincan 1983 880 798 28   ,   -05
Şereflikoçhisar Cumh.önce 2.155 972 147 E E90/  -10
Yenimahalle 1957 219 880 6   ,  
ANKARA Cumh.önce 25.632 905    

*Metropol ilçelerin merkeze uzaklıkları, kaymakamlık ile valilik arasındaki uzaklıktır.

 

Ekonomi

Ankara'nın önemli iş merkezi Söğütözü, Ankara
Söğütözü, Ankara'nın iş kulelerinin yoğunluğu ile bilinen semti

Ankara nüfusunun dörtte üçü hizmet sektöründe çalışır ve bu sektör ilin gayrisafi hasılasında en büyük paya sahiptir. Sektörün bu kadar gelişmesinin nedeni, göçle gelen nüfusa istihdam sağlayacak kadar büyük sanayinin bulunmamasıdır.[111]

İl, Türkiye gayrisafi millî hasılasının %9'una sahiptir. Ülkenin toplam vergi gelirlerinin %12'si, bütçe gelirlerinin %12,3'ü buradan toplanır; buna karşılık ilin ülke bütçesinden aldığı pay %6,4'tür. 2006 yılında Ankara bütçe vergi gelirlerine 16,5 milyar TL, toplam bütçe gelirlerine de 21,1 milyar TL katkıda bulunmuş, bütçeden ise 11,3 milyar TL pay almıştır.[111] 2001 yılı itibarıyla gayrisafi yurt içi hasılasının Ankara'ya düşen kısmının %45'i ticaretten, %23'ü ulaştırma ve haberleşmeden, %14'ü devlet hizmetinden kaynaklanmaktaydı.[112]

Pricewaterhouse Coopers’ın “Dünyada En Büyük Şehir Ekonomileri Hangileri ve Bu 2020 Yılında Nasıl Değişecek” raporuna göre dünyanın en büyük 100 kenti arasında 2005 yılında 94. olan kent, 2008'de 80. sıraya yerleşmiştir. İlin 2020 yılında dünya kentleri sıralamasında 115 milyar $ gelirle 74. sıraya yerleşmesi planlanmaktadır.[113][114]

Brookings Institution ve JP Morgan'ın 2014 yılı baz alınarak oluşturulan, ekonomide yükselen kentler sıralamasında Ankara 300 şehir arasında Xiamen'in ardından 9. sırayı aldı. Ankara 2013'teki listede 38. sırada yer almaktaydı. Aynı listede Türkiye'den İzmir 2, İstanbul 3 ve Bursa 4. sırada yer almıştır.[115]

Sanayi

Ankara ilinde özel sektörün katma değer içindeki payı %85'in üzerindedir. İlin sanayisi genel olarak küçük ve orta boylu işletmelerden oluşmaktadır. Bunların %40'ı, savunma ve taşıt üretimi yapan büyük kuruluşların talep gösterdiği makine ve metal alanında üretim yapmaktadır, bunun ardından gıda ve tekstil sanayileri gelir. Üretim açısından en önemli sektörler, gıda (şeker, un, makarna, süt, içki), taşıt, makine (tarım araçları, taşıt, traktör), savaş, çimento ve dokumadır (yünlü dokuma, trikotaj, konfeksiyon). Ayrıca tarım ilaçları, mobilya, şekercilik ve matbaacılık da önemlidir.[116] Savunma sanayisi, yazılım ve elektronik sektörlerinde Ankara Türkiye'de başta gelir.[117]

Ankara Sanayi Odası'na (ASO) kayıtlı yaklaşık 3500 şirket vardır. Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin 48'inin ASO'ya bağlı olmasıyla Ankara, 2009 yılında İstanbul'dan sonra Türkiye'nin 2. sanayi merkezi sayılmaktadır.

Ankara'da üretimin büyük kısmı SincanAkyurtÇubuk ve il merkezine yakın olan İvedik ile Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi (OSTİM) Organize Sanayi bölgelerinde gerçekleşmektedir. OSTİM, Türkiye'nin en büyük küçük ve orta boy sanayi üretim alanıdır.[118]

2009'da Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan bir çalışmaya göre, en rekabetçi il Ankara'dır. Ankara, "rekabetçilik" endeksini oluşturan alt endeksler arasında insani sermaye, yaratıcı sermaye ve sosyal sermaye endekslerinde ilk sırada yer almıştır. Üniversite ve öğretim üyesi sayısının yüksekliği, patent ve benzeri başvurular gibi faktörler Ankara'yı özellikle yaratıcı sermaye endeksinde Türkiye'de birinci yapmaktadır.[119]

Tarım, hayvancılık ve ormancılık

Ankara ili genelinde toprakların %60'ı tarım alanı olarak kullanılır ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir.[111] En önemli tarla ürünleri buğdayarpa ve şeker pancarıdır. Diğer önemli ürünler soğankavunkarpuzdomateshavuçarmutelmavişne ve üzümdür.[120] Tarla arazilerinin yaklaşık %24'ünde buğday, %23'ünde arpa, kalanında ise diğer ürünler yetiştirilmektedir.[121] Polatlı, Türkiye’nin ikinci büyük "tahıl ambarı" olması dolayısıyla en aktif tahıl borsalarından birine sahiptir.[122][123]

Ankara rakım ve mera özellikleri açısından, küçükbaş hayvancılığa daha elverişlidir. Hayvancılık il ekonomisinde önceleri önemli olan yerini giderek kaybetmektedir.[124] İlde koyun (ak ve karaman cinsi) ve sığır beslenir. Tavuk yetiştiriciliği de önemli boyuttadır.[120] Ankara keçisi olarak bilinen tiftik keçisi sayısı 1970'lerdeki sayısının onda birinin altındadır ve korunması amacıyla, günümüzde yetiştiricilerine ücret verilmektedir.[125]

Ankara orman varlığı bakımından pek zengin değildir. Ancak, Türkiye çapında mobilyacılık, döşemecilik gibi alanları kapsayan önemli düzeyde bir ağaç işleri sektörü gelişmiştir.

Enerji

Nallıhan'da Çayırhan Termik Santrali linyit (634 MW güçlü), Esenboğa termik santrali ise fuel oil (54 MW) yakarak enerji üretir. Ayrıca, Sarıyar Barajı (160 MW), Hirfanlı Barajı (Evren) (128 MW) ve Kesikköprü Barajı (76 MW) hidrolelektrik enerji üretir.

Madencilik

Ankara, Türkiye'nin madencilik potansiyeli fazla olan illerindendir. İlin Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinde Türkiye'nin en önemli linyit yataklarından bazıları bulunur. Ayrıca Tuz Gölü ve çevresinde tuz çıkarılır. Türkiye'de İzmir'deki Çamaltı Tuzlası'ndan sonra en fazla tuz çıkarılan yer, Tuz Gölü ve çevresidir.[126]

İlde ayrıca, Beypazarı ve Kızılcahamam çevresinde sodacılık gelişmiştir.[126]

 

Kültür

Müzeler

Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından projelendirilen ve 1927 yılında inşa edilen Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi.[127]

Ankara ilindeki müzelerin büyük çoğunluğu Ankara şehir merkezi sınırları içerisinde kalır. İlde çeşitli kurumlarca işletilen 53 müze bulunmaktadır.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in kuruluş yıllarına ait önemli eşyaları Ankara'daki müzelerde bulmak mümkündür. I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası'nda bulunan Kurtuluş Savaşı Müzesi, Anitkabir'deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, II. TBMM Binası'ndaki Cumhuriyet MüzesiDevlet Mezarlığı Müzesi bu tarihî müzelerin başlıcalarıdır. Bunların yanı sıra İsmet İnönü ve Mehmet Akif Ersoy'un evleri de birer müze olmuştur. Ankara'nın başkent olmasından dolayı doğal olarak Türkiye'nin ilk belli başlı müzeleri (Etnografya MüzesiDevlet Resim ve Heykel Müzesi gibi) Ankara'da oluşturulmuştur. Çeşitli devlet kuruluşları da başkentte bulunmaları nedeniyle müzelerini burada kurmuşlardır, Ziraat Bankası MüzesiTürk Hava Kurumu MüzesiMaden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün Tabiat Tarihi Müzesi gibi. Yakın yıllarda kurulan ODTÜ Bilim ve Teknoloji MüzesiFeza Gürsey Bilim MerkeziÇengelhan Rahmi Koç MüzesiUlucanlar Cezaevi MüzesiAltınköy Açık Hava MüzesiErimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi gibi yeni müzelerle Ankara'nın müze seçenekleri zenginleşmektedir.

1997'de "Avrupa'da Yılın Müzesi" seçilen[128] Anadolu Medeniyetleri Müzesi, ziyaretçi sayısı bakımından Türkiye'de onuncu, Ankara'da birincidir.[129] Müzede Paleolitik Çağ'dan günümüze Anadolu'nun arkeolojik hazineleri sergilenir.

Ankara şehri dışındaki en önemli müze, Kral Midas'ın tümülüsünün de bulunduğu Polatlı'daki Gordion Müzesi'dir. Bu müzede bölgede keşfedilmiş, Tunç Çağı ve Frigya döneminden kalma arkeolojik eserler sergilenmektedir.

 

 

Arkeolojik alanlar ve tarihî kalıntılar

I. Alaeddin Keykubad zamanında yapılan Akköprü.
Ankara'nın en önemli tarihi yapılarından Ankara Kalesi ve etrafındaki evlerde yaşayanlar.

İlde birçok arkeolojik alan vardır. Buralarda keşfedilmiş kıymetli eserler Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi'nde sergilenmekte, yapılar da ziyarete açık tutulmakta, Ahlatlıbel, Etiyokuşu, Karaoğlan ve Kocumbeli höyüklerinde taş ve bronz çağlarından yapıtlar bulunur. Hititlerden kalan çeşitli kalıntılar arasında Balıkhisar, Ballıkuyumcu, Bitik, Karaoğlan, ve Külhöyük höyükleri ve Gâvurkale taş oymaları sayılabilir. Yine Ankara KalesiGalatlar zamanında inşa edilmiş ve sonraki yüzyıllar boyunca çeşitli medeniyetlerce kullanılmıştır.

Başkentte Roma döneminden kalan önemli kalıntılar vardır. Roma Hamamı 3. yüzyılda Septimius Severus'un oğlu Roma İmparatoru Caracalla tarafından Sağlık Tanrısı Asklepios adına yapılmıştır.[130][131][132] MÖ 2. yüzyılda Frigya tanrısı Men adına yapılmış olan Augustus Tapınağı zamanla yıkılmıştır. Bugün kalıntıları bulunan tapınak ise son Galatya hükümdarı Amintos'un oğlu kral Pilamenes tarafından Roma İmparatoru Caesar Divi Filius Augustus adına bir bağlılık nişanesi olarak yaptırılmıştır.[133] Jülian Sütunu, 362 yılında Roma İmparatorluğu İmparatoru Julian'ın Ankara ziyareti onuruna dikilmiştir.[11] Başkent dışında, Kalecik'teki Kalecik Kalesi Romalılardan kalmadır. Bir dağın içine oyulan Güdül'deki mağaralar ise ilk Hristiyanların Romalılardan saklandığı çok katlı bir yerleşim yeridir.[134]

Ankara ilinde Selçuklular ve Osmanlılardan kalma pek çok eser vardır. Yenimahalle ilçesindeki Selçuklu yapısı AkköprüAnadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yaptırılmıştır.[135] Alaaddin Camii, Ankara Kalesi içinde yer alır ve 1178 tarihlidir. Samanpazarı'nda bulunan Arslanhane (Ahi Şerafettin) Camii 13. yüzyılın başında yapılmıştır.[136][137]

Osmanlı dönemine ait önemli eserler arasında 15. yüzyıldan kalma Hacı Bayram CamiiKaracabey Camii , Kurşunlu Han kervansarayı ve 16.yüzyıldan kalma Cenabi Ahmet Paşa Camii sayılabilir. Osmanlı son dönem mimari özelliklerini taşıyan Ankara KaleiçiBeypazarıAyaşGüdül'deki tarihi evler korumaya alınmıştır.[137]

Müzik

Ankara yöresinin geleneksel halk müziğinin başlıca telli çalgısı bağlama, başlıca nefesli çalgıları çeşitli düdük ve kaval tipleri, başlıca vurmalı çalgıları da davul ve defdir.[138]

Sosyal ortama bağlı olarak çeşitli halk müziği gelenekleri vardır; Divan sazı adı verilen yaylı bir sazla çalınır, başka çalgı olmaz. "Efe başı" denen yaşlı ve iyi saz çalan kişi ortaya oturur, daha az tecrübeli olanlar onun etrafında bir halka oluştururlar. Efe başı grubu idare eder, onu ardından herkes sırayla çalardı. Divanların özelliği tasavuffi bir hava içinde çalınır, terbiye edici, ibret verici türküler söylenir, oyunlar oynanırdı. Bunun ardından Kırat, Muhabbet havaları, Zil Havaları, Oyun Havaları ve Bozlak ve Ağıtlar gelirdi. Divanların sonunda bir Cezayir havası olurdu.[139][140] Bunlardan Kırat, kahraman bir atın hikâyesini işleyen türkülerdir. Bozlaklar içli ve ince duygulu şarkılardır. Aşk, ölüm, isyan, üzüntü gibi duygular, doğaçlama olarak, vezinsiz söylenir. Ağıtlar ise üzüntülü ve acılı konuları işler.[141] Topluluğun cinsine göre Muhabbet veya Oturaklar da olurdu. Muhabbet, yaşlı kimselerin oluşturduğu içkili topluluklarda çalınırdı. Saz parçaları rasında topluğun en yaşlısı konuşur, geçmiş öyküler ve fıkralar anlatır. Oturaklar, daha çok delikanlılar ve bekâr erkekler tarafından yapılır. Para ile tutulan kadınlar içki ve meze servisi yapar, oyun havaları başlayınca kadınlar ortaya çıkıp oynarlar.[138]

Dans

Ankara halk oyunları zeybekler ve düz oyunlar olmak üzere iki bölümde incelenir:

Zeybekler, yiğitlik ve mertlik teması üzerine kurulu oyunlardır. Sazla oynanır ve ağır bir melodisi vardır. En az iki kişi tarafından oynanır. Zeybek oyunlarında dikkat edilecek husus, oyunun vermiş olduğu karakteristik hava ve melodiye göre jest ve figürleri ayarlamaktır. Yani duruş, kasılış ve poz zeybek oyununun gösterişini ortaya koyar. Zeybek oyunlarının başlıcaları, Ankara zeybeği, mendil zeybeği, Karaşar zeybeği, Seymen zeybeği, Seymen alayı ve Yağcıoğlu zeybeğidir.[143]

Oyun havaları eşliğinde oynanan Ankara düz oyunlarının ahengi farklı, ritmi yumuşaktır. Sazın sesi bazen hareketli, bazen duygulu, bazen de coşkuludur. Düz oyunların figürleri ayak oyunlarıyla süslenmiştir ve birbirine çok benzer. Hepsi saz eşliğinde ve grup halinde oynanır. Bu oyunların en meşhurları, misket, fidayda[142] (hüdayda), mor koyun, yandım şeker, name gelin, sabahî, yıldız, çarşamba ve Arap oyunudur.[143]

Mutfak

Eski Ankara evlerinde aşhane veya ayşene de denilen mutfak, evin en büyük kısmını meydana getirirdi. Mutfakta çork denilen bir ocak ve tandırın yanı sıra, iki katlı, müsandere denilen bir kiler bulunurdu. Mutfağın bir köşesine yakmak üzere odun istif edilirdi. Yemek genellikle mutfakta yere serilen sofralarda yenirdi. Mutfak eşyaları da yöreye has isimlerle adlandırılırdı. Örneğin fıçıya bodu, sofra bezine boğ, bıçağa eğri, oklavaya oklağaç, rafa terek, tepsiye tıngır denirdi.[144]

Günümüzde çağdaş mutfaklar ve adlar yaygınlaşmakla birlikte, eski Ankara mutfağına has birçok yemek ve tatlı hâlâ yaşatılmaktadır. 2008'de yapılan bir araştırmaya göre, 93 çeşit yöresel yemek, tatlı ve içecekleri ile Ankara ili, Gaziantep ve Elâzığ'dan sonra üçüncü en zengin mutfağa sahiptir.[145] Bunların arasında, dutmaç ve miyane gibi çorbalar; Ankara tavası, alabörtme, calla, ilişkik, sızgıç, siyel, siyer, bici, pıtpıt pilavı, mucirim köftesi, tohma, şirden dolması, papaç, yalkı, carcıran, göter, kaile, topaç, cızlama, öllüğün körü gibi yemek ve hamur işleri; karga beyni, köyter, omaç, perçem, tiltil helvası, zerdali boranası ve Beypazarı yöresine ait 80 katlı baklava gibi tatlılar ile bazlamacın, gizleme, çerpit, kartalaç, kömbe, kete, saçkıran, şerit ve yarımca gibi ekmekler sayılabilir.[144][146]

Şenlikler

İle bağlı turistik kasabalarından, her yıl Beypazarı Festivali'ne ev sahipliği yapan Beypazarı.

İlde geleneksel hale getirilen birçok şenlik vardır. Bunlar içinde en önemlisi kısaca Beypazarı Festivali olarak bilinen Uluslararası Tarihi Evler, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali'dir. Bu şenliğe Türkiye'den ve dünyadan birkaç kent katılır. Şenlik her yıl Ekim ayında gerçekleştirilir.[147][148][149]

İldeki bir başka şenlik, Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen Kültür ve Su Festivali'dir. Geleneksel hale getirilen bu şenlik, her yıl Ağustos ayında gerçekleştirilir.[149][150]

Başka bir şenlik de Çubuk ilçesindeki Turşu ve Kültür Festivalidir.

Şive

Prof. Dr. Leyla Karahan'ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması adlı çalışmasına göre Türkçenin Ankara ilinde kullanılan şivesi Batı Anadolu ağızları içindedir ve BalâHaymanaNiğdeŞereflikoçhisarÇubukKalecikKırıkkaleKızılırmakÇorumYozgatKırşehirNevşehirKayseriŞarkışlaGemerek bölgelerinde konuşulan ağız ile aynı alt sınıftadır.[151]

Turizm

Ankara'nın simgelerinden Atakule

Ankara, Türkiye dışından gelen turistlerin çok tercih ettiği bir il değildir. Türkiye'ye gelen yabancıların sadece %1,5'i (2007'de 383 bin kişi) Ankara Esenboğa Havaalanı'ndan giriş yapar. Bunların çoğu mayıs-eylül döneminde gelir ve %38'i Alman vatandaşıdır.[152]

Ankara ilinde arkeolojik sitlere ilgi duyanlar için yabancı gezi rehberlerinde öncelikle görülmesi önerilen yer Anadolu Medeniyetleri Müzesi'dir. Başkent'in Ulus semtinde Ankara KalesiAnadolu Medeniyetleri MüzesiAnkara Etnografya Müzesi, Roma harabeleri (Augustus Tapınağı ve Julian Sütunu) gibi pek çok turistik yer bulunur. Modern Türkiye'nin tarihi ile ilgilenenler için Anıtkabir ve eski TBMM binası turist kitaplarında sık önerilen yerlerdir.[153][154] Başkent dışındaki başlıca turistik yerler Beypazarı'nın geleneksel evleri ve Gordion'dur.[155]

Yurt içi turizmi bakımından, başta kültür turizmi olmak üzere, kent merkezi ve çevresinde kongre turizmi, Elmadağ çevresinde kış turizmi, KızılcahamamAyaşÇubuk ve Haymana çevresinde kaplıca turizmi ile Güdül'deki Tuluntaş Mağarası'nda mağara turizmi gerçekleştirilmektedir. Anıtkabir başta olmak üzere birçok müze ve anıt ile Beypazarı ve Kızılcahamam'daki tarihî evler yurt içi turizmine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca Evren ilçesi, Hirfanlı Baraj Gölü kıyısında sahip olduğu sahille Ankara ve çevre illere alternatif bir su ve doğa tatili imkânı sunmaktadır.[156]

2008'de Anıtkabir 6 milyon kişi tarafından (%7'si yabancı),[157] Anadolu Medeniyetleri Müzesi de 290 bin kişi (%60'ı yabancı)[129][158] tarafından ziyaret edilmiştir.

Ankara Kalesi'nden şehir merkezinin panoramik manzarası. Kalenin hemen altında Altındağ belediyesinin Samanpazarı semti, fotoğrafın ortasında Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, Hacettepe Hastanesiİbn-i Sina Hastanesi ve solda Kocatepe Cami görülmektedir.
 

Spor

Futbol[159]

2018-19 sezonu sonunda Süper Lig takımı MKE Ankaragücü, 13.olmuştur. 1. Lig takımlarından Gençlerbirliği, lig lideri olarak doğrudan Süper Lig'e yükselirken, Osmanlıspor play-off yarı finalinde elenmiştir. Keçiörengücü1. Lig'e çıkmıştır. 2. Lig'deki 4, 3. Lig'deki 2 takımı ligde kalmıştır. BAL'a katılan takım sayısı 4 dür. <Kadınlar futbol 2. Ligi takımı Fomget GSK, 1. Lige yükselmiştir. kadınlar 3. Liginde 3 takım daha vardır.

Ziraat Türkiye Kupası'nda KeçiörengücüEtimesgut BelediyesporGençlerbirliği ve MKE Ankaragücü 5.tura çıkma başarısı göstermişlerdir.

MKE Ankaragücü ve Gençlerbirliği maçlarını Eryaman Stadyumu'nda (22.000 kişilik), Osmanlıspor ise Osmanlı Stadyumu (18.029 kişilik) yapmaktadır.

Basketbol [160]

İl merkezi, İstanbul'da düzenlenen 1959 Avrupa Basketbol Şampiyonası'ndan sonra Türkiye'de düzenlenen ikinci Avrupa Basketbol Şampiyonası'na 2001 yılında ev sahipliği yapmıştır.[161] Bu şampiyonada Türkiye millî basketbol takımı, Yugoslavya'nın ardından ikinci olmuştur.[162]

Türk Telekom, üç kez Cumhurbaşkanlığı Kupasını, iki Kez Türkiye Kupasını kazanmıştır.[163] 2010 yılında inşa edilen Ankara Arena Çok Amaçlı Basketbol Kompleksi 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapmıştır.

2018-19 Sezonu sonunda, Basketbol erkekler süper ligde Türk Telekom, lig 7.,Türkiye Kupası'nda 3.olmuştur. Kadınlarda BOTAŞ SK, lig 3.sü ve Kupa 2.si, Ormanspor lig 5.si olmuştur.

Basketbol erkekler 1. Ligde Ormanspor finale kalırken, Mamak B.Y.Mamakspor Kupa şampiyonu ve lig 6.sı olmuştur. Kadınlar 1. Ligde Çankaya Üniversitesi SK, süper lige çıkmış, ayrıca federasyon kupası 3.olmuştur. EBBL'de Başkent Yenişehir şampiyon olarak 2. Lige yükselmiştir.

EuroCup K.adınlar'da BOTAŞ SK ve Ormanspor gruplardan çıkmış, play-off 1.turunda elenmişlerdir.

Voleybol[164]

2018-19 Sezonu sonunda voleybol erkekler süper liginde Halkbank, Lig 2. Şampiyonlar Kupası şampiyonu ve Kupa Voley 3.sü, Maliye Piyango, lig 5.si ve Şampiyonlar Kupası 2.si, Ziraat Bankası lig 8.si ve Balkan şampiyonu olmuştur. Kadınlar süper ligde Karayolları 9. olurken, Halkbank küme düşmüştür.

Voleybol kadın ve erkek 1. Liglerinde 9 takımı yer almıştır. Bunlardan TVF Spor Lisesi (E) ve Halkbank (K) küme düşerken, PTT süper lige yükselmiştir.

Voleybol kadın ve erkek 2. Liglerinde 12 takımı yer almıştır. Bunlardan Mahir Başer O.O.(E), Anadolu Voleybol (E) ve AFİDER (K) küme düşmüştür.

Kadın ve erkek 20 bölgesel lig takımından Keçiören Bld.Bağlum Spor (E) ve Karşıyaka Ankara Gençlik (K) 2. Lige çıkmıştır.

Ankara'nın voleybol takımları Avrupa kupalarında başarılı olamamışlardır.

Voleybol lig maçları, Başkent Spor Salonu (7.302), Beştepe Spor Salonu (581) yapılmaktadır.

Hentbol[165]

2018-19 Sezonu sonunda süper lig erkeklerde Maliye Piyango SK 9., MYK Hentbol SK 11. olmuşlardır. B.B. Ankara Spor ligden çekilmiştir.

Kadınlar süper ligde Yenimahalle BSK lig 4.sü, Türkiye Kupası 3.sü, Polatlı Belediyesi lig 8.si ve Süper kupa 2.si olmuştur.

Erkekler 1. Ligde Ankara Hentbol İhtisas süper lige çıkmıştır.

2. Lig temsilcileri erkeklerde Başkent Akademi SK ve kadınlarda Gölbaşı Belediyesi 1. Lig'e çıkmışlardır.

Avrupa Kadınlar Challenge Kupasında Yenimahalle BSK , son 16 turunda elenmiştir.

Hentbol maçları, Prof.Dr.Yaşar Sevim Hentbol Spor Salonu (1000) ve THF Spor Salonu (2700) 'nda yapılmaktadır.

Diğer sporlar

Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, il çapında çeşitli amatör spor faaliyetleri düzenler. Atletizmjimnastikbisikletbuz patenieskrimjudotekvandokaratehentbolbinicilikgüreşbisikletyüzme gibi dallar için çeşitli tesisler il merkezinde mevcuttur.[166] Elmadağ'da kayak tesisleri, diğer ilçelerde de çeşitli spor salonları ve tesisleri bulunmaktadır.[167]

Uluslararası Yaşar Doğu Güreş Şampiyonası her yıl Ankara'da düzenlenir.

2018-19 Sezonu sonunda Futsal takımı Gazi Üniversitesi SK şampiyon olmıştur. Sezonda Buz Hokeyi kadın ve erkek süper liglerinde ikişer takım ile yer almıştır. Sutopu süper liginde ODTÜ vardır.

 

Yönetim

Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Ankara'yı temsil eden 32 milletvekilinden 16'sı Adalet ve Kalkınma Partisi, 11'i Cumhuriyet Halk Partisi, 4'ü Milliyetçi Hareket Partisi, 1'i Halkların Demokratik Partisi ne aittir.[168] 3 Temmuz 2014'te Yüksek Seçim Kurulu, en son nüfus verilerine dayanarak bir sonraki seçimler için Ankara'nın çıkaracağı milletvekili sayısını 32 olarak belirlemiştir.[169] Genel seçimlerde Ankara'nın oyları iki seçim bölgesine ayrılarak sayılmaktadır.

İdari bölünüş

Ankara'nın 25 ilçesi vardır.[170]  2019 Türkiye yerel seçimleri sonuçlarına göre ildeki 25 ilçeden 19'u Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetilmektedir. Yine 2019 seçimlerine göre üç ilçe Cumhuriyet Halk Partisi, üç ilçede Milliyetçi Hareket Partisi tarafından yönetmektedir Ankara Büyükşehir Belediyesi ise Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetilmektedir.[171]

İdari tarih

Ankara ili, Osmanlı İmparatorluğu'nun çökmesine kadar Ankara vilayeti sınırları içindeydi. 13 Ekim 1923'te Ankara şehrinin Türkiye'nin başkenti olmasının ardından[172] ilde nüfus hızla artmaya başlamış ve buna bağlı olarak yıllar içinde ilin idari yapısı değişime uğramıştır. Çankaya 1936 yılında Ankara Merkez ilçesinden ayrılmış ve yeni bir ilçe haline gelmiştir.[173] 1953 yılında Altındağ ilçesi kurulmuştur.[174] Etimesgut, 1968 yılına kadar kaza olarak kalmış, daha sonra Ankara şehrine ait bir mahalleye dönüştürülmüş, 1990 yılında ise ilçe yapılmış ve belediye teşkilatı kurulmuştur.[175] 1983'te bir grup yeni ilçe daha oluşmuştur: Evvelden Altındağ ilçesine ait olan Keçiören,[176] Çankaya'ya bağlı bir mahalle olan Mamak,[177] 1923'ten beri bir kaza olan Gölbaşı[178] ve daha evvel bir kaza olan Sincan. Bu ilçelerden Sincan, 1988'de Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alınarak metropol ilçe konumuna getirilmiştir.[179] Evvelden birer kasaba olan Kahramankazan (1987'de[180]), Akyurt (1990'da[181]) ve Pursaklar (2008'de[182]) Ankara ilinin yeni ilçeleri olmuştur.

Bu süreç içinde Ankara iline bağlı olan bazı bölgeler de ilden kopmuştur. 1989'a kadar ile bağlı olan Kırıkkale ilçesi, 1989'da ve 3578 sayılı yasa gereğince ayrı bir il olmuştur.[183] Ankara ili Şereflikoçhisar ilçesine bağlı bir kasaba olan Ağaçören 1989'da çevresindeki köylerle birlikte bir ilçe olup Aksaray iline bağlanmıştır.[184]

Merkezi Yönetim

Büyükşehir illerinde Merkezi yönetim Vali, İl Müdürleri ve İl Danışma Kurulundan oluşur.

Ankara, bir ‘büyükşehir’dir. Bu özelliğine göre yönetimi belirlenmiştir. Protokolde ilk sırada yer alan Vali, merkezi yönetimi temsil eder ve Cumhurbaşkanı tarafından atanır.

Büyükşehir yapılan illerde, İl Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi'ne devretmiş ve kaldırılmıştır.[185]

Ankara Valisi 1964-Bayburt doğumlu Vasip Şahin. 6 Kasım 2018'de Tarihinde İstanbul Valisi iken atanmıştır.[186]

Yerel yönetim

Büyükşehir Belediyelerinde Yerel yönetim, Büyükşehir Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Meclisi ve Büyükşehir Belediye Encümeni'nden oluşur.

Yerel yönetimi temsil eden Büyükşehir Belediye Başkanı, ildeki tüm seçmenlerin oy çokluğu ile seçilir. Yerel seçimlerde İlçe Belediye Başkanı ve İlçe Belediye Meclisi için de oy kullanılarak ilçelerin belediye meclisleri oluşur. İlçe Belediye meclislerinden alınan üyelerle (başkan kontenjanı, ilçe nüfusu ve parti oy oranına göre) de Büyükşehir Belediye Meclisi oluşur. Bu mecliste ilçe belediye başkanları da yer alır.[187][188][189] Meclisin başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı'dır. Büyükşehir belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında, belediye meclisinin kendi üyeleri arasından bir yıl için gizli oyla seçeceği beş üye ile biri genel sekreter, biri malî hizmetler birim amiri olmak üzere belediye başkanının her yıl birim amirleri arasından seçeceği beş üyeden oluşur.(5216 saylı kanun 16.madde)

Büyükşehir yapılan illerde, İl Genel Meclisi, yetki ve görevlerini Büyükşehir Belediye Meclisi'ne devretmiş ve kaldırılmıştır.[185]

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, 1955-Beypazarı doğumlu Mansur Yavaş (CHP), 31 Mart 2019 seçimlerinde %50,93 oy oranıyla seçilmiştir.[190]

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi üye sayısı 147’dir (Büyükşehir Belediye Başkanı, 25 ilçe belediye başkanı ve 131 üye) Bunların 90’ı AKP, 30'u CHP, 19’u MHP ve 9'u İYİ PARTİ’dir.[191]

İlçe merkezlerinin belediye başkanları ve bunların partileri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ŞehirBelediye BaşkanıPartiŞehirBelediye BaşkanıParti
Akyurt Hilal Ayık AK Parti Altındağ Asım Balcı AK Parti
Ayaş Burhan Demirbaş AK Parti Balâ Ahmet Buran AK Parti
Beypazarı Tuncer Kaplan AK Parti Çamlıdere Hazım Caner Can AK Parti
Çankaya Alper Taşdelen CHP Çubuk Baki Demirbaş AK Parti
Elmadağ Adem Barış Aşkın CHP Etimesgut Enver Demirel MHP
Evren Hüsamettin Ünsal AK Parti Gölbaşı Ramazan Şimşek MHP
Güdül Muzaffer Yalçın AK Parti Haymana Özdemir Turgut AK Parti
Kalecik Duhan Kalkan AK Parti Kahramankazan Serhat Oğuz AK Parti
Keçiören Turgut Altınok AK Parti Kızılcahamam Süleyman Acar AK Parti
Mamak Murat Köse AK Parti Nallıhan İsmail Öntaş AK Parti
Polatlı Mürsel Yıldızkaya MHP Pursaklar Ayhan Yılmaz AK Parti
Sincan Murat Ercan AK Parti Şereflikoçhisar Melih Memiş Çelik AK Parti
Yenimahalle Fethi Yaşar CHP - - -
 

Askerî yapı

Genelkurmay Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı KaraHavaDeniz ve İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Komutanlıkları başkent Ankara'da bulunur.

Ankara il sınırları içinde üç önemli hava üssü vardır: AkıncıEtimesgut ve Güvercinlik. Hava Kuvvetlerine bağlı olan Akıncı'da üç jet filosu, Etimesgut'ta ise hava ulaşım uçakları konuşlanmıştır. Güvercinlik üssünde başlıca helikopterler bulunur, Kara Kuvvetleri, Jandarma ve Genelkurmay'a bağlı Özel Hava Grup Komutanlığı tarafından paylaşılır.[192] Ahlatlıbel'deki radar üssü, Türk hava sahasındaki sivil ve askerî hava trafiğini izlemekte kullanılır.[193]

Bunun dışında Ankara'da kayda değer (tümen ve üstü) bir muharebe birliği yoktur, ancak hava ve kara kuvvetlerine ve jandarma teşkilatına bağlı çeşitli idari, lojistik ve eğitim birimleri yer alır. Bunların bazıları: Kara Kuvvetlerine bağlı Kara Harp OkuluMuhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu, Kara Havacılık Okulu (Güvercinlik), Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı (Etimesgut); ve Beytepe'de Jandarmaya bağlı Jandarma Eğitim Komutanlığı ve Jandarma Okullar Komutanlığı sayılabilir. Ayrıca ilde çeşitli askerî hastaneler vardır, bunların en önemlisi Gülhane Askerî Tıp Akademisi'dir.

 

Eğitim

Eğitim ve öğretim açısından Türkiye'nin önemli merkezlerinden biri olan Ankara'da 150'den fazla ilk ve orta dereceli okul ile halk eğitim merkezi vardır.[194] Ayrıca yirmi üniversite ve bir harp okulu hizmet vermektedir. Bu üniversitelerde il genelinden öğrencilere eğitim verildiği gibi, il dışından ve öğrenci değişim programları ile yurt dışından gelen öğrencilere de eğitim verilmektedir.[195][196][197]

ÜniversitelerDüzenle

Orta Doğu Teknik Üniversitesi kampüsünün girişinde bulunan Bilim Ağacı.

Ankara'da bulunan üniversitelerin bir bölümü Türkiye'nin[198], bir bölümü, Avrupa'nın ve dünyanın en önemli üniversiteleri arasında gösterilir.[199] Ayrıca Ankara'nın 15 yaş ve üzeri nüfusunun %12,6'sı üniversite mezunu, %1,2'si yüksek lisans mezunu, %0,5'i ise doktora mezunudur.[200]

Ankara'da eğitim veren üniversiteler şunlardır:

Devlet: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi[201] Ankara Üniversitesi[202]Gazi Üniversitesi[203]Hacettepe Üniversitesi[204]Orta Doğu Teknik Üniversitesi[205]Yıldırım Beyazıt Üniversitesi[206] Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi[207]
Vakıf: Atılım Üniversitesi[208]Başkent Üniversitesi[209]Bilkent Üniversitesi[210]Çankaya Üniversitesi[211]TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi[212]Ufuk Üniversitesi[213][214]Turgut Özal Üniversitesi[215]Anka Teknoloji Üniversitesi[216]İpek Üniversitesi[217]TED Üniversitesi[218]Türk Hava Kurumu Üniversitesi[219]Yüksek İhtisas Üniversitesi[220]

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne hizmet veren eğitim kuruluşlarından Kara Harp Okulukaracı muvazzaf subay ihtiyacını karşılar.[221][222] Keçiören'deki Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı askerî hekim yetiştiren bir tıp fakültesi ve 1600 yataklı bir eğitim hastanesinden oluşur.[223] Gölbaşı'ndaki Polis Akademisi ise, emniyet teşkilatına eleman yetiştirmek amacıyla dört yıllık lisans eğitimi verir.[224]

Teknoloji ve bilim

Ankara ekonomisinde sanayinin payının artmasına paralel olarak yeni teknoloji üretimi de gelişmektedir. Ankara'daki üniversiteler, teknokentlerTÜBİTAK (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Enstitüsü ve Savunma Sanayi Araştırma Geliştirme Enstitüsü), Türk Silahlı Kuvvetleri'nin vakıfları, Ar-Ge birimleri ve diğer kuruluşları, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN), Türkiye Atom Enerjisi Kurumu çeşitli konularda araştırma yapmaktadır. Ankara ili, 2007'de yapılan 248 patent başvurusu ile, Türkiye'de İstanbul'dan (787 başvuru) sonra ikinci durumdadır.[225]

Ankara'daki çeşitli üniversitelerin sanayi ile işbirliği için oluşturmuş olduğu 6 teknokent vardır. Bunlar üniversitelerde yapılan keşif ve icatların ticarileştirilmesi için Ar-Ge çalışmalarının yapıldığı yerlerdir. Türkiye'de 2009 yılı itibarıyla faal durumdaki 19 teknoparkın bünyesinde en çok Ar-Ge kuruluşu bulunduran ilk dördünün içinde ODTÜ Teknokent, Bilkent Cyberpark ve Hacettepe Teknokent yer almaktadır.[226]

Ankara'dan yapılan bilimsel yayın sayısı (1981-2006 dönemi için) tüm Türkiye'den yapılan yayın sayısının %34'ü ile (64 bin yayın) Türkiye'de iller arasında birinci sıradadır. Bu yayınların yaklaşık %90'ı üniversite kaynaklıdır (Hacettepe ÜniversitesiAnkara Üniversitesi ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi). Bilimsel yayın faaliyeti olan diğer Ankara kuruluşları TÜBİTAKTürkiye Atom Enerjisi KurumuMaden Tetkik ve Arama Genel MüdürlüğüASELSAN ve ROKETSAN'dır.[227]

 

Altyapı

Ulaşım

Ankara ulaşımında önemli yeri olan dolmuşlar

İl içinde karayolu, demiryolu ve havayolu ile ulaşım yapılmaktadır. Ayrıca başkent Ankara'da gelişmiş bir toplu taşımacılık sistemi şehir nüfusunun ulaşım ihtiyacını karşılar, toplu taşımacılık altyapısına rağmen ve belki ildeki refah seviyesinin bir göstergesi olarak, Ankara nüfus başına motorlu taşıt sayısında 100 kişiye 18 otomobil ile Türkiye'nin birinci ilidir.

İl merkezinin kuzeyinde yer alan Esenboğa Uluslararası Havalimanı havayolu ile giriş çıkışı sağlayan en önemli noktadır.[228] Esenboğa'dan Türkiye'nin hemen her iline, ayrıca Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu'nun çeşitli şehirlerine uçmak mümkündür. 2006 yılında tamamen yenilenip kapasitesi ve işlevi çağdaşlaştırılmıştır. Havalimanını kent merkezine bağlayan yol da tamamen yenilenmiş ve yeni geçitler devreye sokulmuştur. Havayolu ile kente ulaşmanın bir başka yolu da ordunun hizmetindeki Etimesgut Askeri Havalimanıdır. Bu havalimanı sivil uçuşlara kapalı olsa da, gerektiğinde alternatif olarak kullanılmaktadır.[229] AkıncıEtimesgut ve Güvercinlik hava alanları, askerî amaçlarla kullanılmaktadır.

Ankara yakınında O-4 otoyolu
Ankara ili karayolu haritası
Ankara ili çevreyolu içi yerleşim haritası

Ankara ili, başkente gidip gelen motorlu vasıta trafiğini kaldırabilmek üzere modern bir karayolu ağına sahiptir. Başkenti çevreleyen O-20 çevre yolu, şehirlerarası trafiğin şehir trafiğini aksatmadan geçmesini sağlar. O-20 başka otoyollara bağlanarak başkentin ilin ve ülkenin diğer kentlerine ulaşımını sağlar. Bunlardan O4 otoyolu (Avrupa E-yolları sistemine göre E89), başkenti İstanbul'a bağlar, O20 (E90) ise başkenti Adana'ya bağlar. İl içindeki diğer devlet yollarının hemen hepsi Ankara şehrine bağlıdır. Ankara şehrini diğer büyük şehirlere bağlayan karayolları arasında D200 (E90) (Bursa - Eskişehir - Ankara), D750 (E90) (Ankara - Aksaray - Adana), D200 (E88) (Ankara - Elmadağ), O-4 (E89) (Zonguldak - Aksaray - Ankara - Kızılcahamam - Gerede), D200 (E88) (Eskişehir - Sivrihisar - Ankara - Kırıkkale - Yozgat - Sivas) bulunur. İl içindeki diğer devlet yolları ise D750 (TarsusPozantı - Aksaray - Ankara - Kahramankazan - Gerede), D765 (Çankırı - Kalecik - Kırıkkale), D260 (Polatlı - Haymana - Balâ), D140 (Beypazarı - Nallıhan), D695 (Polatlı - Akşehir).

İl içinde ilçeler arası ulaşımı sağlayan birçok otobüs firması hizmet vermektedir.[127] İl merkezinde bulunan Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) Avrupanın en büyük otobüs terminalleri arasında yer alır. AŞTİ'nin Ankaray ile bağlantısı vardır.

Ankara ilinden geçen iki demiryolu vardır. Bunlardan birincisi Ankara şehrini, batıda Sincan ve Polatlı üzerinden Eskişehir'e, doğuda Irmak ve Boğazköprü üzerinden Kayseri'ye bağlar. İkinci bir hat Irmak'ı Çankırı üzerinden Karabük ve Zonguldak'a bağlar. Tren yolu ile giriş çıkışta en önemli yer TCDD Ankara Garı'dır. Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır. Halihazırda ülkenin dört bir yanına ve banliyölere buradan tren seferleri düzenlenmektedir. Eskişehir üzerinden Ankara kentini İstanbul'a bağlayacak olan hızlı tren projesi'nin Ankara - Eskişehir kesimi 2009'da hizmete açılmıştır.[230]

Kentlerde toplu taşımacılık

Ankara ulaşımında önemli yeri olan Ankara metrosu
İlde tren yolu ile ulaşımı sağlayan TCDD Ankara Garı

İl merkezinde kent içi ulaşımda en yoğun taşımacılık metro ile yapılmaktadır. EGO Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara metrosu günde yaklaşık 150.000 yolcu taşır.[231] Metro ağında halihazırda Metro ve Ankaray adı altında iki ayrı taşıma sistemi çalışmaktadır. Ankaray Metroya göre daha hafif bir raylı sistemdir. Şu an inşaatı süren iki adet metro ağı vardır.[232]

TCDD tarafından sağlanan banliyö treni hizmeti başkenti Kayaş ve Sincan kentleri ve aradaki istasyonlara bağlar.

Başkent ve çoğu ilçe merkezinde günlük ulaşımda belediye tarafından işletilen otobüsler çalışır. Ayrıca belediyenin özel sektöre ücret karşılığı verdiği özel halk otobüs hatları vardır. Halk arasında bu servisler sıkıntıya yol açsa da belediye bu hizmet anlayışından vazgeçmemektedir. Dolmuşlar hemen her kentte bulunan bir diğer toplu taşımacılık alternatifidir.

 

Sağlık

Ankara ilinde devlet, askeri, üniversite ve özel hastaneler tarafından sağlık hizmetleri verilir. İlde 2014 itibarıyla 41 tane Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı'na bağlı, 10 üniversitelere bağlı, 4 askerî, 2 resmî, 36 özel, 1 belediye hastanesi olmak üzere toplam 94 hastane ve 9 ağız ve diş sağlığı merkezi bulunmaktadır.[233] Türkiye'de en çok üniversite hastanesi olan il Ankara'dır.[234] En büyük hastaneler arasında Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi (2000 yataklı),[235] Gülhane Askeri Tıp Akademisi (1600 yataklı),[236] Hacettepe Hastanesi (1000 yataklı),[237] Ankara Numune Hastanesi (1109 yataklı),[238] Ankara Hastanesi (678 yataklı)[239] sayılabilir. Dünyanın en büyük göz hastanesi Dünyagöz Ankara Hastanesi de Ankara'dadır.[240]

KızılcahamamHaymanaBeypazarıAyaşGüdülKahramankazanÇubuk ve Çamlıderede bulunan kaplıcalar ve içmeceler termal tedavi amaçlı için kullanılır.[241]

Su kaynakları

Hidroelektrik enerji sağlayan barajların yanı sıra, Ankara'da içme suyu ve sulama suyu sağlayan barajlar da bulunmaktadır. Bunlardan Çubuk-1 BarajıÇubuk-2 BarajıBayındır BarajıKesikköprü Barajı ve Çamlıdere Barajı içme suyu sağlar, Asartepe Barajı sulama suyu sağlar, Kurtboğazı Barajı ise hem içme hem sulama suyu sağlar. Bu su kaynakları büyüyen şehrin ihtiyacını karşılamaya yetmediği için, 2008'de Kızılırmak'tan da başkente su getirilmeye başlanmıştır. Yeni baraj inşaat projeleri görüşülmektedir.[242]

Yeşil alanlar, eğlence parkları, mesire yerleriDüzenle

İlde kişilerin eğlenmeleri, dinlenmeleri ve doğaya yakınlaşabilmelerine olanak sağlayan kent parkları ve şehirlerin dışında bulunan, korunmaya alınmış doğal bölgeler bulunmaktadır. Bunların bir bölümü göl, gölet ve baraj gölleri etrafındaki yeşil alanlardır, bir bölümü ise yayla ve ormanlık bölgelerdir.

Önemli kentsel yeşil alanlar arasında başkentteki Atatürk Orman ÇiftliğiAltınparkEsertepe ParkıGençlik Parkı sayılabilir (daha çok ayrıntı için bkz. Ankara'da parklar ve yeşil alanlar). Eğlence parkı Harikalar Diyarı 1 milyon 300 bin 'lik alanıyla Avrupa'nın en büyük kentsel parkıdır[243]. Diğer modern eğlence alanları arasında Etimesgut'taki Göksu Parkı ve Keçiören'deki "Aqua Park" sayılabilir. Elmadağ Kayak Merkezi, kış aylarında kayak yapma olanağı sağlayan tesislere sahip olup, korunmuş tabiat alanları arasında Kızılcahamam'da Soğuksu Millî Parkı, Bâlâ'da Beynam Ormanları ve Çamkoru Tabiat Parkı bulunmaktadır. Diğer korunan alanlar arasında Nallıhan ilçesindeki Nallıhan Davutlar Kuş Cenneti, Hoşebe Mesire Yeri (Ardıç Ormanları), Anıt Ağaç (Kaba Ardıç), Yaban Koyunu Yerleştirme Sahası, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Asarlık Tepeler Tabiat Anıtı vardır.

Şehrin en büyük rekreasyon alanlarından Altınpark

İlin çeşitli yerlerindeki mesire alanları, piknik ve dinlenme olanakları sunar. Bâlâ'daki Kesikköprü barajında piknik alanları, yüzme ve kayık gezinti olanakları, Beynam Ormanlarında da piknik alanları, çocuk parkı, restoran ve benzeri olanaklar temin edilmiştir. Çubuk'taki Çubuk-2 Barajı da doğal güzellikleri ile popüler bir ziyaret yeridir. Etimesgut'taki Göksu Parkı ve Atatürk Orman Çiftliği de birer dinlenme, piknik ve gezi alanıdır, Göksu parkında çeşitli modern spor ve rekreasyon tesisleri bulunmaktadır. Gölbaşı ilçesindeki Mogan Parkı ve Gölü ile Eymir Gölü, başkente yakın bir mesire ve turizm bölgesi sayılır. Eymir Gölü'nde bisiklete binmek, yürüyüş yapmak ve oradaki restaurantlardan yararlanmak mümkündür. Kızılcahamam'daki Soğuksu Parkı bir diğer mesire parkıdır. Nallıhan'daki ardıç ormanlarında Hoşebe mesire yeri bulunmaktadır. Beypazarı Eğriova Yaylası'ndaki mesire yerinde göl ve orman manzaraları bulunur ve ziyaretçilerin doğa sporları, doğa yürüyüşleri, izcilik faaliyetleri yapması mümkündür. Çamlıdere'deki Aluçdağı mesire yeri, Aluçdağ Festivali ve yağlı güreşleri ile bilinir.

Resmen mesire yeri olarak tanımlanmamış olmakla beraber, ilin çeşitli yerlerindeki vadi ve yaylalar doğa yürüyüşleri, kamping, su olan yerlerde balıkçılık gibi faaliyetlere olanak sağlamaktadır.[244][245] Kamp ve karavan etkinlikleri için Soğuksu Millî Parkı, Çubuk-Karagöl Orman İçi Dinlenme Yeri, Bayındır Barajı, Eğriova Yaylası ve Benli Yaylası uygundur.[246]

 

 

Kaynak : Wikipedia.com


Bu haber 88 kez okundu.

                                                   3 + 3 = ?

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

ANKETLER

Haber sayfamızda Kaza Rüşvet Cinayet Hırsızlık Terör haberleri yoktur. Sizce olmalı mı.?

Haber Scripti V5 © 2020 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Espower Bilisim